Toplumda evliliğin birinci, üçüncü ve özellikle meşhur olan "yedi yıllık bunalım" aşamaları hakkında çeşitli görüşler mevcuttur.
Bu konuda nöropsikolog Svetlana Pulya gazeta.ru'ya yaptığı açıklamada konuştu.
Nöropsikoloğun sözlerine göre, herkes için geçerli olan evrensel bir "en zor yıl" kavramı olmasa da, belirli dönemlerde ayrılık olasılığı daha yüksek olmaktadır.
Birlikte yaşamın başlangıcı özel bir sınav dönemi sayılmaktadır. Dopamin, oksitosin ve serotonin gibi hormonlar partneri kusursuz gösterse de, yılın sonuna doğru gerçeklik ortaya çıkar ve hayal kırıklığı yaşanabilir. Boşanma riski genellikle ilk yıllarda zirveye ulaşır. Ancak bu, partnerin kötü bir insan olduğu anlamına gelmez.
Diğer gergin aşama ise ailede ilk çocuğun dünyaya gelmesidir. Uyku düzeninin bozulması, stresin artması ve oksitosin hormonunun daha çok bebeğe yönelmesi eşler arasındaki memnuniyet duygusunu azaltabilir.
Meşhur "yedi yıllık bunalım" kavramı ise çocukların henüz küçük olduğu ve ev içi kaygıların arttığı döneme denk gelmektedir. Bu zorluklar genellikle geçici olur ve birçok çift bu aşamayı geçtikten sonra birbirine daha da bağlanır.
Uzman son olarak belirtmiştir ki, evlilikte en zor dönem tarafların sorunları birlikte çözüp çözmeyecekleri konusunda karar verdikleri zamandır.
Oxu.Az