Ermenistan'ın Azerbaycan'a karşı askeri saldırısı sonucu barış ve insanlığa karşı suçlar, savaş suçları, işgalci savaşın hazırlanması ve yürütülmesi, soykırım, savaş yasalarının ve kurallarının ihlali, ayrıca terör eylemleri, terörün finansmanı, iktidarı zorla ele geçirme, zorla elde tutma ve diğer çok sayıda cinayet işlemekle suçlanan Ermenistan Cumhuriyeti vatandaşları Arayik Harutyunyan, Arkadi Gukasyan, Bako Sahakyan, Davit İşhanyan, David Babayan, Levon Mnatsakanyan ve diğerleri hakkında açılan ceza davaları kapsamında yapılan açık mahkeme duruşması 24 Ekim'de devam ettirildi.
Oxu.Az'ın AZƏRTAC'dan aktardığı habere göre, Bakü Askeri Mahkemesi'nde hakimler Zeynal Agayev başkanlığında, Cemal Ramazanov ve Anar Rzayev'den oluşan heyet (Yedek Hakim Günel Samedova) tarafından gerçekleştirilen duruşmada sanıkların her biri, bildikleri dilde tercüman ve savunmaları için avukatlarla temin edildi.
Duruşmada sanıklar, avukatları, mağdurların bir kısmı, onların yasal mirasçıları ve temsilcileri, ayrıca İddia Makamı savcıları hazır bulundu.
Mahkeme oturumunda geçerli mazeret nedeniyle katılamayan ve bu konuda mahkemeye başvuran mağdurların ifadeleri açıklandı.
Mahkeme Başkanı Zeynal Agayev, bazı mağdurların mahkemeye dilekçeyle başvurarak duruşmaya katılamayacaklarını, bu nedenle ön soruşturma aşamasında verdikleri ifadelerin mahkemede incelenmesini rica ettiklerini bildirdi.
Mağdurların duruşmaya katılamamasına ve ön soruşturma ifadelerinin incelenmesine herhangi bir itiraz edilmedi.
Ardından sanık Davit İşhanyan mahkemeye başvurarak, kendisini savunan avukatıyla gizli şekilde görüşmek istediğini belirtti. Ayrıca, delillere eklenmek üzere mahkemeye video sunmak istediğini söyledi. Söz konusu videonun 2020 yılında Tovuz olaylarından sonra kaydedildiğini ifade eden İşhanyan, videoyu mahkemeye sunmadan önce avukatıyla birlikte izlemesi için kendisine imkan tanınmasını rica etti.
Hakim, ara verilmesi sırasında bunun için gerekli koşulların sağlanacağını belirtti.
Sanık Davit Manukyan ise, Ermenistan'da doğup orada yaşamış, Masis ilçesine bağlı Sayat Nova köyünde (eski Zengibasar ilçesinin Aşağı Necli köyü - ed.) renkli metaller pazarında çalışmış, daha sonra oradan göç etmek zorunda kalmış Knyaz adlı bir Azerbaycanlının tanık olarak mahkemeye davet edilmesini rica etti. Ancak bu kişinin soyadını ve diğer bilgilerini hatırlamadığını söyledi.
Başsavcı Büyük Yardımcısı Vüsal Aliyev, savunma tarafının bu kişinin hangi nedenle mahkemeye çağrılmasını talep ettiğini, ifadesinin alınmasının amacını ve kimliğini belirlemeye yarayacak gerekli bilgileri belirtmediğini, ayrıca söz konusu şahsın soyadının ve ikamet yerinin de bilinmediğini bildirdi. Bu nedenle, dilekçenin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, edilse bile icrasının imkansız olacağını ifade etti.
Mahkeme, yerinde yapılan müzakerenin ardından kararını açıkladı. Karara göre, dilekçe temelsiz bulunduğundan reddedildi.
Bundan sonra duruşmada, geçerli mazeret nedeniyle katılamayan ve bu konuda mahkemeye başvuran mağdurlar ile mağdurların yasal mirasçılarının ifadeleri okundu.
