Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Konya'da bir otelde gerçekleştirilen Ulusal Hububat Konseyi-2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi'nde sektör temsilcilerine hitap etti. Bakan Yumaklı konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Hepimizin bir an evvel sona ermesini ve dünya genelinde yaşanmamasını arzu ettiğimiz savaş riski mevcut. İran-İsrail/Amerika savaşı, hepimizin yakından izlediği şekilde küresel enerji ve gübre maliyetlerinde ani olarak çok kritik bir meseleyi dünya gündemine ve üreticilerin gündemine taşıdı. Bunu söylemeden geçmem mümkün değil. Ne yazık ki Türkiye'nin gücünün hâlâ farkında olmayanlar bulunuyor. Bu devletin köklü kurumlarının varlığını, her türlü risk ve krize karşı hazır olduğunu hâlâ kabul edemeyenler var. Ne yazık ki en küçük bir olumsuzluğun sanki bu ülkenin gücünü yerle bir edecekmiş gibi algısını hem kendisi benimseyen hem de vatandaşa benimsetmeye çalışanlar bulunuyor. Değerli arkadaşlar, o gün de belirttik, şimdi bir kez daha tekrarlıyoruz. Daha ilk günden bu ülkede bir gübre krizinin söz konusu olmadığını ve olmayacağını ifade ettik. Üreticimiz gönül rahatlığıyla hareket etsin. Vatandaşımız içi rahat olsun. Sanayicimiz de endişeye kapılmasın. Tarımsal üretim girdileriyle ilgili, bilhassa temel girdiler başta olmak üzere tarımsal üretimimizi olumsuz etkileyecek hiçbir gelişmeye müsaade etmeyeceğiz. Bu bağlamda elbette çoklu tedarik stratejisinden tarımsal vizyon ve stratejimizin güncellenmesine, şoklara karşı tampon görevi üstlenecek çeşitli önlemlere dek her alanda hazırlıklıyız. Hangi tedbirleri hayata geçirdik? Bir kez daha hatırlatmak isterim. Gübre tedarikleri zaten mevcuttu. Stokları yakından izliyorduk. Dolayısıyla stoklarımızda herhangi bir sıkıntı yoktu, şu an da bulunmuyor. Arzı artırmaya yönelik önlemler aldık. Alternatif ülkelerden özellikle uygun fiyatlarla gübre getirilmesi amacıyla Ticaret Bakanlığımızla koordineli çalışarak gümrük vergilerini sıfıra düşürdük. Dün Resmi Gazete'de yayımlanan kararla bazı gübre türlerinde de gümrük vergilerini sıfıra indirdik. Değerli arkadaşlar bunlar, bugün alınan kararlar değildir elbette. Krizin seyrine ve gidişatına göre almış olduğumuz ya da alacağımız tedbirlerin aşama aşama devreye sokulmasıdır" dedi.
'GIDA ARZ GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDECEK BİR DURUM YOK'
Bakan Yumaklı, "İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübre çeşitleri mevcuttu. Yine sektörle istişare ederek, sektörle birlikte karar alarak ihracı mümkün olan gübrelerin tedbir amaçlı yurt içinde tutulmasını sağladık ve iç piyasada daha fazla kullanılabilmesinin önünü açtık. Antrepolarda transit ticaretle ilgili bekleyen gübreler bulunuyordu. Onların da yurt içinde değerlendirilmesine yönelik önlem aldık. Bunların tamamı arzı artırıcı tedbirlerdir. Nihayetinde de yaklaşık 10 yıldır yasaklı olan amonyum nitratın yeniden kullanılabilmesine ilişkin İçişleri Bakanlığımız dahil ilgili tüm kurumlarla birlikte kararı aldık ve uygulamaya koyduk. Şu anda 30 Mayıs'a kadar süreci takip edeceğiz. Ancak gördüğümüz kadarıyla herhangi bir sorun bulunmuyor. Bu süreyi uzatmaya yönelik yeni bir karar alma aşamasındayız. Bir kez daha vurgulamak istiyorum. Hamdolsun ülkemizde gıda arz güvenliğini tehdit edecek herhangi bir problem mevcut değildir" diye konuştu.
