"Düşük kan basıncı (arteriyel basıncın düşük olması) veya hipotoni hipertansiyondan daha az tehlikeli değildir."
Bu sözleri Rusyalı doktor Shota Kalandiya, Lenta.ru yayınına verdiği röportajda belirtti.
Doktor, düşük kan basıncı sırasında kanın dokulara oksijeni daha yavaş taşıdığını açıkladı. Bu da zayıflık, baş dönmesi, çabuk yorulma ve kafada bulanıklık hissine neden oluyor. Bazı insanlarda, özellikle vücut pozisyonu aniden değiştiğinde kulaklarda çınlama, aşırı terleme ve kısa süreli bilinç kaybı gözlemlenebilir.
Shota Kalandiya, hipotoninin anemi, tiroid hastalıkları, aritmi, kronik kalp veya böbrek üstü bezi yetmezliği gibi birçok gizli bozukluk zemininde oluşabileceğini belirtti. Bunun yanı sıra, otonomik disfonksiyon, kronik yorgunluk sendromu, ağır B vitamini eksikliği, dehidrasyon, zehirlenme ve gizli kan kaybı da kan basıncının düşmesine neden olabilir.
Doktora göre, düşük kan basıncı yaşam kalitesini ciddi şekilde olumsuz etkiliyor:
"Sürekli enerji eksikliği, uyku hali ve iş kapasitesinin azalması bilişsel (kognitif) fonksiyonların bozulmasına yol açıyor. Dikkat toplamak ve bilgiyi akılda tutmak zorlaşıyor, fiziksel yüklere dayanıklılık azalıyor."