Mağdur Fikret Cavad oğlu Veliyev'in açıklanan ifadesine göre, 25 Şubat 1992 gecesi Ermenistan askerleri Hocalı şehrinde evleri yakarken o, kendi evine gitmiş, kimseyi bulamayınca Ketik ormanı yönüne kaçmıştır. Gargarçay üzerindeki köprünün altında çok sayıda Hocalı sakiniyle birlikte eşi Ürüze Hanlar kızı Veliyeva'yı, kız kardeşi Süreyya Veliyeva'yı ve yeğeni Anar İslam oğlu Ahmedov'u gördü. Aile üyeleriyle birlikte yaklaşık 300 Hocalı sakiniyle Ketik Orman'ına doğru hareket ettikleri sırada, Ermenistan ordusunun açtığı ateş sonucu birkaç Hocalı sakini ölmüş veya yaralanmıştır. Geceyi ormanda geçirdikleri için çoğunun ayakları donmuş, bazıları donarak hayatını kaybetmiştir. O gece kız kardeşi ve diğer akrabaları kaybolmuş, akıbetleri hakkında hiçbir bilgi alınamamıştır.
Sisli hava nedeniyle Ağdam yönünü bulamayan mağdurlar, 27 Şubat'ta Dehrez köyü yakınından geçerken Ermenistan askerlerinin ateşine tutuldular. Zehra Sarı kızı Bağırova, Telman, Mehti ve adlarını hatırlamadığı dört kişi orada öldü, üç kişi ise yaralandı. O ve diğerleri rehin alınarak köydeki bir ahırda tutuldu ve işkenceye maruz kaldılar. O sırada bir Ermenistan askeri, rehineler arasındaki çocuğa tekme attı, çocuk başını duvara çarparak yaralandı. Mağdur, çocuğu korumak için kucağına aldığında, asker Azerbaycan dilinde "Sizin hepinizi öldüreceğiz" dedi. Üzerlerindeki para ve ziynet eşyaları gasp edildi, soğuk bir ahırda aç ve susuz bırakıldılar. Ayrıca Ermenistan askerleri, rehineler arasından gençleri seçip dışarı çıkarmış - Usubali Garayev, Zakir, Eliyar ve Elşad Usubov kardeşler, Rövşen Hasanov, Vügar Hüseynov, Ülfet Aliyev, Tofiq Zeynalov, Elşad Hasan oğlu, Eleaddin Paşayev, Siyavuş Halay oğlu, Rövşen Kaçay oğlu ve Şahin adlı Hocalı sakinleri. Kısa süre sonra silah sesleri ve ardından araç sesi duyuldu, bu kişiler o günden bu yana kayıp sayılmakta.
Açıklanan diğer ifadelere göre, mağdurlar Rüfet Behtiyar oğlu Hümbetaliyev, Natig Şahin oğlu Cavadov, Nizami Füzuli oğlu Bahşaliyev ve Nadir İgor oğlu Nebiyev, 13 Eylül 2022'de Kelbecer ilçesinde düşman provokasyonundan söz ettiler. Hümbetaliyev, Cavadov ve Bahşaliyev düşman ateşi sonucu, Nebiyev ise düşmanın döşediği mayının patlaması sonucu yaralandı, Elnur Rüstemov, Gedim Halilov ve Ümid İmamkuliev ise hayatını kaybetti.
Mağdur Siyaset Akif oğlu Mustafayev'in yasal mirasçısı olarak dinlenen Akif Mammad oğlu Mustafayev, oğlunun 27 Eylül 2020'de Ağdere ilçesinin Talış köyü yönünde Ermenistan silahlı kuvvetlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybettiğini belirtti.
Bir diğer mağdur Rahim Şirmammad oğlu Habibov, Azerbaycan Bilimsel Araştırma ve Proje-Arama Enerji Enstitüsü isimli şirketin Mühendislik-Araştırma Dairesi'nin Jeodeziya Şube Müdürü olarak çalıştığını, görevi gereği Şuşa-Hankendi 110 kV yüksek gerilimli elektrik hattının planlanması için 7 Aralık 2023'te bölgeye incelemeye gittiği sırada mayın patlaması sonucu yaralandığını beyan etti.
