"Bölgedeki devletler arasında, kesinlikle söylenebilir ki, İran kadar komşuluktan bahseden yoktur. Resmi Tahran son yıllarda durmadan komşu ülkelerle ilişkilerin öneminden konuştu ve konuşuyor. Hatta ne kadar paradoks olsa da, artık bir haftasını dolduran savaş döneminde de komşu ülkelere roket ve drone atarak yine komşuluktan bahsediyor".
Bu konuya Azad İran YouTube kanalının hazırladığı video süjede değiniliyor.
"Uzağa gitmeye gerek yok, herhangi bir haber sitesini açıp son günlerde İran yetkililerinin komşu ülkelerle ilgili açıklamalarına bakmak yeterlidir. Hepsi de Müslümanlıktan, komşuların egemenliğine saygıdan dem vurmuş. Ama öyleyse, ABD-İsrail tandeminin saldırısını bahane edip komşu ülkelere durmadan yağdırılan roketler nedir? Üstelik, örneğin Birleşik Arap Emirlikleri'ne ya da Kuveyt'e atılan roket ve droneların sayısı savaşın tarafı olan İsrail'e atılanlardan kat kat fazladır. Ayrıca hedefler yalnızca askeri tesisler değil, enerji altyapısı, oteller, ticaret ve dinlenme merkezleri, diğer sivil binalardır. İran'ın bu "komşuluk stratejisini" iki-üç gün önce Türkiye'nin dışişleri bakanı Hakan Fidan tam olarak açıkladı:
"İran 'Ben gidersem, bölgeyi de kendimle götürürüm' stratejisi temelinde bölge ülkelerine saldırılar yapıyor."
Ve görünüşe göre, İran yönetimi bu stratejide komşularından hiçbirini istisna etmek niyetinde değil. Bu nedenle son iki günde şimdiye kadar saldırmadığı komşularını da hedef almış: önce Türkiye'yi, dün de Azerbaycan'ı," diye materyalde belirtildi.
Daha ayrıntılı video süjede: