Giresun'un Espiye ilçesinde yaşayan 66 yaşındaki Enver Kartal, kuzu eti pişirirken hayatının şokunu yaşadı. Etin pişip pişmediğini kontrol etmek isterken yanlışlıkla yuttuğu 4 santimetrelik kemik parçası yemek borusuna saplandı. Günlerce yemek yiyemeyen ve su bile içemeyen Kartal, zorlu bir tıbbi sürecin ardından sağlığına kavuştu.
Oxu.Az'ın Anadolu Ajansı'ndan aktardığı habere göre, kemikli kuzu eti kaynatan Kartal, pişip pişmediğini kontrol etmek isterken lokmanın boğazına takıldığını fark etti. Acilen ilçedeki sağlık kuruluşuna başvuran Kartal'ın yapılan tetkiklerinde, yemek borusunda 4 santimetre boyutunda bir kemik tespit edildi. İlçede müdahale edilemeyen Kartal, Giresun'a sevk edildi.
Giresun'da da kemiğin çıkarılamaması üzerine Kartal, kızının çalıştığı İstanbul'daki Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'ne getirildi. Burada KBB Bölümünden Prof. Dr. Şahin Öğreten ve Gastroenteroloji Bölümünden Uzm. Dr. Süleyman Yıldırım tarafından detaylı bir muayeneden geçen hastaya hızla müdahale edildi.
Kartal'ın yemek borusuna saplanan tehlikeli kemik parçası, uzman doktorlar tarafından yaklaşık 45 dakika süren zorlu bir endoskopi işlemiyle çıkarıldı.
Uzm. Dr. Süleyman Yıldırım, hastanın kendilerine yaklaşık bir hafta önce başvurduğunu aktardı.
"Hastamız yemeğin pişip pişmediğini kontrol ettiği sırada boğazında kemik kaldı. Giresun'da müdahale edilmiş ancak çıkarılamamış. Enver amcanın kızı da bizde hemşire olarak çalışıyor. Birkaç gün öyle dolaşmış maalesef, o sırada da bir şey yiyip içememiş. Ardından bize başvurdu" diye durumu açıkladı Yıldırım.
Yıldırım, operasyonun oldukça zorlu geçtiğini vurgulayarak, "İlk başta yatay duran kemiği aşağı doğru indirmek istedik. Fakat aşağı bir türlü inmedi. Çünkü baya sert ve saplanmıştı. Bu sefer yukarı çekmek durumunda kaldık. Kemik yemek borusunun başladığı yerdeydi. Soluk borusuna kaçma gibi bir durum vardı. Yaklaşık 45 dakika uğraşı sonrası endoskopi ünitemizde girişimle kemiği çıkardık. Kemik yaklaşık 4 santimetreydi. Biz de çıkarınca baya şaşırdık ve yan durmaktaydı." diye konuştu.
Hastanın yemek borusunda ufak bir zedelenmenin de bulunduğunu vurgulayan Yıldırım, şöyle devam etti:
"Yemek borusunun etrafında, BT de hava olması dolayısıyla 3 gün antibiyotik verdik, mediastinit olmasın diye. 3 gün boyunca damardan beslendi. İki gün önce kontrol endoskopisini yaptık, şu anda hiçbir sorunu yok. Yemek yemesinde de bir problem yok, yemek borusu temizdi. Bu gibi durumlar yaşamsal bir sıkıntı da oluşturabilirdi. Zaten kendisi Giresun'dan ameliyatta çıkarılsın diye gönderilmiş. Biz Şahin Öğreten hocamızla birlikte endoskopik olarak çıkardık."
Hasta Enver Kartal ise yemek eti kavururken içine kuzu kaburgası karıştırdığını anlattı.
Yemeğin tadına bakarken kemiğin boğazında kaldığını belirten Kartal, "Hemen hissettim ama yemek üzerine gitsin diye uğraştım. Olmayınca çarşıya indim, hastaneye gittim. Giresun'a gittim, biraz uğraştılar, küçük bir parça çıkardılar. Sonra 'Samsun'a göndereceğiz.' dediler. Ben Samsun değil de İstanbul'u tercih ettim. Allah razı olsun hepsinden. O parçayı çıkardılar, iyi oldum." diye konuştu.
Kartal, yaşadığı zorlu süreci "Üç gün yemek yemedim, suyu bile içmedim. Boğazımı tıkamış, hiçbir şey geçmiyordu. Şimdi çok şükür iyiyim, gayet eski halim gibiyim. Sıkıntım yok, normal yemeğimi de yiyorum." sözleriyle aktardı.