Alman Enver oğlu Abbasov, Füzuli ilçesinin Karabağ köyünde yaşadığını, 9 Ekim 2020'de Ermenistan silahlı kuvvetlerinin attığı top mermilerinden birinin evinin yakınına düştüğünü, evi ve aracının kullanılamaz hâle geldiğini, kendisiyle birlikte Elçin Mammad oğlu Refiyev, Elşen Şahmar oğlu Şirinov, Yaşar Savalan oğlu Aslanov ve Tahir Telman oğlu Ehmedov'un da çeşitli derecelerde yaralandığını belirtti.
Cesaret Gülağa oğlu Hasanov, 19 Eylül 2023'te Ağdere ilçesinde Ermenistan ordusunun kalıntıları ve yasa dışı Ermeni silahlı grupları tarafından atılan tanksavar güdümlü füzenin yakınında patlaması sonucu kendisinin, Akif Koroğluyev, Hüseyin Babayev ve Amin Elesgerov'un yaralandığını, Füzuli Mammadov'un ise hayatını kaybettiğini söyledi.
Ehtibar Tevekkül oğlu Balakişiyev, 3 Ekim 2020'de Beylegan şehrine üç füze atıldığını, füzelerden birinin yol kenarına düşmesi sonucu yaralandığını beyan etmiştir.
Mağdur Nadir Ali oğlu İbrahimov, 4 Ekim 2020'de Ermenistan silahlı kuvvetlerince Gence şehri, Aziz Aliyev Caddesi'ne atılan füzenin evi yıktığını, o sırada bir yaşındaki torunu Emil İbrahimov ve eşi Süheyla İbrahimova ile birlikte çevredeki insanların yardımıyla enkaz altından çıkarıldıklarını, üçünün de yaralandığını, yaşadıkları bölgede hiçbir askeri hedefin bulunmadığını ifade etti.
Bir diğer mağdur Lale Akif kızı Hasanova, 4 Ekim 2020'de yaşadığı Gence şehri, Neriman Nerimanov Caddesi'ndeki evine Ermenistan silahlı kuvvetlerince atılan roketlerin isabet etmesi sonucu kendisi ve kızı Nigar'ın yaralandığını, oğlu İlyas'ın sol kolu ve parmaklarının kırıldığını, evlerinin tamamen yıkıldığını belirtti.
Mağdur Ferid Füzuli oğlu Teymurov'un yasal mirasçısı Füzuli Ejder oğlu Teymurov, oğlunun 7 Ekim 2020'de Suqovuşan köyü civarında kaybolduğunu, cenazesinin ancak 2 Ocak 2021'de bulunduğunu beyan etmiştir.
Mağdur Elmir Rehim oğlu Kerimov'un yasal mirasçısı Rehim Hakim oğlu Kerimov, oğlunun 1 Ekim 2020'de Talış-Suqovuşan yönünde Ermenistan silahlı kuvvetlerinin attığı havan mermisinin patlaması sonucu hayatını kaybettiğini belirtmiştir.
Mağdur Elçin Rövşen oğlu Guliyev'in yasal mirasçısı Rövşen Balay oğlu Guliyev, oğlunun 29 Eylül 2020'de; mağdur Oruc Vagif oğlu Ceferov"un yasal mirasçısı Vagif Mahmud oğlu Ceferov, oğlunun 1 Ekim 2020'de; mağdur Baloğlan Müdehet oğlu Nağıyev'in yasal mirasçısı Müdehet Baloğlan oğlu Nağıyev, oğlunun 5 Ekim 2020'de; mağdur Tebriz İlgar oğlu Ceferov'un yasal mirasçısı İlgar Garib oğlu Ceferov ise oğlunun 30 Ekim 2020'de Ermenistan silahlı kuvvetlerinin Sugovuşan yönünde açtığı ateş sonucu hayatını kaybettiğini ifade ettiler.
Mahkeme duruşması diğer ifadelerin okunmasıyla devam etti.
Mahkeme süreci 27 Ekim'de devam edecek.
24 Ekim'de Bakü Askeri Mahkemesi'nde Ermenistan Cumhuriyeti vatandaşlarının suçlandığı ceza davası belgelerin okunmasıyla devam ediyor.
Oxu.Az'ın haberine göre, mahkeme duruşmasında mazeretleri nedeniyle katılamayan ve bu konuda mahkemeye başvuran mağdurların ve mağdurların yasal varislerinin ifadeleri okundu.
