"Avrupa ve Asya arasında ticaret hacminde Orta Koridor'un payı hala çok az."
Bunu Türk Devletleri Teşkilatı'nın Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, 13. Küresel Bakü Forumu'nda "Orta Koridor ve Avrasya bağlantı kapısı" konulu panel tartışması sırasında söyledi.
Yıldırım, Avrupa'ya ve transit koridorlarına alternatif yollar aracılığıyla güçlü ulaşım bağlantılarının büyük önem taşıdığını belirtti:
"Şu anda taşımaların yaklaşık yüzde 90'ı deniz yoluyla gerçekleştiriliyor. Alternatifler ise Orta ve Kuzey-Güney koridorlarıdır.
Avrupa ile Asya arasındaki ticaretin hacmi yaklaşık üç milyar dolar civarındadır ki, bu da çok büyük bir ticaret hacmidir. Buna rağmen, Orta Koridor'un payı hala çok küçüktür. Birkaç yıl önce bu koridorla taşınan yükün hacmi bir milyon tonun altındaydı, bugün ise yılda beş milyon tona ulaştı. Ancak potansiyel bundan kat kat büyüktür. Kolayca yılda 20 milyon tona ulaşmak mümkündür. Buna ulaşmak için belirli çalışmalar yapmalıyız. Deniz taşımacılığı yaklaşık 14. yüzyıldan beri kullanılmaktadır. Şimdi ise zaman paradır. Bu nedenle biz Orta Koridor'u teşvik etmeliyiz ki, her bir ülke için küresel ve bölgesel ticaretin güvenliğini sağlayabilelim.
Aslında, önceki yıllarda biz bu yönde çok iş yaptık. Bu girişimin teşvikinde Azerbaycan ile birlikte çalıştık, ayrıca o dönemde bu süreçte Gürcistan'ın cumhurbaşkanı da katılıyordu.
Biz projenin inşa edilmesi konusunda karar verdik. Bu demiryolu projesiyle Anadolu'dan Hazar Denizi'ne kadar olan bölgedeki eksik ulaşım bağlantısını tamamladık.
Bu, çok önemli bir projeydi. Projenin hayata geçirilmesi için 10 yıldan fazla müzakereler yapıldı. Hatta projenin inşa edilmesinden daha fazla zaman onun müzakeresine harcandı.
Sürdürülebilirlik ve enerji güvenliği açısından ikinci önemli projedir. Bu proje de aynı üç ülke tarafından hayata geçirildi.
Şu anda TANAP, Avrupa'ya doğru genişleyen bir projedir ve bu proje enerji güvenliğini, özellikle de gaz tedarikinin güvenliğini sağlamaktadır.
Bu koridorun çok büyük avantajları var. Ancak temel sorunlardan biri koridorun geçtiği ülke sayısının fazla olmasıdır. Çünkü sınırların çokluğu farklı bürokratik prosedürler ve farklı kurallar yaratmaktadır. Bu ise hem zamanın hem de maliyetlerin artmasına neden olmaktadır."