1990 yılı, 19 Ocak'tan 20 Ocak'a geçen gece... Sivil halk ağır silahlar ve çeşitli tipte silahlarla ateş altına alınarak, toplu şekilde katledildi.
Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesi Genel Sekreteri Mihail Gorbaçov'un emriyle SSCB Savunma Bakanlığı, Devlet Güvenlik Servisi ve İçişleri Bakanlığı'nın askeri birlikleri Bakü'ye girerek, eşi görülmemiş bir vahşet sergiledi.
Bu kanlı olay Azerbaycan tarihinde aynı zamanda şanlı bir sayfa açtı. 35 yıl önce yaşanan o faciada düşman kurşununu hala ayağında taşıyan Salman Ehedli yaşananları şöyle hatırlıyor:
"Bütün oteller Sovyet askerleriyle dolmuştu. Alt katın bütün perdeleri aniden yırtıldı. İçeriden yaklaşık bin kişi asker üniformasıyla dışarı çıktı. Ne olduğunu anlayamıyorduk. Biz onlarla göğüs göğüse geldik. Kadın ya da erkek fark etmeden kol kola girmiştik ki onların geçmesine izin vermeyelim. Daha sonra silaha sarıldılar. Sağ tarafımdaki adamın alnına mermi değdikten sonra her şey açıklığa kavuştu. Şok geçirdik, Sovyet ordusu kendi halkını böyle kurşuna dizer mi?! Biraz geçtikten sonra yoldan atılmış mermileri toplamaya başladık. O kadar mermi vardı ki, yürümek mümkün değildi. O anda sanki içime doğmuştu ki beni vuracaklar. Yolun ortasında sağ ayağımdan kurşun yarası aldım. O kurşun şimdi de benim ayağımda."
Daha ayrıntılı bilgi Baku TV'nin video materyalinde: