İstanbul'da yenidoğan bebekleri kendi anlaşmalı hastanelerine sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmalleri sonucu bebeklerin ölümlerine neden oldukları iddia edilen "Yenidoğan Çetesi" davasının 7'nci duruşması 23 Aralık'ta görüldü. Kamuoyunun yakından takip ettiği davanın devamı 24 Aralık saat 10.00'da gerçekleşecek.
Oxu.Az'ın Anadolu Ajansı'ndan aktardığı habere göre, İstanbul'da acil durumdaki bebek hastaları önceden anlaşma sağladıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk ederek ölümlerine neden oldukları ve bu yolla haksız kazanç elde ettikleri öne sürülen 13'ü tutuklu toplam 63 sanığın yargılandığı kritik dava yarına ertelendi.
Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesince, adliyenin konferans salonunda gerçekleştirilen duruşmada, birleşen iddianameler kapsamında bazı sanıkların detaylı savunmaları dinlendi.
Birleşen dosya kapsamında SEGBİS sistemi üzerinden savunma yapan sanık İbrahim Oktay, olaylarda herhangi bir kusurunun bulunmadığını iddia etti.
Tutuklu sanıklardan Şeyhmus Çelik ise savunmasında kamuyu zarara uğratmadığını ve suç örgütü üyeliğinin söz konusu olmadığını vurgulayarak, e-imzalı kaşesini yalnızca acil gelen hastalar için hastanede bıraktığını ifade etti.
Doktor sanıklardan Hilda Keykubad ise savunmasında, gün içinde serviste veya yenidoğan ünitesinde yatan hastaların durumlarıyla ilgili hasta yakınlarına detaylı bilgiler verdiğini ve hastaların tedavileriyle bizzat ilgilendiğini ayrıntılı şekilde anlattı.
İşi ve çocuğu dışında başka bir yaşamı olmadığını özellikle belirten Keykubad, şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
"10 yıldan beri hastanede canla başla çalışırım. Ben hayatımı hastalarıma ve çocuğuma adadım. Çok yoğun çalıştığım için evimi çocuğumu ihmal ettim ama hastalarımı asla ihmal etmedim, etmem de. Bunlardan hiçbir zaman şikayet etmedim. Yapım gereği asosyal bir insanım. Hayatım boyunca ne adliye ne karakol gördüm. Şimdi bebek ölümünün ihmaliyle yargılanıyorum ve çok canım yanıyor. Burada olmaktan hicap duyuyorum, utanıyorum. Bu zamana kadar birçok riskli hasta tedavi edip şifayla eve yolladım. 2006 yılında şifayla taburcu ettiğim bir hasta, erken doğdu, hatta basında 'Parmak bebek hayata tutundu' diye haberlere bile konu oldu. Günlerce başında bekledim. O bebeği şifayla taburcu ettim hala da takiplerini yaparım. Suçsuzluğum ortaya çıksın istiyorum, aileme ve işime geri dönmek istiyorum, adaletinize güveniyorum. Hastaneden 20 bin lira almamın sebebi hastaneyle yarı zamanlı olarak anlaştım. Yani aldığım o ücret bundan dolayıdır."
Mahkeme heyeti, tüm sanıkların savunmalarının eksiksiz alınması amacıyla duruşmayı 24 Aralık saat 10.00'a erteleme kararı verdi.