Mağdur Fikret Cavad oğlu Veliyev'in okunan ifadesine göre, 25 Şubat 1992 gecesi Ermeni askerleri Hocalı şehrindeki evleri yakarken, o evine gitmiş. Orada kimsenin olmadığını görünce Ketik ormanı yönünde kaçmış. Gargarçay üzerindeki köprünün altında çok sayıda Hocalı şehri sakinini, bu arada eşi Ürüze Hanlar kızı Veliyeva'yı, kız kardeşi Süreyya Veliyeva ve yeğeni Anar İslam oğlu Ahmedov'u görmüş. O, aile üyeleri ve 300 Hocalı sakini ile birlikte Ketik ormanı istikametinde hareket etmiş, Ketik köyüne yaklaşırken Ermeni askerleri tarafından ateş açılması sonucunda isimlerini bilmediği birkaç Hocalı sakini öldürülmüş ve yaralanmış. Aynı gün sabah ormanda kız kardeşinin kayınvalidesi Durna Ahmedova ve onun oğlu Rafik Ahmedov ve diğerleriyle karşılaştıklarında onlar Ağdam ilçesinin Şelli köyü yakınlarında, Hocalı ilçesi topraklarında bulunan Karagaya adlı yerdeki Hocalı sakinlerinin Ermeni askerleri tarafından ateş altına alınmaları sonucunda bir kısmının öldürüldüğünü ve bir kısmının kaçabildiğini söylemişler. Bütün geceyi ormanda geçirdikleri için Hocalı şehir sakinlerinin çoğunun ayakları donmuş, isimlerini bilmediği bazı kişiler donarak ölmüş. O gece kız kardeşi ve diğer akrabaları bilinmeyen şartlarda kaybolmuşlar, yaşayıp yaşamadıkları hakkında hiçbir bilgi yok.
Dumanlı hava koşulları ve rehberlerin olmaması sebebiyle Ağdam ilçesi yönündeki yolu bulamayan, 27 Şubat'ta 230 Hocalı şehir sakiniyle Dehrez köyünün yakınından geçerken Ermenistan askerleri tarafından ateş altına alındılar. Zehra Sarı kızı Bağırova, Telman, Mehti ve adlarını hatırlayamadığı 4 kişi burada ölürken, 3 kişi yaralandı. Onlar esir alınarak bu köyde bulunan hayvan ahırına benzer bir yapıda tutuldular. Burada işkencelere maruz kaldılar. Ona vurulan darbeler sonucu sırtına şalla bağladığı küçük yaştaki Anar Ahmedov yere düştü. Adını bilmediği Ermenistan askerinin çocuğa tekme atması sonucunda çocuğun başı duvara çarptı. Çocuğu korumak için onu yerden alıp kucağına aldıysa da, aynı asker Anar'ı elinden alıp sırtüstü yere atarak Azerbaycan dilinde "hepinizi öldüreceğiz" dedi. Üzerlerinde bulunan para, altın ve ziynet eşyaları gasp edildi, soğuk ahırda aç ve susuz tutuldular. Ahırda onunla birlikte diğer akrabaları da esir olarak tutuldu. Aynı gün Ermenistan askerleri esirler arasından gençleri - Usubalı Garayev, Zakir, Aliyar ve Elşad Usubov, Rövşen Hasenov, Vugar Hüseyinov, Ülfet Aliyev, Tofig Zeynalov, Elşad Hasan oğlu, Aladdin Paşayev, Siyavuş Halay oğlu, Rövşen Gaçay oğlu ve Şahin adlı Hocalı sakinlerini seçerek dışarı çıkardılar. Daha sonra silah sesleri ve ardından araba sesi duyuldu, şu ana kadar bu kişiler kayıp olarak kabul ediliyor.
Belirtelim ki, Ermenistan'ın askeri saldırısı sonucunda barış ve insanlık karşıtı suçlar, savaş suçları, ayrıca saldırgan savaşın hazırlanması ve yürütülmesi, soykırım, savaş hukuk ve kurallarını ihlal etme, terör, terörü finanse etme, zorla iktidarı ele geçirme, onu zorla elinde tutma ve diğer çok sayıdaki suçları işlemekle suçlanan Ermenistan Cumhuriyeti vatandaşlarının mahkemesi devam etmektedir.