İlk bakışta Dünya hidrojenle zengin görünmüyor, ancak evrendeki en bol element su şeklinde mevcut. Bunun yanı sıra, araştırmalar gösteriyor ki, gezegenin çekirdeğinde demirle bağlı çok miktarda hidrojen olabilir. Bu miktar okyanuslardaki hidrojenin hacminden (yaklaşık 150 kentilyon kilogram) 45 kat fazladır ki, bu da çekirdeği elementin en büyük rezervine dönüştürür. Çıkarılması mümkün olmasa da, veriler bilim insanlarına yerkürenin oluşumunu, manyetik alanını ve suyunun kökenini daha iyi anlamaya yardımcı oluyor.
Pekin Üniversitesi'nden jeofizikçi Dongyang Huang'ın liderliğindeki araştırmacı grubu, yerküredeki suyun çoğunluğunun Yer kabuğunun oluşumunun erken aşamasında, daha sonra ise kuyruklu yıldızlar sayesinde oluşmadığı sonucuna varmış.
Bilim insanları Dünya'nın çekirdeğini doğrudan inceleyemedikleri için laboratuvarda aşırı koşulları yeniden oluşturdular. Huang'ın ekibi hidratlı silikat camını 111 gigapaskal basınç ve 5.100 Kelvin sıcaklıkta test ederek, maddelerin çekirdek koşullarında nasıl davrandığını öğrendiler.
Deney gösterdi ki, yüksek sıcaklıkta demir, silisyum, oksijen ve hidrojen eşit şekilde karışıyor, hidrojen önce demirle, sonra ise oksijen ve silisyumla birleşiyor. Bilim insanları hesaplıyorlar ki, Dünya'nın çekirdeğinde hidrojen %0,07-0,36 oluşturuyor ki, bu da okyanuslardaki hidrojenden 9-45 kat fazla.
Sonuç olarak yerin hidrojen rezervlerinin büyük kısmı gezegenin çekirdeğinde gizlenmiş olabilir.
CNN