Medical Point Gaziantep Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Tuğba Songül Tat, bahar mevsiminin gelmesiyle birlikte ağaç, çimen ve yabani otlara ait polenlerin atmosferde yoğun biçimde artış gösterdiğini belirtti. Prof. Dr. Tat, bu durumun burun akıntısı, hapşırık nöbetleri, gözlerde kaşınma ve sulanma gibi şikayetlerin belirgin şekilde artmasına neden olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Tat, özellikle kentsel alanlarda hava kirliliğinin polenlerle bir araya gelmesiyle alerjik yakınmaların çok daha şiddetli hale geldiğine dikkat çekti.
Prof. Dr. Tuğba Songül Tat, alerjik rinitin pek çok kez sıradan bir soğuk algınlığıyla karıştırıldığına dikkat çekerek, uzun süre devam eden ve yineleyen semptomların kesinlikle göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Tat, gerekli tedavinin uygulanmaması halinde bu tablonun sinüzit ve astım başta olmak üzere daha ağır solunum yolu rahatsızlıklarına zemin oluşturabileceğini kaydetti.
Kimler risk altında
Prof. Dr. Tat, risk grubundaki bireyleri şu şekilde sıraladı: "Daha önce alerji öyküsü bulunan kişiler, ailesinde alerjik rahatsızlık geçmişi olanlar, çocuklar ve genç yetişkinler ile yoğun polen maruziyetinin yaşandığı bölgelerde ikamet edenler."
Korunma yöntemleri
Prof. Dr. Tuğba Songül Tat, polen alerjisinden korunmak adına uygulanabilecek pratik önlemleri şu şekilde aktardı:
"Sabahın erken saatlerinde ve rüzgarlı hava koşullarında mümkün olduğunca dışarıya çıkmaktan kaçınmak. Dışarıdan eve döndükten sonra kıyafetleri değiştirmek ve duş almak. Pencereler, polen yoğunluğunun yüksek olduğu zaman dilimlerinde kapalı tutulmalıdır. Güneş gözlüğü takarak gözlerin polenle temasını en aza indirmek. Hekim tavsiyesiyle uygun alerji ilaçlarını düzenli olarak kullanmak."
Alerji belirtileri yaşayan kişilerin zaman kaybetmeksizin bir uzmandan destek alması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tuğba Songül Tat, bireye özel hazırlanan tedavi programlarının hastalığın kontrol altına alınmasında kritik bir öneme sahip olduğunu söyledi.
İHA