Avustralyalı bilim insanları tarafından yapılan yeni bir araştırma, şizofrenideki seslerin beynin kendi iç sesini tanıma yeteneğindeki bozulma ile ilişkili olabileceğine dair en açık kanıtları sundu.
Beynin iç düşüncelerinin yanlışlıkla beynin dışından gelen sesler olarak algılanacağı ileri sürülüyor.
Araştırma, şizofreninin biyolojik belirteçlerini tespit etmek için olası bir yolu vurguluyor. Bu, özellikle önemlidir çünkü şu anda bu durumu kesin olarak belirleyebilecek kan testleri, beyin taramaları veya biyobelirteçler yoktur.
İç konuşma düşünceler, hareketler ve planlar hakkında yorum yapan başımızdaki bir sestir.
Bilim insanlarına göre, birçok insan bu iç diyalogla düzenli olarak karşılaşır, çoğu zaman bunun farkında bile olmaz.
Araştırmaçılardan biri, "Araştırmamız gösteriyor ki, konuşurken - hatta zihinsel olarak bile - beynin dış dünyadan gelen sesleri işleyen kısmı daha az aktifleşir. Bu, beynin kendi sesimizin sesini öngörmesi nedeniyle gerçekleşir. Ancak sesleri duyan insanlar için bu öngörü işe yaramıyor ve beyin sanki ses başkasından geliyormuş gibi tepki veriyor" diye belirtti.
Bilim insanları bu sonuçların şizofrenide işitsel halüsinasyonların iç sesi dış ses olarak algılamaktan kaynaklanabileceği teorisini desteklediğini vurguladı. Onlar elektroensefalografiden yararlanarak, beynin iç konuşmaya dış seslere verdiği gibi aynı şekilde tepki verdiğini belirlediler. Ancak sesleri duyan insanlarda beyin iç sesi dış ses olarak algılayarak yüksek aktivite gösteriyor.
Araştırma sırasında beyin, dış seslerle uyumlu iç konuşmaya daha güçlü tepki verdi. Bu, halüsinasyonları olan insanlarda beynin öngörme mekanizmasının bozulabileceğini gösteriyor. Sonuçlar, şizofrenili insanların düşüncelerini dış sesler olarak algılayabileceğini doğruladı. Bilim insanları bu yöntemin psikozun gelişimini öngörmeye yardımcı olabileceğini ve daha erken tedaviye imkan yarattığını düşünüyorlar.
Science Daily