İstanbul'da hava kalitesini bozan en önemli etkenin trafik olduğu açıklandı. İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Kuzu, bu durumu şehir genelinde sürekli ve mevsim farkı gözetmeksizin etkili olmasına bağladı.
Oxu.Az'ın Haber Global'dan aktardığı habere göre, trafik yoğunluğu ve araç sayısındaki artışın egzoz emisyonlarını artırdığına dikkat çekti.
Prof. Dr. Kuzu, özellikle dizel araçların azot oksitler ve partikül madde açısından daha yüksek çevresel etkileri olduğunu vurguladı ve bu araçlar için emisyon kontrol sistemlerinin düzenli bakımının önemine değindi. Ayrıca, araçlardan kaynaklanan partikül emisyonlarının yalnızca yarısının egzoz kaynaklı olduğunu, kalan kısmının lastik, fren ve yol aşınması gibi nedenlerle atmosfere karıştığını belirtti.
Covid kapanma dönemlerinde yapılan ölçümler, hava kalitesine en büyük katkının trafikten geldiğini göstermektedir. Ayrıca, elektrikli mikromobilite çözümlerinin hava kalitesini iyileştirme potansiyeline sahip olduğunu ve altyapı ile ekonomik teşviklerin bu çözümleri destekleyeceğini belirtti.
İstanbul'un hava kalitesinde meteoroloji ve topoğrafyanın da önemli rol oynadığını anlatan Kuzu, inversiyon olayları nedeniyle hava kirleticilerinin dikey dağılımının zorluklar yarattığını ve bölgeye göre hava kalitesinin farklılık gösterdiğini sözlerine ekledi. Özellikle Göztepe ve Esenyurt gibi çukurlu ve topoğrafik açıdan riskli bölgelerde hava kalitesinin daha düşük olduğunu ifade etti.
Son olarak, hava kalitesini artırmak için trafik düzenlemeleri, elektrikli araç teşvikleri ve yapılaşmada alınacak önlemler gibi adımların önemine vurgu yaptı. Toplum sağlığı ve ekonomik verimlilik açısından temiz havanın vazgeçilmez olduğunu belirtti.