"Güney Kafkasya, onlarca yıl süren çatışma ve istikrarsızlıktan sonra, 2020'deki 44 günlük İkinci Karabağ savaşı ile yeni bir siyasi aşamaya adım attı. 10 Kasım 2020 tarihli ateşkes anlaşması sadece silahların susmasına neden olmadı, aynı zamanda, bölgede güç dengesinin yeniden kurulması sürecini başlatan tarihi dönüm noktasına dönüştü. Bu süreçte Azerbaycan hem askeri üstünlüğünü, hem de barış vizyonunu diplomatik düzleme taşıyarak Güney Kafkasya'nın en önemli aktörü olduğunu kanıtladı".
Bunu Oxu.Az'a açıklamasında Suriye-Azerbaycan Dostluk Derneği'nin Başkanı Dr. Muhtar Fatih Beydili söyledi.
O, 2021'in Kasım ayında Ermenistan tarafına resmi barış teklifi sunan Bakü'nün, 2022'nin Şubat ayında beş temel ilkeden oluşan anlaşma taslağını karşı tarafa ilettiğini belirtti:
"Bu girişim Moskova'dan Brüksel'e, Washington'dan bölge başkentlerine kadar uzanan çok yönlü diplomasi maratonunun başlangıcı oldu. Son olarak ABD'nin arabuluculuğuyla yürütülen görüşmeler tarafların yazılı barış metninde anlaşmaya vardığı en kritik aşamalardan birini ifade ediyor. Savaştan sonra ilk aşamada Rusya'nın girişimiyle başlayan görüşmeler Ukrayna savaşı ve değişen jeopolitik dengeler nedeniyle zayıflamıştı. Avrupa Birliği sürece katılsa da, Fransa'nın açık şekilde Ermenistan tarafını savunan tutumu tarafsızlık faktörünü zedeledi ve Paris'in masadaki ağırlığını oldukça azalttı. Bu boşluk ise Washington'un ön plana çıkmasına zemin hazırladı. ABD başkentinde gerçekleştirilen son görüşmede taraflar anlaşmaya vardılar. Ancak anlaşmanın devamlılığı, Ermenistan anayasasında Azerbaycan"ın toprak bütünlüğü ile çelişen maddelerin değiştirilmesine bağlıdır.
Washington'daki görüşmelerin merkezinde Zengezur koridoru yer aldı. Azerbaycan'ın batı bölgelerini Nahçıvan ile birleştirecek bu hat, sadece iki ülke ilişkilerini normalleştirecek bir ulaşım projesi değil, aynı zamanda Türkiye üzerinden Orta Asya'ya uzanacak yeni ticaret ve lojistik ağının stratejik halkasıdır. Bakü, bu koridorda tam engelsiz ve güvenli geçiş prensibiyle hareket ederken, Erivan ise egemenlik gerekçeleriyle kontrol yetkisini elinde tutmak istiyor. Bildiride koridorun Ermenistan'dan geçen kısmına Amerikan şirketinin dahil edilmesi de yer aldı. Türkiye ise sürecin başından beri Azerbaycan'ın yanında oldu. Aynı zamanda Ermenistan ile normalleşme adımlarını barış görüşmeleri ile paralel diplomatik hat üzerinden yürüttü. Ankara'nın stratejik amacı sadece Bakü ile Erivan arasında kalıcı barışı sağlamak değil, aynı zamanda Kafkaslar'daki ulaşım ağlarını güçlendirerek ekonomik entegrasyonu hızlandırmaktır. Bu bakımdan, Zengezur koridorunun açılması Ankara-Bakü hattını Orta Asya'ya uzanan bölgesel entegrasyonun omurgasına dönüştürecektir.
İran, Güney Kafkasya'da jeopolitik değişiklikler istemediği için Zengezur koridoru projesine karşı çıkıyor. Tahran, koridorun Ermenistan'ın kara bağlantılarını kısıtlayabileceğinden endişe duyuyor. 2024 Eylül ayında İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi sınır değişikliklerinin İran için "kırmızı çizgi" olduğunu ve projenin kabul edilemez olduğunu açıklamıştır.
