Türkiye'de 1994 yılında başlayan mobil iletişim serüveni, 1 Nisan'da devreye alınacak 5G teknolojisiyle tamamen yeni bir evreye geçiyor. Mobil internet hızında yaklaşık 10 katlık artış, pek çok sektörde köklü bir dönüşümün önünü açacak. 5G sayesinde günlük yaşamın her alanında yeni olanaklar ortaya çıkacak. 5G sistemlerini cihazlarında etkinleştiren kullanıcılar, 1 Nisan tarihinden itibaren kapsama alanı dahilinde bu teknolojiden faydalanabilecek.
Türkiye, 1986 yılında araç telefonları vasıtasıyla 1G teknolojisiyle ilk kez tanıştı. Cep telefonuyla sesli görüşme, veri iletimi ve kısa mesaj gönderme imkanı sunan 2G teknolojisi ise 1994 yılında kullanıma girdi.
Dönemin Başbakanı Tansu Çiller'in, 23 Şubat 1994 tarihinde dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i aramasıyla Türkiye'deki ilk cep telefonu konuşması yapıldı. Ses iletiminin yanı sıra veri aktarımının da ön plana çıkmasıyla Türkiye, 2009 yılında 3G teknolojisine geçiş yaptı. 1 Nisan 2016'da ise mobil cihazlardaki internet hızını 10 kat artıran 4,5G teknolojisi ile birlikte yeni imkanlar elde edildi.
Türkiye'de mobil iletişim, 32 yıllık sürecin ardından yarın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun katılacağı tören ile birlikte 1 Nisan itibarıyla 5G teknolojisine kavuşacak.
Bu tarihi adım; iletişimden sanayiye, eğitimden sağlık sektörüne, ekonomiden toplumsal yaşama kadar geniş bir yelpazede kapsamlı bir dönüşümün işaret fişeği olacak. 5G hizmetleri, 1 Nisan'da ilk sinyalin verilmesinin ardından belirli bir program dahilinde tüm Türkiye'de kullanıma açılacak.
Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom'un iştirak ettiği geçen yılki 5G yetkilendirme ihalesinde toplam 3 milyar 534 milyon dolar gelir sağlandı. 5G teknolojisi ile mobil internet hızı yaklaşık 10 kat yükselecek. Bu sayede kesintisiz ve daha güvenilir bir iletişim ortamı oluşturulacak.
Söz konusu teknoloji, birçok farklı alanda önemli gelişmeleri de beraberinde getirecek. Bu büyük değişimde en temel önceliklerden biri, teknolojinin yalnızca tüketilmediği, aynı zamanda yerli ve milli olanaklarla üretildiği bir Türkiye vizyonu olacak.
5G yetkilendirme ihalesinde operatörlere yıllara göre kademeli olarak yüzde 60'a ulaşan oranlarda yerli malı belgeli ürün, ürünün bulunabilirlik durumuna göre ise yüzde 30'a varan oranlarda milli haberleşme ürünü kullanma zorunluluğu getirildi.
Mobil özel şebekelerde de milli ürün kullanma yükümlülüğü söz konusu. Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi (HTK), 160'ı aşkın firma ve 8 bini geçen çalışan sayısıyla sektörün rekabet kapasitesini güçlendiriyor.
TÜBİTAK ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi (UDHAM) Başkanlığı'nın destekleriyle yürütülen "Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi" gibi girişimler aracılığıyla 5G çekirdek şebeke, baz istasyonu ve yazılım çözümleri geliştirildi.
Hasdal Akıllı Yol Projesi kapsamında yerli 5G çekirdek şebeke ve ULAK baz istasyonları başarılı şekilde faaliyete geçirildi. TÜRKSAT'ın uydu ve kablo altyapısı alanındaki katkıları, ULAK'ın milli baz istasyonları, GSM operatörlerinin sahada gerçekleştirdiği yatırımlar ve diğer tüm paydaşların çalışmaları bir araya gelerek Türkiye'yi bilişim çağında daha güçlü ve bağımsız bir konuma taşımayı amaçlıyor.
5G, önceki nesil teknolojilere kıyasla kablosuz ağ mimarisini kökünden değiştiriyor.
Dijital dünyadaki tüm unsurların birbiriyle anlık olarak iletişim kurabilmesi amacıyla geliştirilen bu teknoloji, mevcut mobil ağların karşılayamadığı anlık tepki süresi ve yoğun bağlantı taleplerini de karşılıyor.
Sunduğu hız düzeyiyle önceki teknolojilerden belirgin biçimde ayrılan 5G'de, daha önce megabitlerle ifade edilen hız değerleri artık gigabit seviyelerine çıkıyor.
Türkiye 5G'ye geçiş hazırlıklarını uzun süredir sürdürüyor. TBMM, stadyumlar gibi pek çok mekanda geçtiğimiz yıl test çalışmaları çerçevesinde denenen bu teknoloji, 1 Nisan itibarıyla ülke genelinde kullanıma açılacak.
