Ermenistan'ın Azerbaycan'a karşı askeri saldırısı sonucunda barış ve insanlık karşıtı suçlar, savaş suçları, bunun yanı sıra işgalci savaşın hazırlanması ve yürütülmesi, soykırım, savaş kanunlarını ve kurallarını ihlal etme, ayrıca terörizm, terörizmi finanse etme, iktidarı zorla ele geçirme, zorla elde tutma ve diğer çok sayıda suç işlemekle suçlanan Ermenistan Cumhuriyeti vatandaşları Arayik Harutyunyan, Arkadi Gukasyan, Bako Saakyan, Davit İşhanyan, David Babayan, Levon Mnatsakanyan ve diğerlerinin hakkındaki ceza davalarına ilişkin açık mahkeme duruşması 29 Ağustos'ta devam etti.
Oxu.Az'ın AZƏRTAC'dan aktardığı habere göre, Bakü Askeri Mahkemesi'nde hakimler Zeynal Ağayev başkanlığında, Cemal Ramazanov ve Anar Rzayev'den oluşan heyet (Yedek Hakim Günel Samedova) tarafından yürütülen mahkeme oturumunda sanıkların her biri bildikleri dilde tercüman ve ayrıca savunmaları için avukatlarla temin edildi.
Oturumda sanıklar, savunma avukatları, mağdurların bir kısmı, onların yasal varisleri ve temsilcileri, ayrıca İddia Makamı savcıları katıldı.
Mahkeme oturumu, sanık Bako Saakyan'ın ceza davası kapsamında soruşturma sırasında verdiği ifadelerin ve ona ait ilan edilen diğer belgelerin okunmasıyla devam etti.
Sanık Bako Saakyan soruşturma sırasındaki ifadesinde, 1993-1995 yıllarında sözde rejimin "savunma ordusunda" "malzeme-teknik tedarik karargah başkanı" olarak çalıştığını belirtti. 1994 yılının Mayıs ayına kadar yürütülen savaş operasyonlarında askeri güçlerin doğrudan tedarikinin sağlanmasında yer aldı.
Bako Saakyan, 2015-2020 yıllarında Şuşa şehrinde bulunan S-300 füze kompleksinin Ermenistan Savunma Bakanlığı tarafından gönderildiğini söyledi.
İfadesinde, genel olarak 2020 yılında meydana gelen 44 günlük savaştan önceki ve sonraki dönemde silah ve mühimmat, askeri teçhizat ve personel tedarikinin Ermenistan'ın askeri-siyasi liderliği tarafından bu ülkenin devlet bütçesi hesabından sağlandığını gösterdi.
Bako Saakyan ifadesinde, Ermenistan Savunma Bakanlığı'nın sözde rejimin "savunma bakanlığını" silah ve mühimmat ve diğer askeri tedarikle donatıldığını belirtti.
Mahkemede sanık Garik Martirosyan'ın avukatı, kendi sağlık durumu nedeniyle tedavi gördüğünü gerekçe göstererek mahkemeye katılımına son verilmesini istedi.
Hakim, sanığın bir itirazının olup olmadığını sordu; Q. Martirosyan ise itiraz etmediğini bildirdi.
Mahkemenin kararıyla, sanık Garik Martirosyan"ın avukatının mahkemedeki katılımına son verildi.
G. Martirosyan"a devlet hesabına yeni avukat atanması için kararın suretinin Azerbaycan Cumhuriyeti Barolar Birliği"ne gönderileceği belirtildi.
Ayrıca Hakim Zeynal Ağayev, mağdurlardan birinin avukatının (Nezrin Memmedli) ailevi durumlardan ötürü duruşmalara katılamayacağını ve bu nedenle ceza davasına katılımına son verilmesi yönünde başvuruda bulunduğunu ifade etti.
Başvuruya itiraz olmadığı için avukatın katılımına son verildi. Yeni bir temsilcinin atanmasıyla ilgili kararın suretinin Barolar Birliği"ne gönderileceği bildirildi.
Duruşma, sanık Davit Babayan"ın ceza davası kapsamında soruşturma aşamasında verdiği ifadelerin ve kendisine ilişkin diğer belgelerin okunmasıyla devam etti.
Sanık Davit Babayan"ın soruşturmada verdiği ifadeden anlaşıldı ki, 2020 yılında sözde yapının "cumhurbaşkanı danışmanı", 2021"de "dışişleri bakanı", 2023"te ise sözde yapının "cumhurbaşkanı danışmanı - cumhurbaşkanının özel görevler temsilcisi" olarak atanmıştır.
İfadesinde, sözde rejime silah ve mühimmatın yalnızca Ermenistan Savunma Bakanlığı aracılığıyla bu ülkeden gönderildiğini söyledi. Genel olarak silah, mühimmat ve diğer ikmal malzemeleri Gorus-Laçın-Hankendi, Basarkeçer-Kalbacer-Ağdere-Hankendi yollarıyla getirildi. Rejimin mali kaynağı da yalnızca Ermenistan oldu. Azerbaycan"ın o dönem işgal altındaki topraklarında bulunan hidroelektrik santrallerinden elde edilen enerji ile tahıl ve alkollü içkiler Ermenistan"a satıldı. Ayrıca Ermenistan üzerinden birçok yabancı ülkeye de alkollü içki ihraç edildi.
