"Azerbaycan 2026 yılına kadar kendi stratejisini hazırlarken, uluslararası iş birliğinin ve bölgesel istikrarın genişletilmesini öncelikli hedef olarak belirliyor."
Oxu.Az'ın haberine göre, bunu şu anda Hollanda'da çalışma ziyaretinde olan Azerbaycan Cumhurbaşkanı Özel Görevler Temsilcisi Elçin Amirbeyov, Hollandtimes gazetesine verdiği röportajda belirtti. Azerbaycan diplomatı, 2025'in başlarında başlamış olan Azerbaycan ve Hollanda arasındaki güçlendirilmiş siyasi diyalog çerçevesinde Lahey'de ziyarette bulunuyor.
Amirbeyov, "Bu yıl ikili ilişkilerimizde önemli ilerlemeler kaydedildi. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Başbakan Dick Schoof'un Kopenhag'da düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi çerçevesinde yaptığı görüşü temel aşama oldu. Bu görüşte iki lider ortaklığımızın çeşitli yönlerini müzakere ettiler ve bazı alanlarda iş birliğimizi daha da güçlendirmek konusunda anlaşmaya vardılar. Ayrıca, yıl boyunca dışişleri bakanlarımız Viyana'da AGİT Dışişleri Bakanları Konseyi kapsamında görüşmeler yaptı, Bakü'de dışişleri bakanları arasında siyasi istişareler gerçekleştirildi, ayrıca dışişleri bakan yardımcıları ve diğer üst düzey yetkililer arasında karşılıklı ziyaretler çerçevesinde Bakü ve Lahey'de toplantılar yapıldı. Ziyaretimin amacı mevcut olumlu seyri desteklemek ve Hollandalı meslektaşlarımızla ortaklıklarımızı daha derinleştirmek için gelecek yılın perspektiflerini ve planlarını görüşmektir" diye belirtti.
Ayrıca,o, ekonomik iş birliğinin Azerbaycan-Hollanda ilişkilerinin temel direklerinden biri olduğunu belirtti:
"İki ülke arasındaki ticaret hacmi son yıllarda sürekli artmakta ve yalnızca 2025'in ilk on ayında %35 artış gösterdi. Karşılıklı yatırımlar da artış gösteriyor. Bununla birlikte, ekonomik iş birliğimizi daha da genişletmek ve çeşitlendirmek için önemli ölçüde kullanılmamış potansiyel mevcut. Azerbaycan, enerji güvenliğinin sağlanmasında Avrupa için stratejik ortak konumundadır. Coğrafi konumu nedeniyle ülke, önemli bir transit merkezi olup, Avrupa ile Asya arasındaki ilişkilerde temel bir halka rolü oynar ve Orta Koridorun gelişiminde ve daha da genişletilmesinde büyük öneme sahiptir.
Ülkelerimiz enerji sektöründe, özellikle Azerbaycan'dan Hollanda'ya enerji tedarikini artırmak suretiyle yakın iş birliği yapıyorlar. Hollanda şirketleri, Bakü'deki deniz limanı gelişimi, gemi inşası, ulaşım lojistiği ve çok modlu ulaşım merkezi gibi projelerde aktif rol oynuyorlar. Gelecekte, yeni liman genişleme imkanlarına yönelik iş birliği öngörülüyor. Tarım ve su kaynaklarının yönetimi de ikili işbirliğinin temel alanlarıdır. Hollanda'nın sürdürülebilir tarım, seracılık teknolojileri ve su kaynaklarının yönetimi konusundaki tecrübesi, ekonomik ilişkilerimizin güçlendirilmesinde önemli rol oynayabilir.
Ayrıca, yüksek teknolojili sektörler, yenilenebilir enerji ve özellikle rüzgar, Güneş ve çevre dostu hidrojen alanlarındaki iş birliği, ortaklığımızı daha da derinleştirmek adına umut verici fırsatlar sunuyor.
Kültür, eğitim, spor ve turizm alanlarında işbirliğinin güçlendirilmesi, insanlar arasındaki bağların ve karşılıklı anlayışın gelişimi açısından önemlidir. Son yıllarda bu alanlarda işbirliği oldukça aktif hale geldi ve bu durum, Hollanda"da eğitim gören Azerbaycanlı öğrencilerin sayısında da artışa neden oldu."
Elçin Amirbeyov, Azerbaycan'ın AB ve NATO ile iş birliği durumunu ve gelecek perspektifleri ile bağlı düşüncelerini de paylaştı:
"Gerçekten de Brüksel'de yapılan son görüşmeler, bir yandan Azerbaycan ile AB ve NATO arasındaki güçlü ilişkileri daha da güçlendirmek ve geliştirmek için karşılıklı çabaları ortaya koydu. Bu, aynı zaman yılın başında Washington'da kaydedilen tarihi ilerlemeden sonra ortaklarımızı Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki normalleşme sürecindeki son olumlu eğilimler hakkında bilgilendirmek için önemli bir fırsat yarattı. Azerbaycan, hem AB hem de NATO ile yapıcı ve karşılıklı faydalı ilişkilerin zengin bir tarihine sahip ve enerji, güvenlik sektörlerinde her iki kuruluşun uzun vadeli ve güvenilir ortağı konumundadır. Bu günlerde çeşitli nedenlerden dolayı, özellikle bölgedeki durumdan ötürü, hem Avrupa Birliği hem de NATO ile ortaklıklarımızı ve stratejik ilişkilerimizi daha da genişletmek ve derinleştirmek için uygun ortam ve yeni imkanlar mevcuttur. Bu nedenle, önümüzdeki yıl bu açıdan Azerbaycan ve onun AB ve NATO'daki ortaklarının lehine ilişkilerimizin daha da perspektifli gelişimini umuyoruz."
