"2015 yılından itibaren ülkelerimiz Stratejik Ortaklık Anlaşması ile bağlıdır ve elbette enerji gibi geleneksel işbirliği alanlarımız var, ancak sanayi, tarım, turizm gibi diğer alanlarda hala çok önemli kullanılmamış potansiyelin mevcut olduğuna inanıyoruz."
Oxu.Az'ın haberine göreBunu Çek Cumhuriyeti'ne ziyarette bulunan Azerbaycan Cumhurbaşkanı Özel Görevler Temsilcisi Elçin Amirbeyov, CNN Prima News (CNN'in Çekçe kolu) televizyon kanalına verdiği röportajda Çekya-Azerbaycan ilişkilerine değinirken söyledi.
O, ülkelerimiz arasındaki üst düzey diyalogun çok başarılı bir şekilde geliştiğini belirtti:
"Çek Cumhuriyeti'nin yeni Başbakanı ile Cumhurbaşkanımızın bu yılın başında Davos Ekonomik Forumu çerçevesinde görüşme imkanı bulmalarından memnunuz. Bu nedenle önümüzdeki haftalarda ve aylarda ziyaretler ve çok sayıda temas ile en üst düzeyde daha aktif karşılıklı etkileşim göreceğimizi düşünüyorum.
Biz, bir taraftan Çek Cumhuriyeti ile bu ilişkileri sizin çok önemli sanayi altyapınız, teknolojik deneyiminiz ve Avrupa Birliği ile NATO üyesi olarak oynadığınız önemli rol nedeniyle takdir ediyoruz. Diğer taraftan Azerbaycan, bugün Güney Kafkasya ve Orta Asya gibi son derece önemli bölgelere açılan bir kapı olarak Çek Cumhuriyeti'ne katkı sağlayabilir. Biz, onlarca yıldır Avrupa"nın enerji güvenliğinin sağlanmasında çok önemli bir rol oynuyoruz ve aynı zamanda bölgesel bağlantısallık açısından kilit bir ülkeye dönüşmüş durumdayız.
Bu nedenle, oldukça verimli ve karşılıklı faydaya dayalı bir iş birliğinden söz edebileceğimizi düşünüyorum. Çünkü Çekya Cumhuriyeti'nin teknik bilgi birikimini Azerbaycan'ın jeoekonomik ve jeopolitik konumu, altyapısı ve enerji alanındaki rolüyle birleştirebilirsek, birlikte çok daha fazlasını başarabiliriz.
Gazetecinin, Ukrayna ve İran'daki gelişmeler bağlamında enerji güvenliğiyle ilgili sorusunu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Özel Görevler Temsilcisi, Azerbaycan'ın enerji portföyünü daha da genişletebileceğini belirtti:
"Azerbaycan'dan ham petrol ihracatı gibi geleneksel alanların yanı sıra Çek Cumhuriyeti'nin kullandığı petrolün yaklaşık üçte birinin Azerbaycan'dan geldiğini söylemek yanlış olmaz - bu iş birliği başka alanlara da genişletilebilir. Buna doğal gaz da dahil edilebilir. Bildiğiniz gibi bugün Azerbaycan, doğal gaz ihraç ettiği ülke sayısına göre dünyada önde gelen ülkelerden birisi. Halihazırda 16 ülkeye doğal gaz ihraç ediyoruz ve bunların 10'u Avrupa Birliği üyesi. Çok yakın zamanda bu listeye Avusturya ve Almanya da katıldı.
Dolayısıyla bunun da müzakere başlıklarından biri olabileceğini düşünüyorum. Ayrıca enerji portföyümüzü yenilenebilir enerji kaynaklarını kapsayacak şekilde genişletebiliriz. Azerbaycan, güneş, rüzgâr ve elektrik enerjisi alanında büyük bir potansiyele sahiptir. Bu çerçevede, Avrupa için enerji kaynaklarının nasıl çeşitlendirileceğine dair bazı Avrupa Birliği üyeleri ve bölge ülkeleriyle yürüttüğümüz projeler bulunmaktadır.
Elbette yeni ülkelere gaz hacmini artırabilmemiz için sahaların geliştirilmesine ve mevcut altyapının taşıma kapasitesinin artırılmasına ek yatırımlar gerekmektedir. Çünkü doğal gazımızı Avrupa'ya taşıdığımız Güney Gaz Koridoru şuanda tamamen kapasiteyle kullanılmaktadır. Bu nedenle ek kapasiteye ihtiyacımız var ve bunun için Avrupa Birliği ile Azerbaycan"ın birlikte çalışması gerekmektedir."
Azerbaycan'ın Avrupa için uzun vadeli güvenilir bir enerji ortağı olma hedefiyle ilgili soruya yanıt veren Amirbeyov, bu hedefin zaten gerçekleştiğini ifade etti:
"2006 yılından bu yana Azerbaycan, tek bir kaynağa aşırı bağımlı olan birçok ülke için alternatif bir ham petrol kaynağı rolü üstlenmektedir. 2020 yılından itibaren ise Güney Gaz Koridoru boyunca yer alan ülkelere doğal gaz ihracatına başladık.
