Türkiye ve yakın çevresinde peş peşe meydana gelen depremler kaygıyı yükseltirken, alanında yetkin isimler son yaşanan sarsıntılara ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Yapılan açıklamalarda büyük bir deprem beklentisine yönelik kesin bir uyarıda bulunulmadı; ancak mevcut riskin sürdüğü vurgulandı.
Son dönemde ülkenin farklı bölgelerinden peş peşe gelen deprem haberleri vatandaşlar arasında ciddi bir tedirginliğe yol açtı. 17 Nisan'da Girit Adası'nda 4.1 büyüklüğünde bir sarsıntı kaydedilirken, 22 Nisan'da Ağrı'da 4.3 büyüklüğünde bir deprem yaşandı. Bunların ardından 24 Nisan'da Girit Adası açıklarında 5.9 büyüklüğünde güçlü bir deprem meydana geldi. Bir gün önce ise Muş 4.1 ve Bingöl 4.4 büyüklüğündeki sarsıntılarla sallandı.
Bugün ise Malatya'da yalnızca bir dakika arayla iki ayrı deprem kaydedildi. Battalgazi ilçesinde önce 3.9 büyüklüğünde bir sarsıntı hissedildi, ardından 1 dakika içinde 4.4 büyüklüğünde ikinci bir deprem meydana geldi. Endişe yaratan bu depremlerin Malatya dışında Elazığ, Adıyaman ve Diyarbakır'dan da hissedildiği açıklandı.
Yaşanan bu sarsıntıların ardından Prof. Dr. Naci Görür ve Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya platformlarından önemli açıklamalarda bulundu.
Prof. Dr. Osman Bektaş, "4.4 büyüklüğündeki deprem tek başına büyük bir sarsıntının habercisi sayılmaz" diyerek şunları ifade etti: "Ancak bölgenin tektonik açıdan Maraş depremleri sonrasında henüz dengeye kavuşmadığını ve gecikmeli stres aktarımı sürecinin hâlâ devam ettiğini ortaya koyması bakımından Malatya fayı için kritik bir ikaz niteliği taşımaktadır."
Prof. Dr. Naci Görür ise söz konusu depreme ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Deprem tanımlanmamış bir fay üzerinde. Bu fay yaklaşık 20 km uzunlukta. Fay DAF'a 18 km uzakta ve sol yönlü, doğrultu atımlı. Endişe edecek bir durum yok. Geçmiş olsun."
Sonrasında son günlerde Anadolu genelinde gözlemlenen deprem hareketliliğine dikkat çeken uzman isimler, önemli değerlendirmeler paylaştı.
Prof. Dr. Osman Bektaş şu ifadeleri kullandı: "Son günlerde Türkiye ve çevresindeki sismik hareketlilik oldukça dikkat çekici bir seyir izliyor: Doğu Anadolu Fayı, Kuzey Anadolu Fayı ve Helen Yayı boyunca stresin yeniden dağılımıyla bağlantılı normal sismik aktivite ön plana çıkıyor.
Şu aşamada büyük bir depremin habercisi niteliğinde değil; fakat yüksek risk devam etmektedir."
Bektaş ardından şu paylaşımı yaptı:
En yüksek stratejik risk: Marmara.
En kritik bekleyen segment: Yedisu (Doğu Anadolu)
En sık deprem üreten: Ege-Girit hattı
Sürekli hareketli bölge: Batı Anadolu.
Prof. Dr. Naci Görür de aynı meseleye değinerek X hesabı üzerinden bir paylaşım yaptı. Görür, açıklamasında şu sözlere yer verdi:
"Son zamanlarda depremler arttı diyor okuyucularım. Depremler durduk yere artmaz sevgili okuyucular. Faylar büyük ölçüde levha sınırlarıdır. Levha içinde de gelişirler. Levhalar dünyamızın kabuk parçalarıdır. Hareketlidirler. Birbirleri boyunca uzaklaşma, yakınlaşma ve yanal hareketler yaparlar. Hareket gücünü dünyamızın içindeki ısıdan alırlar. Hareket ettikçe faylar içindeki enerji artar ve kimi yerlerde depremler olur. Depremin olduğu yerler levhalar arası veya levha içi sürtünme noktalarıdır. Son zamanlardaki artış levhaların hareketini artıran 2023 Maraş depremine bağlanabilir."
Türkiye Gazetesi