Irak, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE) ihracat 469 milyon varilden (şubat) 263 milyon varile (mart) düşmüş, yani ihracatta 206 milyon varil veya yüzde 44'lük bir azalma gözlemlenmiştir.
Makalede, azalmanın hızlı olduğu ancak altı ülke arasında farklı oranlarda gerçekleştiği bildirilmiştir. Limanlarının coğrafi konumu ve alternatif boru hattı imkânlarına bağlı olarak bazı devletler diğerlerine kıyasla daha fazla zarar görmüştür.
Peki hangi petrol üreticileri daha fazla zarar görmüştür? Yazarın sözlerine göre, en ağır darbe Irak'a inmiştir. Şöyle ki, Irak'ta ihracat yüzde 82 azalarak 94 milyon varilden (şubat) 17 milyon varile (mart) gerilemiştir. Bilgilere göre, Kuveyt ve Katar petrol tedarikinin yaklaşık dörtte üçünü kaybetmiş ve sırasıyla yüzde 75 ve yüzde 70'lik azalmayla karşılaşmıştır. Suudi Arabistan ve BAE daha az etkilenmiş olup sırasıyla yüzde 34 ve yüzde 26'lık gerilemeyle durumu atlatabilmiştir. Bu sonuç kısmen Hürmüz Boğazı'nı devre dışı bırakan boru hatları ve yüzen depolar sayesinde elde edilmiştir. Tek istisna ise Umman olmuştur. Bunun nedeni ise bu ülkenin birçok limanının boğazın dışında yer almasıdır. Diğer ülkelerden farklı olarak Umman'ın ihracatı yüzde 16 artarak 25 milyon varilden 29 milyon varile yükselmiştir, ancak bu, genel açığı yalnızca cüzi miktarda kapatmaya yardımcı olmuştur.
Yazar, küresel referans olarak Büyük Britanya ve Norveç arasında, Kuzey Denizi'nde üretilen "Brent" tipi petrolün kullanıldığını belirtmektedir. ABD referansı olarak ise Teksas'ta çıkarılan "West Texas Intermediate" (WTI) petrolü alınmaktadır. Petrol küresel bir emtia olarak ticarete konu olmaktadır. Yani herhangi bir kesinti, ülkenin petrolü fiilen nereden aldığından bağımsız olarak zincirleme bir reaksiyona yol açabilir.
Al Jazeera