Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "G20 programı boyunca Türkiye, hem bölgesel barış hem de küresel ekonomik istikrar için güçlü bir irade ortaya koydu. Zirve temasları, iş birliklerinin derinleştirilmesi ve uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi açısından son derece kıymetli sonuçlar ortaya koydu." değerlendirmesinde bulundu.
Oxu.Az'ın Haber Global'den aktardığı habere göre, Duran, sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Güney Afrika Cumhuriyeti'nin Johannesburg kentindeki G20 Liderler Zirvesi'ne ilişkin paylaşım yaptı.
Zirvenin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde olağanüstü verimli geçtiğini vurgulayan Duran, Erdoğan'ın tüm oturumlarda ve basın toplantısında Türkiye'nin görüşlerini güçlü ve kararlı bir şekilde dünya kamuoyuna aktardığını ifade etti.
Duran, zirve çerçevesinde çok sayıda liderle gerçekleştirilen ikili görüşmelerde; savunma sanayii, ticaret, enerji, teknoloji ve hava ulaştırması gibi stratejik alanlarda iş birliği fırsatlarının masaya yatırıldığını özellikle belirtti.
Türkiye'nin küresel çapta genişleyen diplomatik ağının bu görüşmelerde kendini açıkça gösterdiğini belirten Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tüm temaslarında Gazze'deki insani krize dikkat çekerek Türkiye'nin net tutumunu ve uluslararası toplumun daha etkili adımlar atma zorunluluğunu vurguladığını hatırlattı.
Ukrayna-Rusya savaşının bölgesel ve küresel güvenlik üzerindeki etkileri değerlendirilirken, barışın tesis edilmesine yönelik Türkiye'nin yapıcı yaklaşımının bir kez daha ön plana çıktığını belirten Duran, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Küresel ekonomide artan adaletsizliklere karşı daha kapsayıcı bir düzenin gerekliliğini vurgulayan Cumhurbaşkanımız; G20 ülkelerinin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini, sürdürülebilir ve dengeli bir ekonomik mimarinin ancak ortak çabayla mümkün olacağını belirtti. G20 programı boyunca Türkiye, hem bölgesel barış hem de küresel ekonomik istikrar için güçlü bir irade ortaya koydu. Zirve temasları, iş birliklerinin derinleştirilmesi ve uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi açısından son derece kıymetli sonuçlar ortaya koydu."
- Türkiye'nin COP31 Başkanlığı ve ev sahipliğini üstlenmesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmalarında Türkiye'nin gelecek yıl kasım ayında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) başkanlık ve ev sahipliği yapacağını dünyaya duyurduğunu hatırlatan Duran, "Yoğun diplomatik trafik, çok sayıda müzakere ve iklim eksenli temaslarla geçen ayların ardından, COP31 Başkanlığı ve ev sahipliğini üstlenmemiz Türkiye'nin uluslararası arenadaki etkinliğinin güçlü bir tezahürü oldu. Bu süreç, iklim diplomasisinde kararlılıkla yürütülen çalışmaların somut bir başarısı olarak tarihe geçti." ifadelerini kullandı.
İletişim Başkanı Duran, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelede artık takip eden değil, yön veren bir aktör konumunda olduğunu özellikle vurgulayarak, şu önemli değerlendirmeleri yaptı:
"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi, Türkiye'nin sadece bugünü değil, geleceği de düşünen bir kalkınma anlayışı benimsediğini tüm dünyaya gösteriyor. Yeşil dönüşümü; enerjiden ulaşıma, şehircilikten üretime kadar tüm politika alanlarında önceliklendiren bu vizyon, COP31 sürecine güçlü bir liderlik zemini oluşturuyor. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık Hareketi de daha yaşanabilir bir dünya için en ilham verici başarı hikayelerinden biridir. Atıkların azaltılması, kaynakların verimli kullanılması ve doğaya saygılı bir yaşam kültürünün yaygınlaşması, COP31'in ruhuyla birebir örtüşen hedefler arasındadır. Ülkemizde gerçekleşecek bu tarihi buluşmanın, iklim diplomasisinin kalbinin Anadolu'da atacağı, küresel çözümlerin Türkiye'den yankı bulacağı bir süreç olacağına inanıyor, emeği geçenlere teşekkür ediyor, hayırlı olmasını diliyorum."