Yakın çevremizde yaşanan istikrarsızlık ve dalgalanmalara değindiniz. Bu durum, bazı ülkeler için alternatif enerji kaynaklarının aranmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Azerbaycan ise güvenilir bir ortak olarak rolünü sürdürmeye hazırdır. Tüm piyasa dalgalanmalarına ve jeopolitik gelişmelere rağmen Azerbaycan sorumlu ve güvenilir bir ortak olmaya devam etmektedir. Biz kriz odaklı bir tedarikçi değiliz; kendimizi küresel enerji güvenliğine katkı sağlayan, uzun vadeli, güvenilir ve öngörülebilir bir ortak olarak konumlandırıyoruz."
Cumhurbaşkanı Özel Görevler Temsilcisi, son yıllarda Güney Kafkasya'da Rusya'nın rolüne ilişkin değerlendirmelerde de bulundu:
"Elbette coğrafya burada çok önemli bir unsurdur. Güney Kafkasya ülkelerinden söz ediyorsak, Rusya her zaman komşumuz olmuştur ve olmaya devam edecektir. Ukrayna'daki savaş Rusya'nın dikkatinin ve zamanının büyük kısmını aldı. Ancak Azerbaycan-Rusya ilişkileri açısından biz, karşılıklı saygı temelinde, her iki tarafın çıkarlarını gözeten, karşılıklı faydaya dayalı, pragmatik ve öngörülebilir ilişkiler kurmaya çalışıyoruz. Daha önce de belirttiğim gibi, bu yaklaşım Azerbaycan'ın tüm komşularına yönelik politikasının temelini oluşturmaktadır. Çünkü biz her zaman çok yönlü, pragmatik ve bağımsız bir dış politika izlemeyi tercih ettik ve ilişkilerde temel ölçütümüz ulusal çıkarlarımızdır."
Azerbaycan ve ABD ilişkileriyle ilgili konuşan Elçin Amirbeyov, "Ayrıca Başkan Donald Trump'ın Amerika Birleşik Devletleri'nde ikinci kez başkan seçilmesi, Azerbaycan ile ikili ilişkilerde yeni bir sayfa açtı. Bugün bu ilişkilerin nitelik ve kapsam açısından zirveye ulaştığını söyleyebiliriz. Elbette, burada Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in Azerbaycan'a yaptığı ziyaretler sırasında imzalanan belgeler önem taşımaktadır. Bu belgeler, Azerbaycan ile ABD arasında birçok alanı kapsayan stratejik ortaklık şartını içermektedir.
Bu ilişkileri önemli kılan bir diğer unsur ise ABD'nin Azerbaycan ile Ermenistan arasında barışın sağlanmasına yönelik oynadığı yapıcı roldür. Bildiğiniz gibi, 30 yıl süren çatışmanın ardından geçen yılın ağustos ayında Başkan Donald Trump, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'i ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ı Zirve'ye davet etti. Bu Zirve, iki ülkenin dışişleri bakanları tarafından barış anlaşmasının paraflanmasıyla sonuçlandı.
Ayrıca taraflar, barış ruhunun güçlendirilmesinin önemine vurgu yapan üçlü bir bildiri de imzaladı. Bu süreçte en önemli konulardan biri iletişim hatlarının açılmasıydı. ABD, Ermenistan ile Azerbaycan arasında ulaşım bağlantılarının yeniden kurulması ve Ermenistan üzerinden Azerbaycan'ın ana karası ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında kesintisiz geçişin sağlanması gibi stratejik öneme sahip projelere destek verdi.
Ancak mesele bununla sınırlı değil. Daha geniş bir perspektifte, Doğu Asya'yı Hazar Denizi ve Güney Kafkasya üzerinden Batı Avrupa'ya bağlayacak yeni veya alternatif bir ulaşım koridorunun oluşturulması söz konusudur.
Tüm bunları bir araya getirdiğimizde, Azerbaycan için ABD ile ilişkilerin ne kadar önemli olduğu açıkça görülmektedir. Biz bu olumlu ivmeyi sürdürmeye kararlıyız. Bu bağlamda 2026 yılının Güney Kafkasya için belirleyici bir yıl olacağını düşünüyorum. Çünkü bölgemizdeki belirsizlikler ve çatışmalar, Azerbaycan ile Ermenistan'ın bu tarihi fırsatı değerlendirerek barışı resmileştirmesinin önemini ortaya koymaktadır.
Bu nedenle Ermenistan'da yakından takip ettiğimiz siyasi gelişmelerin, özellikle haziran ayında yapılacak parlamento seçimlerinin ve ardından gerçekleştirilecek anayasa referandumunun, iki ülke arasında barış anlaşmasının imzalanmasına zemin hazırlamasını umuyoruz. Böylece kalıcı ve istikrarlı bir barışın tesis edileceğine inanıyoruz."