Ermenistan silahlı kuvvetleri tarafından Hocalı Soykırımı'nın gerçekleştirilmesinin üzerinden 34 yıl geçiyor.
Bununla ilgili Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı bir bildiri yayımladı.
Bildiride şöyle deniliyor:
"Hocalı Soykırımı, Ermenistan'ın Azerbaycan'a karşı yürüttüğü işgal ve soykırım politikasının en kanlı facielerinden biridir.
1992 yılının 25-26 Şubat gecesi Ermenistan silahlı kuvvetleri, 1991 yılının Ekim ayından itibaren kuşatma altında tutulan, otomobil ve enerji bağlantısı kesilen Hocalı'ya saldırarak Azerbaycanlı sivil halka karşı toplu vahşet eylemleri gerçekleştirdi.
Eski SSCB'nin 366. motorize piyade alayının desteğiyle Ermeni birlikleri tarafından gerçekleştirilen katliam sırasında Hocalı'da 613 kişi, bunların arasında 63 çocuk, 106 kadın ve 70 yaşlı, özel bir vahşetle katledildi. 487 kişi çeşitli derecelerde yaralandı, 1 275 kişi esir alınmış ve esarette işkencelere maruz kaldı. Sekiz aile tamamen yok edildi, 130 çocuk ebeveynlerinden birini, 25 çocuk ise her iki ebeveynini kaybetti. Birçok rehinemin akıbeti hâlâ bilinmemektedir.
Bu katliamlar yalnızca askeri bir operasyon değil, etnik nefret ve ayrımcılık politikasının bir parçası oldu. Ermenistan'ın Azerbaycan'ın Bağanis Ayrım, Cemilli, Kerkicahan, Meşeli, Malıbeyli, Karadağlı, Tuğ, Selaketin vb. gibi diğer yerleşim birimlerinde de Azerbaycanlılara karşı hedef güdülerek katliamlar gerçekleştirmesi, Hocalı Soykırımı'nın sistematik ve planlı niteliğini açıkça ortaya koymaktadır.
Hocalı Soykırımı, uluslararası hukukun, özellikle Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme, Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Sözleşme ve diğer uluslararası insancıl norm ve standartların ağır biçimde ihlalidir. Bu facia, insanlığa karşı suç olarak dünya hukuk sisteminde hak ettiği değeri almalıdır.
Hocalı Soykırımı'nın planlı karakterine ilişkin mevcut gerçekler ve soykırımın organizatörlerinden biri olan Ermenistan eski Savunma Bakanı, ardından devlet başkanı Serj Sarkisyan'ın itirafları; bu trajedinin düşünülmüş bir politikanın parçası olduğunu kanıtlamaktadır.
Bugün, halkımızın dinmeyen yaralarından biri olan Hocalı'ya, tıpkı işgalden kurtarılan diğer topraklarımız gibi yeniden hayat dönüyor; devletimiz ve halkımız soykırım kurbanlarını unutmayarak aziz hatıralarını yaşatıyor.
Hocalı Soykırımı'nın 34. yıl dönümünde, bu trajedinin masum kurbanlarını bir kez daha derin bir saygıyla anıyoruz.
Allah rahmet eylesin!"