Birçok insan esnemenin organizmada oksijen eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyor. Peki bu gerçekten böyle midir?
Oxu.Az'ın haberine göre, bu konuyla ilgili Rusyalı hekim-terapist Anastasiya Agayeva, İzvestiya yayınına verdiği röportajda açıklama yaptı.
Hekim, esnemenin nedenleri ve insanların neden birbirinden esnemeye "bulaştıkları" hakkında konuştu.
Onun sözlerine göre, şu anda insanın neden esnediğini açıklayan birkaç hipotez mevcut. Hipotezlerden birine göre, esnemek beynin normal termoregülasyonunu korumaya yardımcı olur. Öyle ki, beyin aşırı ısındığında, örneğin yorgunluk sırasında, esneme beyne kan akışını artırır ve havanın derin bir şekilde alınmasını sağlar. Bu da beynin "soğumasına" ve ısı değişiminin normalleşmesine ortam yaratır.
Diğer bir hipotez ise bilinç durumunun değişmesiyle ilgilidir. Esneme genellikle uykudan uyanıklığa veya tam tersine geçiş sırasında gözlemlenir. Esneme sırasında alınan derin nefes, akciğerlerde bulunan alveolleri genişletir, bu da kan dolaşımını güçlendirir ve kalp atışını kısa süreliğine artırır. Sonuç olarak organizma duruma bağlı olarak ya canlanır ya da rahatlar.
Başka bir teoriye göre, esnemek orta kulakta basıncın eşitlenmesinde rol oynayan östaki borularının açılmasına yardımcı olur. Örneğin, uçak yolculuğu sırasında yükseklik arttıkça kulak zarının arkasındaki basınç yükselir ve esneme bu basıncın normalleşmesine ortam yaratır.
Anastasiya Agayeva, esnemenin oksijen eksikliği veya kandaki karbondioksit artışıyla ilgili olduğu fikrinin bilimsel araştırmalarla çürütüldüğünü belirtti. Araştırmalar gösteriyor ki, kandaki bu gazların seviyesi esnemenin oluşmasına doğrudan etki etmiyor.
"Esnemeye bulaşma" konusuna gelince, bu durum ekopraksiya adı verilen psikolojik mekanizmayla açıklanır. Bu, başka bir insanın hareketlerinin istemsiz bir şekilde taklit edilmesidir ve beyindeki ayna nöronlarının aktivitesiyle ilişkilidir.
Hekimin sözlerine göre, esnemeye bulaşma empati - başkalarının duygularını anlama ve paylaşma yeteneğiyle yakından bağlantılıdır. İnsanlar arasındaki duygusal bağ ne kadar güçlü olursa, esnemeye bulaşma olasılığı da o kadar artar. Ayna nöronları başka bir kişinin esnediğini gözlemlediğinde aktifleşir ve beyinde bu hareketi "yansıtarak" tepki oluşturur.
Belirtildiği üzere, dört-beş yaşından küçük çocuklar genellikle esnemeye bulaşmazlar. Bunun nedeni empatiden sorumlu olan beyin bölgelerinin bu yaş döneminde henüz tam gelişmemiş olmasıdır.