Anayasa Mahkemesi (AYM), gümrük sektöründe çalışma koşullarını doğrudan etkileyen önemli bir karara imza attı. AYM, gümrük müşavirliği ve yardımcılığı için aranan şartlar arasında yer alan "yüz kızartıcı suçlardan hüküm giymemiş" olmak düzenlemesini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti.
Oxu.Az'ın haberine göre, Resmi Gazete'de bugün yayımlanan kararda, Danıştay 10. Dairesi'nin başvurusu üzerine harekete geçen Yüksek Mahkeme, Gümrük Kanunu'nun 227. maddesinin 1. fıkrasının d bendindeki tartışmalı ifadeyi anayasal denetimden geçirdi.
İptal edilen düzenlemede, taksirli suçlar hariç olmak üzere affa uğramış olsalar dahi 5 yıldan fazla süreli kaçakçılık, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, yalan yere şahadet, suç tasnii, iftira gibi yüz kızartıcı suçları işlememek, ihaleye fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, vergi suçları ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamında hüküm giymemiş olmak şartları aranmaktaydı.
Kapsamlı incelemesinin ardından AYM, "yüz kızartıcı suçlar" ibaresinin Anayasa'ya aykırılık teşkil ettiğine hükmederek iptal kararı verdi.
AYM'nin gerekçeli kararında, sorunlu düzenlemede bazı suçların tek tek sayıldıktan sonra, "gibi yüz kızartıcı suçlar" ifadesiyle kapsam genişletildiğine dikkat çekildi. Kararda, bu ifadenin gümrük müşavirliği ve yardımcılığı mesleğinin icrasına engel teşkil edeceği vurgulandı.
Yüksek Mahkeme, Türk Ceza Kanunu'nda veya başka herhangi bir kanunda "yüz kızartıcı suçların" açık bir tanımının bulunmadığını tespit etti. Kararda, "Bir mesleğin icrasını belli suçlardan mahkum olmama şartına bağlayan bir kuralda hangi suçların bu kapsamda olduğunun açık ve net bir şekilde düzenlenmesi, kuralın mesleğin icrasına engel olacak suçların kapsamını genişletecek ve keyfi uygulamalara neden olabilecek ifadeler içermemesi gerekir." ifadeleriyle hukuki belirlilik ilkesine vurgu yapıldı.
AYM, söz konusu düzenlemenin "bireylerin hangi somut fiil ve olguya yasal çerçevede belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine imkan tanımadığını" belirterek, hukuki belirsizlik içerdiğini açıkça ortaya koydu.
Karar metninin sonuç bölümünde, "Çalışma hakkına sınırlama getiren kuralın belirli ve öngörülebilir nitelikte olmadığı, keyfiliğe karşı yeterli güvence içermediği, temel hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlanması gerekliliğiyle bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Kural, Anayasa'nın 13, 48 ve 49. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir." değerlendirmesiyle iptal kararının gerekçesi ortaya konuldu.