Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündemdeki birçok konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. İşte Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar:
Kosova karşısında aldığı galibiyetle Dünya Kupası vizesini alan Milli Takımı içtenlikle kutlarım. Takımımıza bundan sonraki müsabakalarda üstün başarılar temenni ederim. Bizim Çocuklar'ın her daim olduğu gibi ay-yıldızlı formayı zaferden zafere taşıyarak milletimizin gururunu katbekat artıracağına tüm kalbimle inanıyorum.
Son dönemde muhalefetin giderek kontrolden çıkan kaba üslup ve tutumları sebebiyle bu değerlendirmemi sizlerle paylaşmayı gerekli görüyorum. Ana muhalefet partisinin şahsımıza ve partimize yönelttiği, çoğu kez siyasi nezaketin sınırlarını zorlayan saldırgan tavırlar karşısında sükunetimizi koruduk. Zaman zaman bu durumu genel başkanın tecrübesizliğine bağladık. Kimi zaman doğru istikameti bulacakları beklentisiyle sabırla yaklaştık. Onların kışkırtmalarına karşılık vermedik. Etrafımız ateş çemberine dönmüşken, sınırlarımızın ötesinde füzeler havada uçuşurken, bizi meşgul edecek her türlü siyasi polemikten kaçındık. Herkes şunu iyi bilsin ki; tavrımız yapılan saygısızlıkları görmezden gelmek değil, bilakis edebimizin bir yansımasıdır. Biz 23 yıldır olduğu gibi taş üstüne taş koymanın gayreti içindeyiz. Biz Türkiye'yi küresel bir aktör konumuna yükseltmenin mücadelesini veriyoruz. Biz akan kanı durdurmanın, mazlum ve mağdurlara en zor anlarında destek olmanın çabası içindeyiz.
TÜRKİYE ARTIK 5G TEKNOLOJİSİYLE TANIŞTI
Muhalefetin şişirdiği yapay gündemlere takılmaksızın, Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda kararlılıkla ilerliyoruz.
Dün iletişim ve haberleşme sahasında yepyeni bir dönemin kapıları açıldı. Türkiye artık 5G teknolojisiyle buluştu. Ülkemizin rekabet kapasitesini güçlendirecek, haberleşme ve teknoloji alanında verimliliği yükseltecek 5G altyapısını ülkemize kazandırmanın mutluluğunu yaşadık. 4,5G teknolojisine kıyasla 10 kat daha yüksek hıza sahip olan 5G, Türkiye'de kademeli biçimde yaygınlaşacak. Bu teknolojiyi vatanımızın her köşesine ulaştırmak azmindeyiz. 2 yıl içinde ülkemizin tüm noktalarına bu hizmeti götüreceğiz.
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak omuzlarımızda büyük sorumluluklar taşıyoruz. Ülkemizi bölgedeki yangından muhafaza etmek gibi kritik bir görevimiz var. Milletimizin huzurunu sağlamak ve geleceğe güvenle bakmasını temin etmek gibi ağır bir yükümlülüğümüz var. Hedeflerimizle aramıza hiç kimsenin girmesine müsaade etmeyeceğiz.
DARBECİLİĞİN KİTABINI CHP YAZMIŞTIR
Hepimiz şunun bilincinde olmalıyız; Türk milleti irfan sahibi bir millettir. Bu milleti aldatamazsınız, bu millete siyasi hokkabazlık yapamazsınız. Bu yüce millet eğriyi doğrudan, samimiyeti sahtelikten, ahlak sahibini ahlaksızdan ayırt etmeyi çok iyi bilir. Milletimiz AK Parti ve Cumhur İttifakı ile ana muhalefet CHP arasındaki nitelik farkını gayet iyi görmektedir. Ana muhalefetin Ramazan ayında dahi ara vermediği saldırgan söylemlerini vatandaşım açıkça görmekte ve hak ettikleri karşılığı vermektedir. Ele geçirdikleri her fırsatı şahsımıza ve partimize yönelik bir hakaret dizisine çevirerek bizi değil, yalnızca kendilerini küçük düşürürler. Biz bu oyuna asla ortak olmadık. Öfkenin, nefretin ve kavga dilinin siyaseti zehirlemesine müsaade etmeyeceğiz.
