Anayasa Mahkemesi (AYM), vergi mükelleflerine yönelik elektronik tebligat konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki tanıyan kanun hükmünü iptal etti. Yüksek Mahkeme, söz konusu yetkinin sınırlarına dair temel ilkelerin belirlenmediğini ve düzenlemenin mahkemeye erişim hakkını kısıtladığını gerekçe gösterdi.
Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi, görülmekte olan bir dava kapsamında, 1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na 2010 yılında 6009 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle ilave edilen bazı hükümlerin Anayasa'ya aykırılığını öne sürerek AYM'ye itiraz yoluyla başvuruda bulundu.
İtiraz başvurusunda, söz konusu düzenlemenin, Hazine ve Maliye Bakanlığına elektronik ortamda gerçekleştirilecek tebliğle ilgili olarak tebliğe uygun elektronik adres kullanma zorunluluğu getirme, elektronik ortamda tebliğ yapılacak kişileri tespit etme ve elektronik tebliğe dair diğer usul ile esasları düzenleme yetkisi tanıdığı vurgulandı.
Bu durumun, vergi dairesi tarafından vergi kaydı resen terk ettirilen tüzel kişi mükelleflerin ticaret sicilinden silinene dek elektronik tebligat sisteminden ayrılamamasına ve her 5 günde bir elektronik tebligatı kontrol etme yükümlülüğüyle karşılaşmasına yol açtığı belirtildi. Ayrıca elektronik ortam üzerinden yapılan tebligata rağmen defter ve belgeleri incelemeye sunmayanların hürriyeti bağlayıcı cezayla yüz yüze kaldığı ifade edildi.
İtirazı değerlendiren AYM, ilgili Kanun'un 107/A maddesinin üçüncü fıkrasındaki "tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye" ibaresinin iptaline karar verdi.
Söz konusu karar, 9 ay sonra yürürlük kazanacak.
Kararın gerekçesinden
AYM'nin gerekçeli kararında, hak arama özgürlüğünün temel bileşenlerinden birinin mahkemeye erişim hakkı olduğu ve bireylerin yargı organları önünde dava açma haklarını kullanabilmesi gerektiği belirtildi.
İptali talep edilen düzenlemede, idari makamların ilgili kişilere tebligat gerçekleştireceği, tebligatla birlikte tebliğe konu işleme karşı hak düşürücü nitelikteki dava açma süresinin başlayacağı, bu sürenin aşılmasının ardından yargı mercileri nezdinde dava açma hakkının kaybedileceği aktarıldı.
Vergi mahkemelerinde bu sürenin 30 gün, ödeme emrine karşı açılacak davalarda ise 15 gün olduğu ifade edilen kararda, "Belirtilen sürelerden sonra açılan davalar süre aşımı gerekçesiyle reddedilmektedir. Bu nedenle mükelleflerin elektronik adres kullanmaya ve vergi idaresinin yapacağı tebligatları elektronik posta aracılığıyla kabul etmeye zorlanması ile elektronik posta adresine yapılan tebligata hukuki sonuç bağlanması, mahkemeye erişim hakkına sınırlama teşkil etmektedir." değerlendirmesinde bulunuldu.
Düzenlemenin, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirme ve elektronik ortamda tebliğ yapılacak kişileri ile elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirleme konularında Bakanlığa yetki tanındığını hüküm altına aldığı belirtilen kararda, bu yetkinin sınırlarına ilişkin temel ilkelerin düzenlenmediği vurgulandı.
Düzenlemenin bu yönüyle Anayasa'ya aykırılık taşıdığı tespit edilen kararda, "Temel ilke ve esaslar kanunla düzenlenmeksizin elektronik adres kullanma zorunluluğu getirme, elektronik ortamda tebliğ yapılacak kişileri ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirleme konularında idareye yetki tanınmasının, mahkemeye erişim hakkının kanunla sınırlanması ilkesiyle uyumlu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır." ifadelerine yer verildi.
AA