Bolu'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınına ilişkin aralarında otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 19'u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın duruşması devam ediyor.
Oxu.Az'ın İHA'dan aktardığı habere göre, savunması alınan 8. sanık İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli oldu. Sanık Köstereli, "Bizim yaptığımız tüm işler vali beyin bilgisi dahilinde. Yaptığım tüm işlerden ve bağlı birimlerin faaliyetlerinden Valiliğin mutlaka haberi olmuştur. Yapılan toplantılarda alınan kararları rapor halinde Valilik makamına sunarız. Tamamen şahsıma atfedilemeyecek bir işlem nedeniyle tutukluyum. Ailemden, çocuklarımdan 5,5 aydır ayrı kaldım. Yaşı ilerlemiş olan anne ve babamın gözleri yaşlı. Hayatım boyunca hukuka uygun hareket etmeye çalıştım. Hiçbir kastım, hatam, ihmalkarlığım olmamasına rağmen tutuklu bulunmamın hem insani hem de hukuki açıdan değerlendirilmesini talep ediyorum. Tahliyemi talep ediyorum" dedi.
Denetimlere gidilen yerlerin neresi olduğunu birebir bilmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Köstereli, "Ben, düzenli olarak yapılan toplantılarda arkadaşlarıma "Ne yaptınız? Hangi çalışmaları yürüttünüz?" diye sorarım. Onlar da genel olarak nerelere gittiklerini ve hangi işlemleri yaptıklarını söylerler. Ancak bu denetimlerin içeriği ve detaylarına doğrudan hakim değilim" diye konuştu.
Turizm işletme belgesi verilen tesislerde denetleme yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığı"na ait olduğunu vurgulayan Köstereli, şunları söyledi:
"Bu tür tesislerin denetlenmesi yerel idarelerin değil, doğrudan bakanlığın görev ve sorumluluğundadır. 2021 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, ilgili otelin Turizm İşletme Belgesi'nin yenilendiğini belirten bir yazı gönderdi. Aynı yazıda tarafımıza bu tesisin ruhsat durumu açısından herhangi bir sorun olup olmadığının bildirilmesi talep edildi. Ancak söz konusu yazı, yalnızca bir bilgilendirme niteliğindeydi; herhangi bir denetim talebi ya da zorunluluğu içermemekteydi. Buna rağmen yangın olayının ardından Bakanlık bu evraka neden cevap verilmediğini gerekçe göstererek araştırma başlatmıştır. Madem bu evrak bu kadar önemliydi neden 4 yıl boyunca hiçbir işlem yapılmadı? Eğer bu olay 10 yıl sonra yaşansaydı, Bakanlık o zaman mı bu evrakı gündeme getirecekti" şeklinde konuştu.
Köstereli, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirterek, tahliyesini talep etti.
Bolu'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınına ilişkin aralarında otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 19'u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın duruşması yaklaşık 11 saattir devam ediyor.
Oxu.Az'ın İHA'dan aktardığı habere göre, dördüncü aranın ardından TSI 21.00 sıralarında yeniden başlayan duruşmada savunması alınan yedinci sanık İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal oldu.
Sanık Bünyamin Bal, "Öncelikle belirtmek isterim ki, hakkımdaki suçlamanın ne olduğunu hala bilmiyorum. Vallahi 5 aydır düşünüyorum ancak neyi eksik yaptım, neyi ihmal ettim, hangi görevimi yerine getirmedim bir türlü çözemedim. Bana bağlı 8 müdürlük bulunmaktadır. Bu müdürlüklerin tamamının iş ve işlemlerini birebir bilmem mümkün değildir. Her şube, kendi görev tanımı ve mevzuatı çerçevesinde işlem yapar ve sorumlulukları da kendilerine aittir" dedi.