Washington'daki Zirve'den sonra bölgesel duruma ilişkin soruyu yanıtlayan Elçin Amirbeyov, 2025 yılının sadece Ermenistan-Azerbaycan ilişkileri için değil, aynı zamanda tüm Güney Kafkasya bölgesi için gerçekten de tarihi dönemeç olacağını söyledi:
"Ağustos ayında ülkelerimiz barış anlaşması taslağı imzaladı ve umuyoruz ki, bu, gelecek yıl imzalanacak. İki hafta önce AGİT, 2020'den beri güncellenmemiş ve faaliyetlerini durdurmuş Minsk Grubu ve ilgili yapıları sonlandırmak için tüm prosedürleri tamamladı. Amacımız, ülkelerimiz arasında sürdürülebilir ve kalıcı bir barış sağlamaktır. Bunun için Ermenistan'ın anayasal çerçevesi, imzalanmış barış anlaşmasının hem yazımına hem de ruhuna uygun hale getirilmelidir ve sonra her iki taraf tarafından imzalanarak onaylanabilir.
Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki Washington Zirvesi yeni kapılar açtı. Şimdi, sürdürülebilir, güvenli ve gelişen ortak bir gelecek inşası ülkelerimizin sorumluluğundadır. Bunun için güzel bir fırsat var ve samimiyetle umuyoruz ki, bunu kaçırmayız. Kalıcı barışa ulaşmak için açık sınırlar, ulaşım erişiminin yeniden sağlanması ve belli ölçüde ekonomik karşılıklı bağımlılık gerekli. Zengezur Koridoru'nun bir parçası olan TRİPP de dahil olmak üzere iletişim projeleri, Kafkasya üzerinden Avrupa ve Asya'yı birleştirmek için daha geniş çabalarda merkezi öneme sahip. Bu girişimler barış inşası için hayati öneme taşıyor ve karşılıklı fayda sağlayan senaryolar yaratabilir: Ermenistan, Azerbaycan'ın anakarasından Nahçıvan'a geçişi sağlayacak ve bölgesel ulaşım ağının ayrılmaz bir parçası haline gelecektir.
Geleneksel ticaret rotalarında jeopolitik değişiklikler ve sarsıntılar, Orta Koridor olarak da bilinen Trans-Hazar Ulaştırma Koridoru'nun gerçek çıkarını ve jeoekonomik önemini artırdı. İki ülke arasında sürdürülebilir barışın sağlanması, aynı zamanda Azerbaycan ve Ermenistan toplumları arasında aktif diplomasi gerektirir; bu da hükümetlerarası diplomasi kadar önemli. Ve burada da biz 'İkinci yolculuk' adı verilen süreç çerçevesinde aktifleşen faaliyetlerin şahidi oluyoruz; analitik merkezler, medya temsilcileri ve sivil toplum temsilcileri arasında giderek artan mübadileler ve karşılıklı ziyaretler gerçekleşiyor ve bu ilişkilerin daha da genişlemesi bekleniyor. Bu, hem çok ihtiyaç duyulan karşılıklı güvenin inşası hem de on yıllarca süren düşmanlık şartlarında ülkeden ayrılan nüfusun barışa hazırlanması için çok önemlidir. Tarih bize öğrettikçe, bu uzun vadeli bir süreçtir ve hemen sonuçlar beklenmemelidir; ama bu çabaların başlamasından sonra tamamlanmasını sağlamak çok önemlidir."
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi, "Bu barış inşası çabalarına paralel olarak, Azerbaycan çatışmalardan etkilenen bölgelerinin geniş çaplı yeniden inşasını gerçekleştiriyor ki, bu da hükümetimiz için en önemli önceliklerden biridir. 2020 yılından bu yana bu çalışmalar için devlet bütçesinden 14 milyar dolardan fazla kaynak harcandı. Ama belki de karşılaştığımız en zor sorun, ülkemizin yaklaşık %14"lük alanının mayınlar ve patlamamış askeri mühimmatla ciddi şekilde kirlenmiş olmasıdır.
Son beş yılda büyük çabalara rağmen, şu ana kadar kirlenmiş bölgenin yalnızca beşte biri temizlenebildi. Yer altı mayınlarının varlığı, güvenlik açısından ciddi bir tehdit olmaya devam etmektedir. Kasım 2020'de ateşkes ilan edildikten sonra, mayınlardan kaynaklanan 414 ölüm vakası kaydedildi ve olaylar devam ediyor. Doğal olarak, mayın sorunu, yaklaşık 800 bin Azerbaycanlı mülteci ve yerinden edilmiş kişinin vatanlarına geri dönüş hızını önemli ölçüde yavaşlatıyor. Azerbaycan hükümeti, mayınların temizlenmesi için toplam maliyetin %95'ini karşılasa da, Hollanda dahil uluslararası toplumun bizimle dayanışma içinde olmaya devam etmesi çok takdir ediliyor" diye sözlerini tamamladı.