M.F. Beydili ayrıca vurguladı ki, Azerbaycan bugün sadece Karabağ'daki askeri zaferiyle değil, enerji diplomasisindeki aktifliği ve çok yönlü dış politika manevralarıyla da ön plana çıkmaktadır:
"Doğu-Batı ve Kuzey-Güney ulaşım hatlarının kesişiminde yer alan coğrafi konumu Bakü'ye doğal bir lojistik ve enerji merkezi olma potansiyeli kazandırıyor. Zengezur koridorunun faaliyete geçmesi sadece Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerini değiştirmeyecek, aynı zamanda Türk dünyasındaki entegrasyonu da derinleştirecektir. ABD'deki bu son görüş, Azerbaycan'ın diplomatik ve jeopolitik ağırlığını artırdığı bir döneme denk geliyor. Karabağ'daki askeri zaferini diplomatik başarılarla pekiştiren Bakü, barış sürecinin mimarlarından biri olarak tarih sahnesindeki yerini güçlendiriyor.
Anlaşmanın imzalanmasıyla Zengezur koridorunun açılması Güney Kafkasya'da üç ana değişikliğe yol açabilir. Bölgesel entegrasyonun hızlanması - Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan ve komşu ülkeler arasında ticaret ve ulaşım ağlarının genişlemesi. Enerji ve ulaşım güvenliğinin güçlenmesi - TANAP ve TAP gibi mevcut projelerin yanında yeni enerji ve lojistik hatlarının devreye girmesi. Bölgesel güç dengesinin yeniden şekillenmesi - Rusya, Türkiye, İran ve Batı arasında nüfuz rekabetinde yeni bir denge.
Buna karşın sürecin kırılgan doğası göz ardı edilmemelidir. Ermenistan'ın iç siyasetindeki milliyetçi tepkiler, sınır belirleme sürecindeki teknik zorluklar ve küresel güçler arasındaki rekabet barışın devamlılığını zorlaştırabilir. Ancak ABD'de yürütülen Azerbaycan-Ermenistan barış görüşmeleri, iki ülke ilişkilerinden daha geniş anlamda Güney Kafkasya'nın geleceğini şekillendirecek sürecin bir parçasıdır. Azerbaycan, kazandığı askeri zaferi diplomasi masasında stratejik başarılara dönüştürerek bölgesel güç kimliğini pekiştiriyor."
ABD Başkanı Donald Trump'ın aracılığıyla Beyaz Saray'da gerçekleştirilen tarihi görüşme, Kafkaslar'da yıllardır devam eden Ermenistan-Azerbaycan çatışmasında yeni bir dönemin kapısını açtı. Bugün yapılan görüşmeler sonucunda iki ülke savaşı sonlandıran belgeyi imzaladı. Görüşme sırasında Trump ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasında gerçekleşen ikili görüşmenin ardından Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın da katıldığı önemli üçlü müzakere yapıldı. Bu görüşmelerin sonunda bölgede barışa ilişkin önemli bir bildiri imzalanarak sürece resmi bir nitelik kazandırıldı. Özellikle Aliyev'in barış sürecindeki aktif ve etkili rolü dikkat çekti. Hatta İlham Aliyev, Trump'ın bu rolünü yüksek değerlendirerek onun Nobel Barış Ödülü'ne layık olduğunu söyledi. Çünkü bu bildiri, Kafkaslar"daki yıllardır süren gerilimi azaltmak ve bölgesel iş birliğini güçlendirmek açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Aliyev'in kararlı tutumu ve Trump'ın arabuluculuğu, barışın sağlanmasında temel faktörler olarak ön plana çıktı. Yakın gelecekte tarafların iş birliğini nasıl derinleştireceği ve bu belgenin pratikte nasıl uygulanacağı dikkatle takip edilecek, diye uzman görüşünü sonlandırdı.
Merahim Nesib