"Ben yalnızca asli görev tanımım çerçevesinde bana verilen işleri yerine getirdim"
Otelin Turizm İşletme Belgesi'ne tabi olup olmadığına yalnızca Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın karar verebileceğini söyleyen Bal, savunmasını şöyle sürdürdü:
"Yönetmeliğin ilgili maddesi açık ve kesindir, bu konuda herhangi bir yorum ya da tereddüte yer yoktur. Yetki tamamen Bakanlıktadır. Söz konusu işletme, 2025 yılına kadar toplam 18 yıl faaliyet göstermiştir. Ancak yalnızca 2021 ve 2024 yıllarında iki kez "olur" belgesi alınmıştır. Bu da 16 yıl boyunca herhangi bir resmi işlem yapılmaksızın faaliyetin sürdüğünü açıkça göstermektedir. Bu kadar açık bir tablo karşısında, şahsımın sorumluluğunun bulunmadığı ortadadır. Yangının yaşandığı otelle ilgili hiçbir imzam yoktur. Ruhsat ya da denetimle ilgili olarak şahsıma yöneltilmiş bir yazı, talep veya evrak sunulmamıştır. Amirlerimden ya da üst makamlar tarafından tarafıma iletilmiş herhangi bir resmi evrak veya bildirim de söz konusu değildir. Ben yalnızca asli görev tanımım çerçevesinde, bana verilen işleri yerine getirdim. Bunun dışında, bu olayla ilgili ne idari ne de hukuki sorumluluğum mevcuttur. Sonuç olarak, dosyada hakkımda bir delil, yazılı belge ya da somut bir tespit bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle, tahliyemi talep ediyorum."
Bolu'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davada Kartal A.Ş. çalışanı Bayram U., yangına müdahale amacıyla elektrik, gaz ve mazot tankı vanalarını kapattığını söyledi. Bayram U., "Çok yorgundum, nefes alamıyordum. İnsanlara yardım etmeye çalıştım. Dumanlar ve alevler dışarıya geliyordu. Orası çok kalabalıktı. Bana kapatmam talimatını verenin itfaiye olduğunu hatırlıyorum. Sivil hiç kimseden talimat almadım" dedi.
Oxu.Az'ın İHA'dan aktardığı habere göre, Grand Kartal Otel yangınına ilişkin aralarında otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 19'u tutuklu 32 sanığın yargılandığı dava, verilen 3. aranın ardından yeniden başladı. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda özel olarak oluşturulan salonda görülen duruşmaya, salonun havalandırılması amacıyla 15 dakika ara verilmişti. Ara sırasında salonda bulunan acılı ailelerden bazıları sanıklara, "Her şeyimizi elimizden aldınız, çocuklarımızı öldürdünüz. Hepiniz ölün inşallah" diyerek tepki gösterdi. Bu esnada bir müşteki fenalık geçirdi. Fenalaşan vatandaşa, salonda hazır bekleyen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahale yapıldı. Ardından duruşma yeniden başladı ve taraflar salona alındı.
Bir önceki oturumda Gazelle Otel Genel Müdürü Ahmet Demir, FQC Global Sertifikasyon A.Ş. çalışanı Aleyna Beşinci ve ardından şirketin yetkilisi Ali Ağaoğlu'nun savunmaları dinlenmişti. Bu oturumda ise Kartal A.Ş. çalışanı Bayram U'nin ifadesi alındı.
1992 yılında Kartal A.Ş.'de işe başladığını söyleyen Bayram U., "Benim patronum aslen Mazhar Murtezaoğlu'dur. Öyle de devam etti. Ben Kartal A.Ş'den başka şirkette çalışmadım. Telesiyejlerin bakımı ve arızalarla ilgileniyorum. Yurt dışından bakım ve servisleri oluyor. Yaz aylarında yurt dışından gelen arkadaşlarla bakımlarını yapıp, kış sezonuna hazır hale getiriyorum" dedi.
Teleferik hatlarının kontrollerini yaparak müşterilere sunduğunu anlatan Bayram U., "Ben Kartal A.Ş.'nin elemanıyım. Benim iş kaydım Kartal A.Ş.'dir. Kartal A.Ş.'nin otellerle ilgili sorumluluğu yoktur. Arazide bulunan teleferik hatlarının bakım, çalıştırma hizmetini verir. Bende sabahtan akşama kadar bu işlerin başında dururum. Grand Kartal'ın elektrikçileriyle çalışmıyorum" diye konuştu.
