İnsan hakları üzerine ulusal danışma komisyonu ("La Commission nationale consultative des droits de l'homme") 29 Ocak 2026 tarihinde Kanaki'de (Yeni Kaledonya) meydana gelen protesto eylemlerine dair resmi rapor yayınladı.
Bu konuda Bakü İnisiyatif Grubu (BİG) bilgi paylaştı.
Belgede Fransa devlet organları tarafından Kanak halkına karşı uygulanan şiddetli müdahalelerin sistematik karakter taşıdığı, kolluk kuvvetleri tarafından orantısız ve asılsız güç kullanıldığı özellikle belirtilmiş. Bu baskıcı yaklaşımın temel insan hakları ve uluslararası yükümlülüklerle açıkça çeliştiği sert bir şekilde eleştirildi.
Söz konusu raporda Kanaki'de barışçıl gösteriler sırasında güvenlik güçlerinin faaliyeti, ayrıca mahkeme organlarının ve genel olarak adalet sisteminin davranışı uluslararası insan hakları standartları çerçevesinden sistematik olarak analiz edilmiş. Yapılan değerlendirme sonucunda kolluk kuvvetleri ve yargı kurumlarının faaliyetlerinde ciddi uyumsuzluklar tespit edildi.
Bu uyumsuzluklar ilgili devlet organlarının kurumsal sorumluluğu, hukuki prosedürlerin ihlali ve Fransa'nın üstlendiği uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmemesi bağlamında temellendirildi.
Temel haklara dair ihlallerle ilgili görüşün ortak raportörü Tartakovski, devlet kurumlarının faaliyetlerinde çok sayıda yapısal, hukuki ve operasyonel nitelikli eksikliklerin sistematik olarak ortaya çıktığını belirtti.
Raporda, 13 Mayıs 2024 tarihinden itibaren takımadalarda seçmen kitlesinin zorla değiştirilmesine karşı protestolarla ilgili şiddet olaylarının yoğunlaştığı dönemden başlayarak güvenlik güçleri tarafından Kanak nüfusunu hedef alan baskıcı önlemlerin uygulandığı kaydedildi.
Komisyon, Fransa'nın yargı sisteminin olaylara tepkisini de sert bir şekilde eleştiriyor ve vurguluyor ki, nüfusu yaklaşık 260 bin kişi olan takımadalarda 6 bine yakın polis ve jandarmanın konuşlandırılması ortamında, meydana gelen şiddet olayları ile ilgili 2528 kişi gözaltına alınmış, 500'den fazla kişi hakkında ise mahkeme süreci başlatılmış. Komisyonun değerlendirmesine göre, bu agresif önlemler fiilen sadece Kanak nüfusuna yönelik olmuştur.
Raporun diğer bölümünde yasadışı tutuklanan Kanak mahkumların hapishanelerde tutulma koşullarına yer verilmiş. Cezaevlerinde insanlık dışı davranış, mahkeme kararı olmadan insanların buraya yerleştirilmesi sonucunda hapishane içinde protesto eylemleri, hatta isyanlar meydana gelmiştir. Söz konusu olaylar sırasında bir mahkumun hayatını kaybettiği belirtiliyor.
Tanık ifadelerine göre, söz konusu kişinin güvenlik güçlerinin işkencesi sonucu hayatını kaybettiği özellikle vurgulanmaktadır.
Komisyon, Fransa ana karasına nakledilen mahkumların halihazırda bir dizi ciddi zorlukla karşı karşıya olduğunu belirtmektedir. Buna göre, Fransa ana karasında evlerinden yaklaşık 17 bin kilometre uzakta tutulan kişilerin kışlık giysileri ve dönüş biletleri olmadan serbest bırakılması, hukuki güvencelerin ağır şekilde ihlal edilmesinin yanı sıra adaletin özüne ve meşruiyetine de ciddi zarar vermektedir.
Raporun yazarları, şiddet olaylarının ardından yaşanan süreci de analiz etmişlerdir.
İsyanların yol açtığı yıkım nedeniyle Kanaki’de ekonomi ciddi biçimde zarar görmüş, kriz sonrası aylarda birçok sosyal program durdurulmuştur.
Raporun sonunda komisyon, bir dizi tavsiyede bulunarak polis şiddetiyle ilgili vakaların bağımsız ve kapsamlı şekilde soruşturulmasının sağlanması ve cezaevlerindeki tutukluluk koşullarının uluslararası insan hakları standartlarına uygun hale getirilmesi talebini ilgili makamların dikkatine sundu.