Hazine ve Maliye Bakanlığı, taksi sektöründeki vergi denetimini dijital ortama taşıyacak olan "Taksi Mali Cihazı" sistemini uygulamaya koyuyor. Getirilen yeni düzenlemeyle her yolculuğun sonunda otomatik olarak fiş oluşturulacak ve elde edilen veriler anlık şekilde Bakanlık sistemine aktarılacak.
Taksi sektörünü yakından ilgilendiren yeni vergi düzenlemesi çerçevesinde Hazine ve Maliye Bakanlığı, "Taksi Mali Cihazı" ile ilgili teknik kılavuzu kamuoyuyla paylaştı. Bu yeni sistemle birlikte taksilerde her yolculuğun ardından otomatik fiş düzenlenmesi sağlanacak ve söz konusu veriler eş zamanlı olarak Bakanlığa iletilecek.
Hayata geçirilecek uygulamayla birlikte taksiye binen her yolcu, yolculuğun sona ermesinin ardından otomatik olarak oluşturulan ve yüzde 20 KDV barındıran fişi teslim alacak. Sistem, taksimetreyle entegre biçimde çalışacak ve gerçekleştirilen her işlem dijital ortamda kayıt altına alınacak. Üretilecek cihazların mali hafıza, GPS modülü, güvenlik sertifikaları ve ödeme altyapıları gibi pek çok teknik donanıma sahip olması şart koşulacak.
Düzenleme gereği, ticari taksi faaliyetinde bulunan tüm vergi mükellefleri (basit usulde vergilendirilenler dahil) 1 Eylül 2026 tarihine kadar onaylı Taksi Mali Cihazını kullanmakla yükümlü olacak. Belirlenen bu tarihe kadar cihazı temin etmeyen taksiler faaliyetlerini sürdüremeyecek.
Yeni sistemde bunun yanı sıra taksi işletmecilerinin söz konusu cihazları yalnızca Bakanlık tarafından onaylanan üreticilerden temin etmeleri gerekecek. Yeni hizmete giren taksiler veya taksimetresi değiştirilen araçlar için ise 30 gün içinde sisteme geçiş yapılması zorunlu tutulacak.
Düzenleme kapsamında taksicilerin, cihazla entegre şekilde çalışan banka veya ödeme kuruluşlarıyla sözleşme imzalaması da zorunlu hale getiriliyor. Bu sayede yolcular kartla ödeme imkânına kavuşacak ve tüm işlemler otomatik olarak kayıt altına alınmış olacak.
Devreye alınacak yeni sistemle birlikte taksicilerin yüzde 20 oranındaki KDV'ye ek olarak gelir vergisi, stopaj ve geçici vergi gibi kalemler dahilinde toplam kazançlarının yüzde 40 ila 50'sine ulaşan bir vergi yüküyle karşı karşıya kalabileceği değerlendiriliyor.
Sektör temsilcileri ise artan maliyetler gerekçesiyle yüzde 1,5 düzeyinde sabit bir vergi oranı talep ediyor. Yükselen yakıt fiyatları, araç maliyetleri, bakım masrafları ve sigorta giderlerinin taksiciler üzerinde ağır bir yük oluşturduğu dile getiriliyor.
Sektörde karşılaşılan bir diğer önemli sorun ise korsan taşımacılık ve yasa dışı kiralama faaliyetleri. Korsan taksilerin giderek yaygınlaşması, resmi taksilerin gelirlerinde düşüşe yol açarken sunulan hizmetin kalitesini de olumsuz yönde etkiliyor.
Öte yandan taksi plakalarının yüksek kira getirisine karşın yeterli düzeyde vergilendirilmediğine yönelik eleştiriler de gündemdeki yerini koruyor. Plaka kiralama sisteminin vergi denetimi perspektifinden yeniden ele alınması gerektiği vurgulanıyor.
Getirilen yeni düzenlemeyle birlikte taksi şoförlerinin ve plaka sahiplerinin vergi mükellefiyeti bakımından daha belirgin sorumluluklar üstlenmesi öngörülüyor.
Bilhassa kiralama yoluyla faaliyet gösteren yapıda, vergi yükümlülüğünün taraflar arasında nasıl paylaştırılacağı konusundaki belirsizlikler dikkat çekmeye devam ediyor.
Uzmanlara göre yeni sistem, kayıt dışı ekonominin daraltılmasını amaçlasa da sektörün mevcut işleyiş yapısı nedeniyle uygulamada çeşitli uyum güçlükleriyle karşılaşılması olasılık dahilinde.
Haber Global