Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından 15 Aralık'ın "Dünya Türk Dili Ailesi Günü" olarak kabul edilmesiyle ilgili etkinlik, Özbekistan'ın tarihi şehri Semerkant'ta düzenlendi. UNESCO'nun 43. Genel Konferansı'nın devam ettiği Özbekistan'da gerçekleşen etkinliğe, Türk devletleri ve birçok davetli katıldı.
Oxu.Az'ın Anadolu Ajansı'ndan aktardığı habere göre, UNESCO, 15 Aralık'ı "Dünya Türk Dili Ailesi Günü" olarak ilan etti. Geçen hafta Özbekistan'da başlayan UNESCO 43. Genel Konferansı kapsamında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, bu günü resmi olarak Türk Dili Ailesi Günü ilan edilmesi yönündeki önerisi kabul edildi. Bu kararın ardından Türk Kültürü ve Miras Vakfı tarafından Semerkant'ta özel bir etkinlik düzenlendi.
Etkinliğe, Türkiye'yi temsilen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Türkiye'nin UNESCO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Gülnur Aybet ile Türk Kültür ve Miras Vakfı Başkanı Aktotı Raimkulova katıldı. Açılışta konuşan Gülnur Aybet, etkinliğin önemine vurgu yaparak, Türk kültürünün ve dilinin birlik ve beraberliğinin pekişmesi için bu günün anlamını taşıdığını belirtti.
Kürşad Zorlu ise yaptığı konuşmada, UNESCO çatısı altında Semerkant'ta böyle özel bir günün kutlanmasının mutluluk verici olduğunu ifade etti. Erdoğan'ın selam ve tebriklerini ileten Zorlu, şunları söyledi:
"Bu tarihi kararla Türk dilinin, farklı coğrafyalarda tüm kollarıyla yaşayan bir dünya dili olduğu bir kez daha tescillenmiştir. Türk dili, binlerce yıllık tarih boyunca yalnızca kelimeleri değil, bir milletin hafızasını, duygusunu ve düşüncesini de aşmıştır. Bu büyük dil ailesi, bizi birbirimize bağlayan kültürel bir köprü, ortak bir kimliğin sesidir."
Türk dilinin geniş coğrafyada yankılandığını vurgulayan Zorlu, yaklaşık 300 milyon insanın Türk lehçelerini konuştuğunu ve yüz milyonlarcasının bu dili öğrenmekte olduğunu belirtti. Ayrıca, Türk dil ailesinin farklı lehçelerinin aynı kökten gelen dallar gibi olduğunu ve diaspora gücüyle de büyüdüğünü dile getirdi.
"Türk dili yaşadıkça, biz de varız"
Zorlu, kardeş dillerin birbirlerini yakınlaştıran ve kültürel diplomasi alanını güçlendiren araçlar olduğunu ifade ederek, Türkiye Türkçesi konuşanların sayısının her geçen gün arttığını söyledi. Yunus Emre Enstitüleri aracılığıyla Türkçe öğrenmek isteyenlerin sayısının yükseldiğine dikkat çekti.
Diller arasındaki rekabetin, kültürlerin görünürlük mücadelesi olduğunu belirten Zorlu, Türk dilinin gücünün yalnızca geçmişte değil, gelecekte de önemli olduğunu vurguladı. Bilim, sanat ve dijital alanlarda Türkçeyi yaşatmak ve güçlendirmek, evrensel bir dil haline getirmek herkesin ortak sorumluluğu olarak görüldü.
Türk dil ailesinin fertleri olarak, dilimizin zenginliğini korumalı ve yeni nesillere sevdirmeliyiz diyen Zorlu, Türkiye'nin ortak iletişim çabalarının yanında olduğunu sözlerine ekledi:
"Türk dili yaşadıkça, biz de varız."
"UNESCO'nun bu kararı, tüm Türk devletlerinin ortak başarısıdır"
Etkinliğin ardından basına açıklama yapan Zorlu, bugün Türk dünyası için çok önemli bir gün olduğunu belirterek, "UNESCO'nun ilk defa Paris dışında bir ülkede, Özbekistan'da gerçekleştiği bu genel konferansta 15 Aralık, 'Dünya Türk Dili Ailesi Günü' olarak ilan edildi," dedi.
Zorlu, Orhun Yazıtları'nın Danimarkalı bilim insanı tarafından çözümlendiği tarihi öneme işaret ederek, bu kararın Türk dil kökenli dillerin kayıtlara alınması açısından büyük bir adım olduğunu vurguladı. Ayrıca, yaklaşık 300 milyonluk Türk dünyasının bu karar sayesinde UNESCO nezdinde tescillendiğini belirtti.
Gelecek yıllarda her 15 Aralık'ın, ortak iletişim dili ve alfabe konusunda önemli bir kilometre taşı olacağını ifade eden Zorlu, Türk dünyasının işbirliğini ve kültürel yakınlaşmasını güçlendirecek faaliyetlerin sürdürüleceğine dikkat çekti.
Zorlu, "UNESCO'da elde edilen bu başarı, tüm Türk devletlerinin dil birliği yolundaki ortak başarısı ve vizyonudur," diyerek sözlerini tamamladı. Türkiye ve diğer Türk devletlerinin Özbekistan'daki iş birliği ve kararlılığıyla bu kararın alındığını belirtti ve bu başarıyı hep birlikte kutlamanın zamanının geldiğini söyledi.
