32. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali, Puccini, Verdi ve Çaykovski'yi antik Roma sahnesine taşıyor.
Oxu.Az'ın haberine göre, Eylül'de İtalyan tenor Riccardo Massi ve Rus soprano Olga Maslova, Türkiye'nin antik Aspendos tiyatrosunun sahnesine çıkacak. Sanatçılar, yaklaşık 2000 yıl önce Roma izleyicilerinin toplandığı bu eşsiz mekânda performans sergileyecekler.
14 Eylül - 1 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek 32. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali, dünyanın en iyi korunmuş antik amfitiyatrolarından birini, çağımızın en görkemli opera evleriyle rekabet edebilecek yıldızlarla dolu bir kültür merkezine dönüştürüyor.

Festival, 14 Eylül'de Puccini'nin buz kalpli Çin prensesini anlatan ünlü eseri "Turandot" ile başlayacak. Ankara ve Antalya Devlet Opera ve Balesi'nin sahneye koyduğu temsilde dünya çapında üne sahip tenor Riccardo Massi ve tanınmış soprano Olga Maslova başrolleri üstlenecek. Onların güçlü sesleri, Aspendos'un Roma İmparatorluğu döneminden beri meşhur olan akustiğinde gerçek bir vokal şölenine dönüşecek.
27 Eylül'de dünya çapında tanınan tenor Ivan Magri, "Tosca" operasıyla sahneye çıkacak. Onun uluslararası düzeyde tanınmış sesi, hem müziğin gücünü hem de eserin duygusal etkisini daha da artıracak. Festival ise 1 Ekim'de kültürlerarası köprü rolü oynayacak özel bir sunumla sona erecek: Özbekistan'ın Alişir Nevai Büyük Akademik Opera ve Bale Tiyatrosu, Verdi'nin hüzünlü ve etkileyici "La Traviata" eserini sahneleyecek. Bu, Aspendos'un tarihi sahnesinde nadir bir uluslararası işbirliği örneği olacak.
Opera dışında festival, bale gösterileriyle antik taş sahneyi bir dans mekânına dönüştürecek:
17 Eylül - "Zorba": Mikis Theodorakis'in ölümsüz müziğiyle sunulan, yaşam sevgisini yansıtan Yunan hikâyesi, sirtaki dansıyla zirveye ulaşıyor.
20 Eylül - "Kuğu Gölü": Çaykovski'nin ölümsüz eseri, koreograf Ricardo Amarante tarafından yeniden sahneleniyor.
24 Eylül - "Don Kişot": İspanyol kültürüne adanmış, Cervantes'in sevilen kahramanını canlandıran renkli bale gösterisi.

Milattan sonra 2. yüzyılda inşa edilen Aspendos Tiyatrosu, bugün sadece Türkiye'nin en iyi korunmuş Roma tiyatrosu değil, aynı zamanda dünya çapında Roma mimarisinin en görkemli örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. 2003 yılından beri Avrupa Festivaller Birliği'nin üyesi olan Aspendos Opera ve Bale Festivali, artık Avrupa'dan ve dünyanın farklı yerlerinden gelen sanatseverler için bir kültür adresi haline geldi.
Tiyatronun en büyük özelliklerinden biri onun akustik mucizesidir. Modern konser salonlarında karmaşık ses sistemlerine ihtiyaç duyulurken, Aspendos'un 2000 yıl önce kurulmuş mimarisi, sahnede seslenen müziği ve vokali doğal şekilde güçlendiriyor. Sonuç olarak, performanslar 15 bin seyirci kapasiteli tribünlerin en üst sıralarına bile mikrofon veya teknik destek olmadan net bir şekilde ulaşıyor. Antik mühendisliğin bu hayret verici sırrı, bugün hem sanatçıları hem de izleyicileri büyülemeye devam ediyor.