Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Gülçin Cengiz Ecemiş, insülin tedavisinin herhangi bir bağımlılık oluşturmadığını ifade etti.

Liv Hospital Samsun Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Gülçin Cengiz Ecemiş, insülin kullanımının bağımlılık yaratmadığının altını çizdi. Diyabetin, insülin hormonunun yetersizliği ya da işlevini yitirmesi nedeniyle meydana gelen bir hastalık olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Ecemiş, "Toplumda en yaygın karşılaşılan diyabet türü tip 2 diyabettir ve insülinin gereği gibi görev yapamamasından kaynaklanır. Tip 1 diyabet ise daha az rastlanmasına karşın erken yaşlardan itibaren kendini gösterir. Tam insülin yetersizliğine yol açan 'Tip 1 diyabet' tanınız yoksa, şeker hastalığınızı kontrol altında tutabilmek için ağızdan alınan şeker düşürücü ilaçlara gereksinim duyabilirsiniz. Şeker düşürücü ilaçlar 'Tip 2 diyabet' tedavisinde tercih edilir. Tip 2 diyabet tanısı olan bireyler kan şekerlerini normal düzeyde tutabilmek için her durumda insüline başvurmak zorunda değildir" şeklinde konuştu.
Her diyabet hastasının tedavi sürecinin kişiye özel planlandığını aktaran Doç. Dr. Gülçin Cengiz Ecemiş, "Tip 2 diyabet hastalarında eğer kişinin genel durumu çok olumsuz değilse ve kan şekeri değerleri orta düzeyde yüksekse ilk aşamada ağızdan alınan şeker düşürücü ilaçlarla tedaviye başlanabilir. Bu ilaçlara karşın kan şekeri seviyeleri yüksek seyretmeye devam ederse tedavi planına insülin dahil edilebilir. İnsülin tedavisi bağımlılık oluşturmaz. Vücudun ihtiyaç duyduğu eksikliğin giderilmesi olarak değerlendirilebilir. Hastanın klinik tablosuna göre uygulanan yoğun insülin tedavisi sonraki kontrollerde azaltılabilir, hatta yeniden ağızdan alınan şeker düşürücü ilaçlara geçiş sağlanabilir" dedi.
Diyabet tedavisinin yalnızca ilaç kullanımıyla sınırlı tutulmaması gerektiğini belirten Doç. Dr. Ecemiş, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin kritik rolüne dikkat çekti. Ecemiş sözlerine şöyle devam etti:
"Diyabet hastalarımızın düştüğü en yaygın hatalardan biri, ağızdan şeker düşürücü ilaç kullanırken bunun tedavinin tamamı olduğunu varsayarak beslenme ve egzersiz programlarını göz ardı etmeleridir. Akılda tutulmalıdır ki günümüzün gelişmiş tedavi yaklaşımlarına rağmen tip 2 diyabetin yönetiminde beslenme düzeni ve düzenli fiziksel aktivite hâlâ en temel tedavi yöntemleri arasında yer almaktadır."
İHA