"Avrupa Konseyi" etiketine göre haberler
Avrupa Konseyi (AK), kıtada insan haklarını, demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü korumak amacıyla 1949 yılında kurulmuş, bölgenin en eski ve en köklü hükümetlerarası kuruluşudur. Merkezi Fransa'nın Strazburg şehrinde bulunan bu kurum, sıkça Avrupa Birliği ile karıştırılsa da tamamen bağımsız bir yapıdır ve çok daha geniş bir coğrafi alanı kapsamaktadır.
Kuruluş Tarihi ve Temel Amaçlar
İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Avrupa'da barışı tesis etmek ve gelecekteki çatışmaları önlemek amacıyla 10 devlet tarafından Londra Antlaşması ile tesis edilmiştir. Teşkilatın faaliyetlerinin temelinde üç ana sütun dayanmaktadır:
İnsan haklarının korunması
Çoğulcu demokrasinin geliştirilmesi
Hukukun üstünlüğünün güvence altına alınması
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
Konseyin en büyük başarısı, 1950 yılında kabul edilen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’dir. Bu belge sadece bir beyanname değil, aynı zamanda hukuki icrası zorunlu olan bir mekanizmadır. Sözleşmenin uygulanmasına yönelik denetimi ise Strazburg’da bulunan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) yürütmektedir. Her birey, kendi ülkesindeki iç hukuk yollarını tükettikten sonra bu mahkemeye başvurma hakkına sahiptir.
Azerbaycan ve Avrupa Konseyi
Azerbaycan, 25 Ocak 2001 tarihinde Avrupa Konseyi'ne tam üye olarak kabul edilmiştir. Üyelik sürecinde ülkemiz birçok sözleşmeye dahil olmuş, hukuk sistemini Avrupa standartlarına uyarlamış ve önemli yasal reformlar gerçekleştirmiştir. Avrupa Konseyi ile iş birliği çerçevesinde seçim mevzuatının iyileştirilmesi, medya özgürlüğü ve yolsuzlukla mücadele gibi alanlarda çeşitli eylem planları başarıyla uygulanmaktadır.
Kurumsal Yapı
Teşkilatın faaliyetleri dört ana organ tarafından yönetilir: Bakanlar Komitesi, Parlamenter Meclis (AKPM), Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi ve Sekreterya. Bu yapılar, devletler arasındaki siyasi diyaloğun ve hukuki standartların oluşturulmasının temel platformlarıdır.
Bugün Avrupa Konseyi, 700 milyondan fazla insan için ortak bir hukuki alan oluşturarak, kıtada istikrarın ve insani değerlerin en büyük teminatı olmaya devam etmektedir.