Bu ülkenin Cumhurbaşkanına ve iktidar partisine çirkin ifadelerle hakaret etmek, ana muhalefet de dahil olmak üzere hiç kimsenin hakkı ve haddi değildir. Bu ülkede darbeciliğin ve cuntacılığın kitabını yazan CHP'dir.
Türk siyasi tarihine bakın, orada darbecilerle omuz omuza yürüyen CHP'yi görürsünüz. 27 Mayıs'ın baş mimarı CHP'yi görürsünüz. 12 Eylül darbecilerinin ilham kaynağı CHP ideolojisidir. 3 Kasım 2002'den bu yana Türkiye'yi hedef alan her provokasyonun arkasında CHP bulunmaktadır. 27 Nisan bildirisinin öncesinde CHP vardır. Gezi olaylarında sokaktakilerin arkasını sıvazlayan CHP'dir. 15 Temmuz ihanetine kontrollü darbe nitelendirmesiyle darbecileri aklamaya çalışan yine CHP'dir. Darbecilik CHP'nin karakteri ve kimliğidir. Darbeye arka çıkmak CHP'nin milli sporudur. CHP bu ülkede darbeciliğin somutlaşmış halidir. Tenekeyi sarıya boyamakla nasıl altın olmazsa, CHP'nin darbeci zihniyeti de değişmez.
ÇALANIN, SOYANIN YANINA KAR KALDIĞI GÜNLER ARTIK GERİDE KALDI
Karşımızda ne kalitemize ne de ağırlığımıza uygun bir siyasi rakip bulunmuyor. Ana muhalefet partisinin genel başkanlık koltuğunda ağzı bozuk, herkese hakaretler yağdıran bir karakter oturmaktadır. CHP'li vatandaşlarımızın da bu söylemlerden rahatsızlık duyduğunun farkındayım. Siz bugüne dek yoldan geçen vatandaştan havada uçan kuşa kadar ilgili ilgisiz herkesi suçladınız, günah keçisi ilan ettiniz. Ama bir kez olsun "hırsızın hiç mi kabahati yok?" demediniz. Rüşvet alanlarla, belediyeleri çıkar kapısına dönüştüren karakter yoksunlarıyla hiç hesap sormadınız. Kimse size "yiyin efendiler yiyin" demez, diyemez, demeyecektir. Türkiye'de hiç kimsenin yolsuzluk yapma imtiyazı yoktur. Çalanın, soyanın yanına kâr kaldığı dönemler artık geride kalmıştır. Biz bu sürecin tarafı değiliz, yalnızca milletimiz adına adaletin tecelli etmesinin takipçisiyiz. Adil ve bağımsız yargılamayla gerçeklerin gün yüzüne çıkmasını, herkesin hukuk karşısında hesap vermesini talep ediyoruz.
TÜRKİYE'NİN TAVRI NETTİR
Bölgemizde 28 Şubat'ta patlak veren savaş, tehdit düzeyini artırarak sürmektedir. Birinci önceliğimiz ülkemizin bu tehlikeyi hasarsız atlatmasıdır. Dengeli ve akılcı bir zeminde bu süreci yönetiyoruz. İçişleri Bakanımız gerçekleştirilen dörtlü toplantıda kaygılarımızı açıkça dile getirdi. İlgili bakanlarımız yoğun diplomasi trafiğini sürdürüyorlar. Türkiye'nin tutumu açık ve nettir; akan kanın durması, silahların susması, meselelerin diplomasi yoluyla çözülmesi için bir umut ışığı varsa bunu değerlendirmek boynumuzun borcudur. Türkiye'nin ilkeli duruşu insanlığın sesi haline gelmiştir. Kardeş ve dost ülkelerin yaşadığı acının bir an evvel sona ermesini temenni ediyoruz.
İran ile yaşanan savaşın küresel barış idealine hizmet etmediği, aksine bu ideali tehlikeye attığı son derece açıktır. İnsanlığın sıkıştığı bu kısır döngüden çıkış yolu diyalog ve diplomasidir. Akıl ve vicdan bunu zorunlu kılmaktadır. Temennimiz aklıselimin hâkim olduğu, daha fazla kan dökülmeden barışın tesis edilmesidir. Biz bunun için var gücümüzle mücadele edeceğiz.
Haber Global