Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Türkiye'ye yaptığı çalışma ziyareti çerçevesinde İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Bakanlar Konseyi'nin İstanbul'da düzenlenen 51. Oturumu'nda konuşma yaptı.
Oxu.Az'ın haberine göre, Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı konuya ilişkin açıklama yaptı.
Konuşmada, İİT coğrafyasında artan jeopolitik gerginlikler bağlamında ortaya çıkan siyasi, ekonomik, insani, çevresel ve güvenlik zorlukları, bunlarla mücadelede işbirliği ve ayrıca çatışma sonrası dönemde bölgesel durum ele alındı.
Konuşması sırasında Bakan Ceyhun Bayramov, yaklaşan İİT başkanlığı vesilesiyle Türkiye'yi tebrik etti ve ülkemizin Türkiye'nin başkanlık sürecine destek vermeye hazır olduğunu belirtti.
Azerbaycan'ın 2026 yılında devralacağı İİT başkanlığını, İslam dünyasının dayanışması ve gelişimine katkıda bulunmak için ciddi bir tarihi fırsat olarak değerlendirdiği kaydedildi.
Dünyada artan İslamofobi eğilimlerinin endişe verici olduğu, ülkemizin bu tehdidin tüm biçim ve tezahürlerini kararlılıkla kınadığı ve İslamofobi ile mücadelede İİT çerçevesinde gösterilen girişimleri desteklediği vurgulandı.
Gazze'deki mevcut insani duruma değinildi ve bununla ilgili acil önlemlerin alınmasının önemi belirtildi.
Orta Doğu'da gerginliğin coğrafyasının genişlemesinin, İran'a karşı gerçekleştirilen askeri operasyonların endişe verici olduğu, ülkemizin uluslararası hukukun norm ve ilkeleri temelinde diplomatik sürecin yeniden başlatılmasına çağrıda bulunduğu bildirildi.
Ülkemizin Cammu ve Keşmir anlaşmazlığının BM Güvenlik Konseyi ve İİT'nin ilgili kararları doğrultusunda barışçıl çözümünü tam olarak desteklediği belirtildi, 10 Mayıs 2025 tarihinde elde edilen ateşkes anlaşmasının önemi vurgulandı.
Suriye'deki mevcut insani durumdan bahsedildi, bölgede yeniden yapılanma ve yeniden entegrasyon adımlarının uluslararası toplum tarafından desteklenmesinin önemi belirtildi.
Bakan Ceyhun Bayramov, ayrıca çatışma sonrası dönemde bölgesel iyileştirme, yapılanma ve barış çabaları ile normalleşme sürecini tehdit eden zorluklardan ayrıntılı olarak bahsetti. Ermenistan anayasasında Azerbaycan'a karşı mevcut toprak iddialarının, eski çatışmanın kalıntısı olan AGİT Minsk Grubu gibi kurumların hala feshedilmemesinin barış anlaşmasının imzalanmasını engellediği dikkat çekildi.
Ermenistan'ın Azerbaycan ve Nahçıvan arasında engelsiz bağlantı sağlama taahhüdünü yerine getirmediği hakkında bilgi verildi.
Konuşma sırasında ayrıca, şimdiki Ermenistan topraklarından kovulan Azerbaycanlıların, Batı Azerbaycan Topluluğu'nun haklarının bu ülke tarafından kaba şekilde ihlal edilmesinin, haklarının inkar edilmesinin sürdürülebilir barış ve güvenin inşasının önünde engel teşkil ettiği dile getirildi.
