Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan arasında Abu Dabi'de gerçekleşen görüşme, Ermenistan-Azerbaycan ilişkileri tarihinde en önemli diplomatik adımlardan biri olarak hatırlanacak. Bu, sadece iki liderin temas kurması değil, aynı zamanda barış anlaşmasına doğru ülkelerin kendi iradesiyle başlattığı, aracısız, şartları belirlenmiş ikili sürecin yeni aşamasıdır.

Sürecin temel özelliği - aracısız ve karşılıklı siyasi irade
Bu kez görüşme hiçbir uluslararası formatın - ne Brüksel'in, ne Moskova'nın, ne de Washington'un şemsiyesi altında gerçekleşmedi. Bu, tamamen ikili bir süreçtir. Düzenlenen görüşme, aracısız müzakerelerin pratik modeline dönüştü ve bu modelin gelecekte bölgede barışın ana platformu olacağı açıktır. Görüşmenin Birleşik Arap Emirlikleri'nde yapılması da tesadüf değil. Bu ülke dengeli ve tarafsız bir konuma sahiptir. Bu nedenle Azerbaycan bu mekanı boşuna seçmedi, burada aracı veya taraf yok, BAE sadece görüşme için ortam sağlayan dost ülke işlevini yerine getiriyor.
Barışa giden yolun temel aşaması
Abu Dabi görüşmesi, müzakere sürecinde barış anlaşmasına giden yolun önemli bir aşamasıdır. Burada tartışılan konular - sınırların belirlenmesi, siyasi taahhütler ve en önemlisi Zengezur koridorunun açılması barışın somut hatlarını belirliyor. Resmi Bakü defalarca açıkça beyan etti ki, Zengezur koridoru bölgenin entegrasyonu ve jeoekonomik geleceği için önemli bir unsurdur. Bu konu artık Ermenistan tarafından da ciddi bir tartışma konusu olarak kabul edilmiştir.

Müzakerelerin formatının özü: Azerbaycan'ın liderliği
Tüm bu süreç Azerbaycan'ın net ve ilkeli tutumu sayesinde mümkün olmuştur. Bakü ısrarla üçüncü tarafların katılımına gerek olmadığını, çünkü sorun varsa, bunun yalnızca iki devlet arasında çözülmesi gerektiğini belirtiyor. Ermenistan da artık bu mantıklı yaklaşımı kabul etmeye başlamış ve Azerbaycan'ın barış konseptini temel olarak tanımaktadır. Daha önce birçok uluslararası platformda barış girişimlerini bozmaya çalışan güçler bu kez oyun dışı durumdadır. Erivan da bölgede istikrar ve gelişmenin yalnızca Bakü ile doğrudan ve yapıcı görüşmelerden geçtiğini anlıyor.
Bölgede İstikrar ve Barış: Dış Provokasyonlara Karşı Ortak Tavır
Bu görüş sırasında açıkça ortaya çıktı ki, her iki taraf da bölgede barışa karşı çalışan güçlerin kim olduğunu iyi biliyor. Ermenistan yönetimi artık bölgedeki siyasi gerçekleri net şekilde görüyor ve provokasyonlara değil, akılcı siyasi tercihlere öncelik vermek zorunda. Azerbaycan'ın diplomatik üstünlüğü ise sadece savaş meydanında değil, diplomatik masada da oyunun kurallarını kendisinin belirlemesindedir ve bu kurallar bölge için gerçekçi ve önemli bir gelecek vizyonu sunmaktadır.

Barış İçin Bölgeye Atılacak Adımlar
Sözü edilen noktalara bakarak şunu söyleyebiliriz ki, Abu Dabi görüşü mantığın, siyasi iradenin ve geleceğe bakışın adımlarıdır. Azerbaycan'ın prensipli duruşu, görüşmeleri arabulucusuz ve açık şekilde yürütme ısrarı, artık bölgede post-çatışma dönemiyle gerçekliğin birleştiği noktaya dönüşmüştür. Bugün barış anlaşması imzalanmasa bile, barışa giden yolun hatları çiziliyor. Bu yolun başlangıcı ise çoktan Abu Dabi'de, Azerbaycan"ın iradesi ve diplomatik üstünlüğüyle atılmıştır.
Merahim Nesib