Demir eksikliği ergenlikte, hamilelikte, doğumdan sonra ve yaşlılıkta depresyon riskini artırıyor.
Bu konuda Frontiers in Nutrition dergisinde yayımlanan araştırmada bilgi verildi.
Cevahirlal Nehru Tıp Eğitim ve Araştırma Enstitüsü bilim insanları tarafından yapılan araştırma sonucunda, demirin sadece oksijen taşınması için değil, beyin fonksiyonları için de hayati önem taşıdığı sonucuna varıldı. Demir serotonin ve dopamin sentezinde yer alıyor, nöronların koruyucu örtüsü olan miyelin oluşumunu destekliyor ve sinir sisteminin güçlenmesini sağlıyor.
Araştırmacılar, demir eksikliği olan insanlarda depresif belirtilerin daha fazla gözlemlendiğini bildiriyor. İlginç olan şu ki, depresyon klinik anemi olmadan da ortaya çıkabiliyor. Ergenlerde ve kadınlarda perinatal dönemde düşük demir seviyesi beyin yapılarında değişikliklerle ilişkilidir ve depresyon riskini artırıyor. Hamilelik ve doğum sonrası demir eksikliği riski artıyor, yaşlılıkta ise depresyona ek olarak bilişsel zayıflamaya neden olabiliyor.
Bilim insanları, demir eksikliğinin depresyonun tek nedeni olmadığını, ancak diğer biyolojik ve psikososyal faktörlerin etkisini güçlendirdiğini belirtiyor.
Daha önce beynin belirli bir yaştan itibaren yaşlanmaya başladığı düşünülüyordu, ama şimdi bu sürecin bireysel faktörlere ve beslenmeye bağlı olduğunu biliyoruz.