YERLİ TOHUMA 2,8 TRİLYON LİRALIK DESTEK
Bakan Yumaklı, tarım sektöründe kullanılan tohumların yerli üretim olduğuna dikkat çekerek, "Bu ülkede kullanılan tohumların yüzde 96'sı kendi topraklarımızda üretilmektedir. Millileştirme çalışmalarımız bir yandan tüm hızıyla sürmektedir. Bunu da özellikle belirtmek isterim. Son 23 yılda üreticilerimizi bu alanda teşvik etmek amacıyla güncel rakamlarla 2,8 trilyon liralık destek ödemesi gerçekleştirildi" dedi.
TARIM SİGORTASINDA 65 MİLYAR LİRA TAZMİNAT ÖDENDİ
Tarım Sigortaları Havuzu'na (TARSİM) ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Yumaklı, "TARSİM meselesi; iklim değişikliği diyoruz, yeni normal diyoruz. Dış etkenlere açık bir sektör tarım sektörü. Oluşabilecek sorunları belki tamamen ortadan kaldıramazsınız, özellikle iklim değişikliği bağlamında açık alanda yapılan tarım için. Fakat sigorta sistemiyle emeğinizi güvence altına alabilirsiniz. 2006 yılından bugüne güncel rakamlarla toplam 65 milyar lira tazminat ödemesi yapıldı" diye konuştu.
'ALTYAPIMIZ SAĞLAM'
Geçen yıl kuraklık ve zirai don olayları nedeniyle tarım ürünlerinde düşüş yaşandığını ancak bu yıl rekor beklentisi taşıdığını aktaran Bakan Yumaklı, "Geçtiğimiz sene hepinizin bildiği üzere ciddi bir kuraklık ve eş zamanlı olarak zirai don hadisesiyle karşılaştık. Yaşanan düşüş pek çoğumuzu belki tedirgin etti. Ama şunu altını çizerek ve tüm samimiyetimle bir kez daha ifade etmek istiyorum. Altyapımız güçlü. Bu yıl yağışları hepimiz çok yakından izliyoruz. Herhalde Türkiye'de yağışların bu denli yakından takip edildiği başka bir dönem yaşanmamıştır. Hepimiz memnunuz. Herhangi bir olumsuzluk yaşanmazsa inşallah geçen yıl kaybettiğimizi kat be kat telafi edeceğiz. Emek ve gayret nihayetinde katma değerli bir sonuca dönüşmüş olacak, bir rekor kıracağımıza da inanıyorum" dedi.
'DEVLETİMİZİN KADİM KURUMLARI VAR'
Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin olası bir rekor hasat dönemine hazır olduğunu belirterek, "Toprak Mahsulleri Ofisimiz hazır. O rekor kırdığımız dönemde de dile getirdik. Devletimizin köklü kurumları var. Toprak Mahsulleri Ofisi de bunlardan birisi. Hiçbir şekilde üreticilerimizin sıkıntı yaşayacağı herhangi bir duruma müsaade etmeyeceğiz. Bir husus daha; alım fiyatlarında üreticilerimizi koruyacağız. Tüketicimizi gözetecek bir çalışmayı bütüncül bir yaklaşımla hayata geçireceğiz. Bundan hiç kimse şüphe duymasın" diye konuştu.
İŞLENMEYEN ARAZİLERİN YÜZDE 65'İ İŞLENDİ
Bakan Yumaklı, işlenmeyen arazilerle ilgili şu açıklamaları yaptı:
"İşlenmeyen araziler meselesi. Bu sürecin ilk dönemini geride bıraktık. Hatırlarsınız; son derece mantık dışı yorumlar yapılmıştı bu konuyla ilgili. Devlet arazilerinize el koyacak, bir başkasına şöyle yapacak, böyle yapacak. Bunların hiçbirisinin gerçeği yansıtmadığı uygulamayla ortaya konuldu. Bu uygulamadaki hedefimiz devletin arazileri alıp kiraya vermesi değildi. O arazilerin boş kalmasını önledik veya önlemeye gayret gösterdik. Şunu söyledik; iki yıl üst üste işlemiyorsanız, bu milli bir servettir, devlet eliyle bunu biz üretime kazandıralım. Bir sonucu burada sizlerle paylaşmak istiyorum. Biz bu uygulamayı kamuoyuyla paylaştıktan sonra, iki yıl üst üste ekilmeyen arazilerin bakanlığımızca belirlenen koşullar çerçevesinde üretime kazandırılacağını öğrendikten sonra tespit ettiğimiz arazilerin yüzde 65'i sahipleri tarafından ya bizzat işlendi ya da işletildi" dedi.
DHA