Kimya dalında Nobel ödülü sahibi (2009 yılı) Venkatraman Ramakrishnan'a göre, dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve kaliteli uyku, biyolojik takviyeler ve gençleştirici prosedürlerden daha etkili bir şekilde gençliği korur.
Oxu.Az'ın habere göre, HuffPost konuya ilişkin röportajı yayınladı.
Bilim insanı, modern araştırmaların bu faktörlerin yaşam süresi üzerindeki etkisini doğruladığını belirtti. Sebze, meyve ve faydalı yağları içeren sağlıklı bir diyet, hücresel düzeyde yaşlanma süreçlerini yavaşlatırken, işlenmiş gıdaların tüketimi ise aksine bu süreçleri hızlandırır.
Fiziksel aktivite sadece kardiyovasküler sistemi güçlendirmekle kalmaz, aynı zamanda kronik hastalık riskini de azaltır. Bilim insanları, özellikle D vitamini ve omega-3 takviyesi ile birlikte orta yoğunlukta egzersizlerin çok etkili olduğunu belirtiyorlar.
Uzun ve sağlıklı bir yaşamın bir diğer önemli unsuru da kaliteli uykudur. Dinlenme eksikliği bilişsel işlevleri bozar ve bağışıklık sistemini zayıflatırken, yedi ila dokuz saat süren kaliteli uyku vücudun yenilenmesine katkıda bulunur.
Ramakrishnan, araştırmaların uzun zamandır sadece belirli hastalıkları değil, yaşlanma sürecinin kendisini de incelediğini vurguladı. Bilim insanları bu süreci yavaşlatma stratejileri geliştirmeye devam ederken, temel öneriler değişmiyor: doğru beslenme, spor ve uyku.