Grand Kartal'ın çalışanı olmadığı için otel yetkililerinin kendisine talimat vermediğini ifade eden Bayram U., "Grand Kartal'ın hiçbir elektrik işlerinde ben yokum. Buradaki işlerin nasıl ve ne sıklıkla kimler tarafından yapıldığını bilmiyorum. Yanlarında bulunmadım" şeklinde konuştu.
Yangın sırasında nerede olduğuna ilişkin soruya Bayram U., şöyle yanıt verdi:
"Yangın sırasında otelin garaj kısmında bulunan odamdaydım. Yangın gecesi bağrışmaları duydum. Bağrışmalara uyandım. Ondan sonra "Otel yanıyor, mutfak yanıyor" gibi sesler duymaya başladım. Grand Kartal Otel'de yangına müdahale ekibi kurulup kurulmadığını bilmiyorum. Ben uyandığımda yangın başlamış, her yerde duman içindeydi. Yangın alarm sesi duymadım. Otelde yangın tatbikatı yapılıp yapılmadığını da bilmiyorum. İş güvenliği uzmanı olup olmadığını da bilmiyorum."
Mahkeme başkanının "Yangın sırasında ana elektrik şalterini sen mi indirdin?" sorusu üzerine sanık şu cevabı verdi:
"Yangın esnasında ne olduğunu anlamak için odamın bir üst katında bulunan mutfağa girmeye çalıştım ama yangın çok şiddetliydi, yoğun duman vardı. Dumandan etkilendim, dışarıya çıkmak istedim ve merdivenlerden düştüm. Oradan garaja geçtim. Garaja geçtiğim yerde mazot tankını gördüm. Mazot tankının vanasını emniyetli olması amacıyla kapattım. Odamdan da eşofman, atlet ve ayakkabıyla çıktım. Ne olduğunu bilemedim. Daha sonra dışarıya çıkarken, karlı ve buzlu olması sebebiyle tekrar düştüm. Ardından otelin önünde büyük bir kalabalık vardı. Bu kalabalığın içinden geçip, gaz vanasını da kapattım, çünkü yangın çok büyüktü. AFAD ve itfaiye ekipleri geldi. Ekipler otele müdahale ediyorlardı, elektriklerin kesilmesini istediler. Ben de yanımdaki Murat arkadaşımızı jeneratörü kapatmaya gönderdim. Alevleri daha da hızlandıracaktı. O yüzden onu gönderdim, kendim de gaz vanalarını kapattıktan sonra elektriği kapattım."
Ardından müşteki avukatı, söz alarak sanığa çeşitli sorular sordu. Avukat, "Uyarı sistemleri bu sebeple çalışmıyor olabilir. Konuyla ilgili Hüseyin Özer isimli olay günü Grand Kartal'da bulunmayan ama oranın elektriğinden sorumlu olduğu belirtilen kişinin dediğine göre, siz kapatmışsınız, Bayram U. ve Murat D. Bilirkişi raporunun 43. sayfasında şöyle deniliyor: "Otoparklardan alınan kayıtlarda, bağlantı bölgesinin kullanarak yan otelden gelen bir kişinin, sol tarafta bulunan elektrik panosunun olduğu bölgeye gittiği görülmektedir. İfadelerden anlaşıldığı üzere görüntülerde olan kişi, resmi olarak Kartal A.Ş. personeli olan ancak Grand Kartal elektrikçileriyle telesiyejlerde ve diğer alanlarda ortak çalışan Bayram U. adlı elektrik teknisyenidir." Onun devamında ise yazılı beyanda kendisine verilen direktif doğrultusunda tedbir olarak mutfak cihazlarının bağlı olduğu panodaki elektrikleri kapattığını beyan etmiştir. Doğru mu? Neden sadece mutfağı kapattınız?" sorusunu yöneltti.
