Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'un kalbinde yer alan Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen 12. Necip Fazıl Ödülleri töreninde önemli açıklamalarda bulunuyor.
Oxu.Az'ın Haber Global'den aktardığı habere göre, kültür ve sanat dünyasının seçkin isimlerinin katıldığı görkemli törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin edebi mirasını yaşatma misyonunu üstlenen ödüllerin önemine vurgu yapıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Necip Fazıl Ödülleri, Türkiye'nin kültür sanat havzasını çoraklaştıran, al gülüm ver gülümcü anlayışın önemli ölçüde kırılmasına katkı sunmuştur."
Törenin manevi atmosferinde konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı, "Üstat Necip Fazıl Kısakürek'i rahmetle yad ediyorum. Üstadın en büyük oğlu Mehmet Kısakürek'e Allah'tan mağfiret niyaz ediyorum. Bu ödüller kültür sanat ve fikir dünyamıza yeni bir pencere açmıştır. Küreselleşmeyle birlikte kültürel bir yozlaşma tüm dünyayı etkisi altına alıyor. Dijital tekno-kültürün edebiyatta da yön ve anlam krizine yol açtığı bu dönemde Necip Fazıl Ödüllerimizi son derece kıymetli buluyorum." ifadelerini kullandı.
"Dijital teknokültürün, pek çok alanda olduğu gibi edebiyatta da yön ve anlam krizine yol açtığı bir dönemde; gençlerimiz için bir pusula işlevi gören Necip Fazıl Ödüllerini bu bakımdan son derece kıymetli buluyorum. Sizler, Üstad'ın hayalini kurduğu gençliğin yolunu kaybetmemesi ve daima istikamet üzere olması için çok mühim bir misyonu yerine getiriyorsunuz."
Duygusal anların yaşandığı törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Necip Fazıl demek her şeyden önce vakar ve cesaret demektir. Üstadı yakından tanıyanlar, onun yüzündeki o çizgilerde adeta toprağı görür. Bizler de üstadın yüzündeki o kırışıklıklarda, 'hep topraktan geldik, toprağa gideceğiz' hakikatini okurduk. Allah rahmet eylesin." sözleriyle Üstad'a olan sevgisini dile getirdi.
"Üstadın, Müslümanın yüzünün yere eğilmesine; hele hele fikir planında acziyete düşmesine asla tahammülü yoktur." diyerek konuşmasını noktaladı.