2007-2019 yıllarında Bako Saakyan ile birlikte çeşitli ülkelere seyahat ederek sözde rejimin "Cumhurbaşkanlığı İdaresi" temsilcisi ve tercümanı olarak görüşmelere katıldı. Görüşmelerin temel amacı, yurtdışında yaşayan Ermenilerin Azerbaycan"ın işgal altındaki topraklarında yaşayan Ermenilere maddi kaynak sağlamalarıyla ilgili oldu.
İfadesinde, arazilerin mayınlanması işlerinin 1994 yılından itibaren başladığını ve sözde "savunma bakanlığı" tarafından yürütüldüğünü belirtti. Ancak buna kimin talimat verdiğini ve kimin başkanlık ettiğini bilmediğini ifade etti. Sözde rejimin "ordusunun" faaliyetlerinin, Ermenistan Silahlı Kuvvetleri"nin faaliyetleriyle entegre bir şekilde yürütüldüğünü kaydetti.
İfadesinde ayrıca işgal altında tutulduğu dönemde bütün il ve ilçelerde, özellikle de Ağdam ve Fuzuli"de mevcut tüm taşınmaz malların ve yapıların taşınması gerçeğini kabul etti.
Mahkemede açıklanan dava dosyasındaki belgelere göre, D. Babayan 2020 yılındaki 44 Günlük Savaş sırasında ve sonrasında sözde rejimin "liderinin temsilcisi" olarak Azerbaycan Cumhuriyeti"ne ve vatandaşlarına karşı internet bilgi kaynaklarında 4 Ocak 2021 tarihinde, "Biz hiçbir zaman Azerbaycan"ın bir parçası olmayacağız. Biz aynı devlette birlikte yaşayamayız. Bu mümkün değil! Komşu olarak yan yana yaşamaya mahkûmuz, başka çıkış yolu yok. Ama ben Azerbaycanlılarla aynı devlet içinde, Azerbaycan devletinin bir parçası olarak yaşama imkânı görmüyorum, çünkü böyle bir durumda Artsakh basitçe var olmayacak." şeklinde açıklama yaptı ve bunu açıkça beyan etti.
Dava, 1 Eylül"de devam edecek.
Belirtelim ki, Ermenistan devletinin, onun devlet kurumlarının yetkililerinin, silahlı kuvvetlerinin ve yasa dışı silahlı birliklerinin doğrudan yönetimi ve katılımı, verdikleri sözlü ve yazılı talimat, emir ve yönergeler; sağladıkları maddi, teknik, personel desteği; merkezi düzeydeki yönlendirme ve sıkı denetimleri altında Azerbaycan topraklarında, iç ve uluslararası hukuk normlarına aykırı şekilde, Azerbaycan"a karşı askerî saldırı amacıyla kurulmuş; ayrıca Robert Sedrakoviç Koçaryan, Serj Azatoviç Sarkisyan, Vazgen Mikaeli Manukyan, Vazgen Zaveni Sarkisyan, Samvel Andraniki Babayan, Vitali Mikaeli Balasanyan, Zori Hayki Balayan, Seyran Muşegi Ohanyan, Arşavir Surenoviç Garamyan, Monte Çarlz Melkonyan ve diğerlerinin liderliği, doğrudan ve dolaylı katılımlarıyla Ermenistan devleti ve söz konusu suç örgütü tarafından yürütülen saldırgan savaş sürecinde işlenen çok sayıda suç vakasına ilişkin dava kapsamında 15 sanık hakkında suçlama yapılmaktadır.
Bu kişiler - Arayik Vladimiroviç Harutyunyan, Arkadi Arşaviri Gukasyan, Bako Sahaki Saakyan, Davit Rubeni İşhanyan, David Azatini Manukyan, David Klimi Babayan, Levon Henrikoviç Mnatsakanyan, Vasili İvani Beqlaryan, Erik Roberti Qazaryan, Davit Nelsoni Allahverdiyan, Qurgen Homeri Stepanyan, Levon Romiki Balayan, Madat Arakeloviç Babayan, Qarik Qriqori Martirosyan, Melikset Vladimiri Paşayan - Azerbaycan Cumhuriyeti Ceza Kanunu"nun 100 (işgalci savaşı planlama, hazırlama, başlatma ve yürütme), 102 (uluslararası korumadan yararlanan kişi veya kuruluşlara saldırı), 103 (soykırım), 105 (nüfusu yok etme), 106 (köleleştirme), 107 (nüfusun sürgün edilmesi veya zorla göç ettirilmesi), 109 (takip), 110 (kişilerin zorla kaybedilmesi), 112 (uluslararası hukuk normlarına aykırı özgürlükten mahrum bırakma), 113 (işkence), 114 (paralı askerlik), 115 (savaş kanun ve geleneklerini ihlal etme), 116 (silahlı çatışma sırasında uluslararası insancıl hukuk normlarını ihlal etme), 118 (askerî yağmacılık), 120 (kasten adam öldürme), 192 (yasadışı girişimcilik), 214 (terörizm), 214-1 (terörizmin finansmanı), 218 (suç örgütü kurma), 228 (yasadışı silah, mühimmat, patlayıcı madde ve düzenek bulundurma, devretme, satma, taşıma), 270-1 (havacılık güvenliğini tehdit eden eylemler), 277 (devlet veya kamu görevlisinin hayatına kast), 278 (iktidarı zorla ele geçirme ve zorla muhafaza etme, devletin anayasal düzenini zorla değiştirme), 279 (yasada öngörülmeyen silahlı birlik ve gruplar oluşturma) ve diğer maddeleriyle suçlanmaktadırlar.