5G ilk etapta 81 il merkezinde hizmete girecek ve 2 yıl içinde ülkenin tamamına yayılacak.
Bu nedenle başlangıç aşamasında yalnızca şehir merkezlerinde erişilebilir olacak bu teknoloji, zaman içinde kademeli olarak genişletilecek.
Beşinci nesil mobil haberleşmeden yararlanmak için kullanıcıların her şeyden önce bu teknolojiye uyumlu bir akıllı telefon ve uyumlu bir SIM karta sahip olması gerekiyor.
Halihazırda 4,5G teknolojisiyle uyumlu SIM kartlar 5G ile de sorunsuz çalışırken, daha eski nesil teknolojilere ait SIM kartların güncellenmesi zorunluluğu bulunuyor.
Uyumlu telefon ve SIM karta sahip olduktan sonra yapılması gereken tek şey bu teknolojiyi etkinleştirmek. Türkiye'de 5G hizmeti sunacak 3 operatörün tamamında SMS yoluyla veya operatörlerin mobil uygulamaları aracılığıyla 5G aktif hale getirilebiliyor.
Dördüncü ve son adımda ise telefonun "Ayarlar", "Hücresel" ya da "Mobil Ağlar" bölümünden şebeke tercihinin LTE veya 4,5G'den 5G'ye değiştirilmesi gerekiyor.
Uyumlu telefon ve SIM karta sahip olan, hem operatör hem de cihaz tarafında 5G sistemlerini etkinleştiren kullanıcılar, 1 Nisan tarihinden itibaren kapsama alanı içinde bu teknolojiden yararlanabilecek.
Telefonun uyumlu olup olmadığı nasıl anlaşılır?<br>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun paylaştığı bilgilere göre Türkiye'deki yaklaşık 95 milyon cep telefonundan 32 milyonu 5G teknolojisine uyumlu durumda. Bu rakam yaklaşık bir yıl önce 15 milyon civarındaydı. 5G'nin devreye girmesiyle birlikte uyumlu cihaz sayısının daha da artması öngörülüyor.
Bu çerçevede Apple cihazlarda iPhone 12 ve üzeri modeller, Samsung cihazlarda ise Galaxy S21 ve sonrasındaki modellerin 5G uyumlu olduğu operatörler tarafından belirtildi.
Kullanıcılar, hem Android hem de iPhone telefonlarda "Ayarlar" menüsünden "Hücresel" veya "Mobil Ağlar" başlığı altında en üst teknoloji seçeneği olarak LTE ya da 4,5G yerine 5G seçeneğini görüyorlarsa, telefonlarının bu teknolojiye uyumlu olduğu anlaşılıyor.
Operatörlerin resmi internet siteleri üzerinden de cihazların 5G uyumlu olup olmadığı sorgulanabiliyor.
Bu teknolojiyi 1 Nisan itibarıyla hizmete açacak 3 operatör de 5G destekli telefon edinmeye yönelik kampanyalar başlattı. Böylelikle kullanıcılar cihazlarını yenileyerek 5G'den faydalanmaya başlayabiliyor.
Ancak 5G, yüksek hız avantajıyla birlikte yüksek veri tüketimini de beraberinde getiriyor. Bu durum, mevcut internet paketlerinin 4,5G dönemine kıyasla daha hızlı tükenmesi anlamına gelebiliyor. Operatörler ise bu ihtiyaca yönelik "sınırsız mobil internet" gibi alternatiflerle yeni tarife paketleri sunuyor.
5G'nin daha yüksek internet hızının ötesinde, günlük yaşamın pek çok alanında kritik değişiklikler yaratması bekleniyor. Bu teknoloji sayesinde büyük boyutlu dosyaların saniyeler içinde indirilebilmesi, konser, stadyum, metro gibi kalabalık mekanlarda bağlantı kesintilerinin azalması ve mobil cihazlar üzerinden diğer elektronik cihazlarla hızlı iletişim kurulabilmesi mümkün hale gelecek.
Uzaktan cerrahi müdahalelerin robotik sistemlerle yaygınlaşması, 5G'nin 1 milisaniyenin altına inen gecikme süresi sayesinde mümkün olacak. Bir cerrahın binlerce kilometre uzaktaki bir hastayı robotik kollar aracılığıyla, sanki yanında bulunuyormuş gibi anlık tepkilerle ameliyat edebilmesi hedefleniyor.
Bunun yanı sıra 5G, sanayi ve üretim alanında binlerce sensör ve robotun eş zamanlı çalışmasını, tarım alanında tarlaların otomatik sulanmasını ve sensörler aracılığıyla izlenmesini mümkün kılıyor.
Mobil oyunlarda gecikme süresinin düşmesiyle takılmaların en aza inmesi ve bulut tabanlı oyunların her ortamda daha akıcı bir şekilde oynanabilmesi de 5G ile gerçekleşecek yenilikler arasında yer alıyor.
Anadolu Ajansı