Sanık, bu soruya "Mutfakta çok büyük yangın vardı" yanıtını verdi. Aynı avukat, "Elektriği kesince yangın uyarı sisteminin çalışmayacağını düşündünüz mü?" diye sordu. Bayram U. ise, "Yangın uyarı sistemleri elektrik hattı üzerinden çalışmaz, kendi akışı üzerinden beslenir" cevabını verdi.
Başka bir avukat, "Evet, dumanlardan çok yoğun şekilde etkilendiniz. Neredeyse yolunuzu kaybettiniz, evet. Bu sırada ne yaptınız? Şu anda meslektaşlarımın sorduğu soruyla üç büyük işlem yaptığınızı anlıyorum. Kaç vanayı kapattınız?" sorusunu yöneltti.
Sanık ise bu soruyu şöyle cevapladı:
"Mazot vanasını kapattım. Dışarıya koşarken tekrar düştüm. Üzerimde hiçbir şey yoktu. Sonra yukarıya çıktım ve otelin önündeki gaz vanalarını kapattım. Çok yorgundum, nefes alamıyordum. İnsanlara yardım etmeye çalıştım. Dumanlar ve alevler dışarıya geliyordu. Orası çok kalabalıktı. Bana kapatmam talimatını verenin itfaiye olduğunu hatırlıyorum. Sivil hiç kimseden talimat almadım. İtfaiyeye de yardım etmeye çalışıyorduk."
Bir diğer sanık teknik personel Tahsin P. ise elim olayın acısını yaşadığını ifade ederek, Gazze Otel'in çalışanı olduğunu ve Grand Kartal Otel'in sorumluluk alanı olmadığını söyledi. Grand Kartal'a 3 kez müdürünün isteği üzerine gittiğini ifade eden Tahsin P., "Hüseyin Özer ile Bayram U., Grand Kartal Otel'den sorumluydu" dedi.
Yangın sırasında otelde olmadığını dile getiren Tahsin P., suçlamaları kabul etmediğini aktardı.
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangına ilişkin 78 kez "olası kastla öldürme", "olası kastla kasten yaralama" suçlarından toplam 1998'er yıla kadar hapis cezası istenen 13 sanık ile "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası talep edilen 19 sanık, bugün Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkacak.
Oxu.Az'ın Anadolu Ajansı'dan aktardığı habere göre, müştekiler ile taraf avukatlarının da ilk duruşmada hazır bulunacağı, 210 müşteki ve 32 sanığın yer aldığı dosya kapsamı göz önüne alınarak duruşma için 14 günlük süre ayrıldı.
Taraf sayısının fazlalığından adliyedeki duruşma salonlarının kapasitesi yetersiz kalacağı için Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Spor Salonu, 700 kişilik duruşma salonuna dönüştürüldü.
İç ve dış cepheleri boyatılan salona güvenlik kameraları yerleştirildi. Salondaki aydınlatma sistemi tamamen değiştirildi, elektrik altyapısı yenilenerek jeneratör sistemine bağlandı, UPS bağlantısı yapıldı.
Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğünce Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) altyapısı kurulan salonda, akustiğin sağlanabilmesi amacıyla zemin tamamen halıyla kaplandı. Son teknoloji ses sistemi oluşturulan salona UYAP bağlantısı için internet hattı çekildi.
Hapis istemleri
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 98 sayfalık iddianamede, otel sahipleri, şirket yönetim kurulu üyeleri ve yöneticileri Halit Ergül, Emine Mürtezaoğlu Ergül, Ceyda Hacıbekiroğlu, Elif Aras, Emir Aras, Zeki Yılmaz, Ahmet Demir, Kadir Özdemir, Cemal Özer, Mehmet Salun ile Bolu Belediyesi Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar hakkında 78 kez "olası kastla öldürme" ile "olası kastla kasten yaralama" suçlarından toplam 1998'er yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Otelin teknik görevlileri Tahsin Pekcan, Hüseyin Özer ve Bayram Ütkü, mutfak personeli Reşat Bölük, Enver Öztürk ve Faysal Yaver, iş güvenliği uzmanları Kübra Demir ile Ece Kayacan, resepsiyon görevlisi Yiğithan Burak Çetin, Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilileri İbrahim Polat ile İsmail Karagöz, FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ile çalışanı Aleyna Beşinci, LPG tesisatı bakım görevlileri Doğan Aydın ve Muharrem Şen, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan ile eski İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel'in de "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapsi talep ediliyor.
