Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Özel Görevler Temsilcisi Elçin Amirbeyov geçen hafta Viyana'da bulundu ve Avusturyalı yüksek rütbeli meslektaşlarını Azerbaycan-Ermenistan barış süreci hakkında bilgilendirdi.
Oxu.Az'ın haberine göre cuma günü APA (Austria Press Agentur - Avusturya Basın Ajansı) ile yapılan söyleşide Elçin Amirbeyov ülkesinin çeşitli konularla ilgili tutumunu açıkladı ve aynı zamanda Bakü'nün Viyana ile daha sıkı ilişkiler kurmakla ilgilendiğine dikkat çekti.
O, ziyaretinin Azerbaycan'ın Avusturya ile tüm alanlarda sürdürdüğü sürekli diyalogun bir parçası olduğunu ve 2025 yılının bu açıdan çok yoğun geçtiğini bildirdi. Amirbeyov iki ülkenin Dışişleri Bakanlıkları arasında yapılan siyasi istişareleri, ayrıca haziran ayında Ekonomi bakanları Mikayıl Cabbarov ve Wolfgang Hattmannsdorfer'in Viyana'da gerçekleştirilen görüşmesini ve hükümetlerarası ikili komisyonunun toplantısını hatırlattı.

"Geçen ay Washington'da Azerbaycan ve Ermenistan arasında barış anlaşması paraflandıktan sonra biz bölgede (Güney Kafkasya'da) yeni bir tarihi döneme giriyoruz ve bu konuda Avusturyalı meslektaşlarımızı ve dostlarımızı durum hakkında bilgilendirmeyi uygun gördük" diye diplomat E.Amirbeyov Avusturya'ya ziyaretinin nedenini açıkladı. Onun sözlerine göre, nihai barış anlaşmasının imzalanmasından önce her iki ülkenin hukuki çerçeveleri bu anlaşmanın ruhuna ve özüne uygun olmalıdır.
Diplomat, somut olarak, mevcut Ermenistan Anayasasından kaynaklanan sorunu belirtti. Öyle ki, anayasanın preambul bölümünde Karabağ'ın dağlık kısmına dair toprak iddiaları mevcuttur. Bu bölge Sovyetler Birliği'nin çöküşünden sonra, uluslararası hukuka göre, her zaman Azerbaycan devletinin bir parçası olarak tanınmış, ancak 1994'teki savaştan sonra Ermeni kuvvetlerinin kontrolüne geçmiştir - o zamanlar yerel Azerbaycanlılar bu bölgelerden sürülmüşlerdi. 2020 ve 2023 yıllarında Azerbaycan topraklarına kontrolü iki aşamada geri kazandı.
Rusya ile gerilimde temkin
Diplomat vurguladı ki, Azerbaycan 1991 yılında bağımsızlığını geri kazandıktan sonra başladığı çok vektörlü, çok dallanmış dış politikasını sürdürmektedir.
"Sadece komşu ülkelerle değil, aynı zamanda büyük uluslararası ortaklarla olumlu ve istikrarlı ilişkilerde olmak bizim çıkarlarımız çerçevesindedir" diye açıkladı. Azerbaycan 1994 yılından itibaren NATO'nun "Barış İçin Ortaklık" programında katılım gösteriyor, ancak ülke hiçbir zaman NATO'ya üye olma niyetini ifade etmemiştir.
O, aynı zamanda Bakü ile Moskova arasında mevcut gerilimlere de ihtiyatla yaklaştığını belirtti. Bu gerilim her iki ülkede karşılıklı olarak vatandaşların tutuklanmasına yol açmıştı. Rusya televizyonu propagandacılarının son zamanlarda Azerbaycan'ı askeri operasyonla tehdit etmesine ise Amirbeyov yorum yapmak istemedi. Onun ülkesi için sadece Rusya Cumhurbaşkanı ve hükümetinin tutumu önemlidir.
O, genel merkezi Viyana'da bulunan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'nı (AGİT) ise eleştirdi:
"AGİT Bakanlar Konseyi'nin 1 Eylül kararıyla faaliyetine son verilen Minsk grubu ve ilgili yapılar 28 yıl boyunca eski Ermenistan-Azerbaycan çatışmasının çözümüyle ilgili arabuluculuk girişimlerinde başarısız olmuşlardır. Şu anda yaşanan jeopolitik çatışmalar fonunda teşkilata üye ülkeler arasında genel olarak herhangi bir konuda konsensüse dayalı anlaşmaya varmak neredeyse imkansızdır."