Gülerek, şakayla ya da öfkeyle söylenmiş fark etmiyor.
Oxu.Az'ın Haber Global'den aktardığı habere göre, Yargıtay'ın kararlarında dikkat çeken bir detay ortaya çıktı.
Artık "Ben şaka yapmıştım", "Gülerek söyledim" ya da "Kızgınlık anında ağzımdan çıktı" gibi savunmalar, hakaret suçunu ortadan kaldırmıyor.
Yüksek Mahkeme, toplumda sıkça kullanılan bazı ifadelerin onur, şeref ve saygınlığa zarar verdiği gerekçesiyle hakaret olarak sayılabileceğini belirtti.
Yargıtay kararlarında; günlük hayatta zaman zaman duyulan onlarca kelime "hakaret" kapsamında değerlendiriliyor.
Mahkeme kararlarında geçen bazı ifadeler şöyle:
Aç köpek, ahlaksız, ayyaş, çakal, diktatör, dinsiz, enayi, gavat, hain, hırsız, it, kaşar, kuduz, lanet karı, meczup, münafık, saray soytarısı, sürtük, şarlatan, terörist, vatan haini, yobaz.
Yargıtay'a göre bu ve benzeri kelimeleri bir kişiye yöneltmek, hakaret suçunun oluşması için yeterli sayılıyor.
Uzmanlara göre bu tür ifadeler, toplumda yaygın olarak kullanılsa da hukuki karşılığı oldukça ciddi.
Avukatlar, özellikle sosyal medya paylaşımlarında veya kamuya açık ortamlarda bu sözlerin kullanılması halinde hapis cezasına kadar varan yaptırımların gündeme gelebileceğini belirtiyor.
Bir diğer önemli nokta ise, sözlerin kime, hangi ortamda ve hangi niyetle söylendiği. Ancak Yargıtay, niyetten çok ifadenin etkisine ve kişilik haklarına zarar verip vermediğine bakıyor.
Hakaret suçları artık sadece yüz yüze ortamlarda değil, dijital platformlarda da işlenmiş sayılıyor.
Yargıtay kararlarına göre, bir kişiyi sosyal medya üzerinden aşağılayan, küçük düşüren ya da onurunu zedeleyen her türlü paylaşım, hakaret suçu kapsamında değerlendirilebiliyor.
Yani, "tweet attım ama isim vermedim" veya "genel bir eleştiriydi" gibi savunmalar da artık yeterli görülmüyor.