İddianamede, olay gecesi otel mutfağında dört personelin sabah kahvaltısı hazırlamak için çalıştıkları, yangının ilk olarak 03.24'te fark edildiği, fark eden personelin diğer personele haber verdiği, 03.26'da jandarmanın, 03.27'de de 112 Acil Çağrı Merkezi'nin arandığı tespitine yer verildi.
Yangının otelin dördüncü katında bulunan restoranda bulunan "grill plate" isimli elektrikli ızgaradan çıkan küçük parlama ve iç haznenin alev almasıyla saat 03.17'de başladığı anlatılan iddianamede, alevlerin 03.24'te "grill plate" haznesinden yakınında bulanan çöp kovasına ve oradan da LPG sağlanan hortuma sıçradığı, alevlerin hortumu eriterek LPG gazını yakmasıyla aşırı hızlanan yangının 03.26'da "kontrol edilebilir sınırların üstüne çıktığı" ve alev renginin de mavileşmeye başladığı aktarıldı.
İddianamede, tavanda kullanılan vernikli OSB ve ahşap dekorasyonda hızla gazlaşmaya, gazlaşmanın da aşırı dumanlanma ve hızla yanmaya sebebiyet verdiği bilgisi paylaşılarak, mutfak personelinin kaçış için kullandıkları kapalı otoparka açılan kapıyı açık bırakmalarının da yanmayı hızlandırdığı, merdiven ve asansör yapılarının yetersiz ve hatalı olması, gaz tahliyesi sisteminin bulunmaması nedeniyle yanıcı ve zehirli gazların hızla otelin üst katlarına yükselmesinin tüm koridorların zehirli duman ve yanıcı gazlarla dolmasına neden olduğu kaydedildi.
Otelde, acil durumun haber verilmesi için otomatik canlı ses mesajları yayınlanarak binadaki kişilerin haberdar edilmesini sağlayacak acil durum anons sisteminin bulunmadığına değinilen iddianamede, yangın algılama ve uyarı sistemlerinin gerektiği şekilde çalışmadığı, personele yangın ve acil durum eğitimi verilmediği, yangın tatbikatı yaptırılmadığı, olay anında gereken müdahalelerin yapılamadığı ifade edildi.
İddianamede, otelin kaçış merdiveninin, merdiven ve tahliye kapılarının gereken özellikleri taşımaması, yağmurlama sisteminin bulunmaması, yangında ortaya çıkan gazların merdiven ve asansörü baca olarak kullanıp üst katlara hızla ulaşması, merdivenlerde doğal veya mekanik yolla duman tahliyesini sağlayan bir sistem bulunmaması, merdivenlerde acil durum aydınlatma düzeneğinin olmaması, yangın kaçış levhaları ve kaçış yönlendirmelerinin bulunmaması, otelde kalanlara alternatif çıkış imkanının sağlanmaması nedeniyle kendi imkanlarıyla yangından haberi olan müşterilerin tahliyelerinin güvenli, hızlı ve gerektiği gibi yapılamadığı anlatıldı.
Yasal mevzuat kapsamında sorumluluğun, bina sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri Halit Ergül, eşi Emine Murtezaoğlu Ergül, kızları Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu ile fiili yasal yöneticiler Emir Aras, Zeki Yılmaz, Ahmet Demir, şirketi temsile yetkili Kadir Özdemir ve talimatıyla hareket eden Cemal Özer ile Mehmet Salun'da olduğu belirtilen iddianamede, şüphelilerin dahil olduğu yönetim ve karar alma süreçleri kapsamında gerekli teknik altyapıyı oluşturmadıklarına işaret edildi.