Yunan medyası, Türkiye'nin son günlerde attığı iki önemli savunma adımına geniş yer ayırdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ilk yerli üretim Altay tanklarının Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teslim edilmesi törenine katılması ve İngiltere ile 20 adet Eurofighter Typhoon savaş uçağı alımı için anlaşma imzalaması, Atina'da dikkatle takip edildi.
Oxu.Az'ın TRT Haberden aktardığı habere göre, kathimerini gazetesinin Türkiye muhabiri Manolis Kostidis, Ankara'daki törende Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ilk üç Altay tankını teslim ettiğini aktardı. Haberde, tankların tamamen Türkiye'de geliştirildiği ve BMC tesislerinde seri üretime başlandığı vurgulandı. Erdoğan'ın konuşmasında üretim hedefini "aylık sekiz tank, toplamda 250 tank" olarak açıkladığı belirtildi. Cumhurbaşkanının, dış tedarikte yaşanan zorluklara rağmen üretimin devam edeceğine yönelik mesajı da Yunan basınında şu ifadeyle yer aldı:
"Karşılaştığımız engeller bizi yavaşlatabilir ama asla hedefimizden alıkoyamaz. Bir yol bulamazsak, yeni bir yol açarız."
Eurofighter Anlaşması "Stratejik Eksen Değişimi" Olarak Değerlendirildi
Yunanistan merkezli analizlerde, Türkiye'nin İngiltere ile yaptığı 9,2 milyar euroluk Eurofighter Typhoon anlaşması, "Ankara'nın savunma politikasında tarihi bir yön değişimi" olarak tanımlandı.
Haberlere göre, bu anlaşma Türkiye'nin 75 yıl sonra ABD dışından gerçekleştirdiği ilk büyük savaş uçağı tedariki anlamına geliyor ve ülkenin Washington'a olan bağımlılığını azalttığı değerlendiriliyor.
Kathimerini gazetesindeki analizde şu görüşe yer verildi:
"Türkiye 20 yeni nesil Eurofighter (Tranche 5) uçağını envanterine katarsa, Ege'deki hava dengesi yeniden şekillenebilir."
Gazete ayrıca anlaşmanın yalnızca uçakları değil, Fransız ortaklı MBDA konsorsiyumu tarafından üretilen Meteor ve Brimstone füzelerini de kapsadığını; bu durumun Yunan Hava Kuvvetleri'nin üstünlüğünü zorlayabileceğini belirtti.
"Türkiye Kara ve Hava Gücünde Modernleşme Sürecine Girdi"
Yunan basınındaki yorumlara göre, Türkiye hem Altay tanklarının hizmete girmesi hem de Eurofighter anlaşması ile kara ve hava gücünde kapsamlı bir modernleşme sürecine adım attı.
Bu gelişmeler, Türkiye'nin savunma sanayisinde kendi kendine yeten bir ülke olma hedefinin hızla ilerlediği şeklinde değerlendiriliyor.
Genel kanaate göre, Ankara'nın savunma alanındaki hamleleri yalnızca askeri dengeleri değil, bölgesel diplomatik dengeyi de değiştirme potansiyeline sahip.