Hafızanın azalması ve dikkatsizlik her zaman yaşla ilgili değildir. Bazen bu durumlar organizmanın işleyişindeki geri dönüşümlü problemlerden haber verebilir.
Bu konuda Rusya'nın LabKvest tıp şirketinin uzmanı, Rusyalı doktor Nikita Guryanov İzvestiya'ya yayınına verdiği röportajda konuştu.
Doktor, hafıza bozukluğunun her zaman yaşla ilgili geri dönüşümsüz değişiklikleri göstermediğini belirtti:
"Unutkanlık genellikle dış ve iç faktörlerin etkisi altında kademeli olarak gelişir. Beynin enerji tedarikinde ortaya çıkan bozukluklar, oksijen, vitamin ve mikro elementlerin eksikliği ile kan akışının kötüleşmesi burada temel rol oynar. Bu koşullarda bilginin işlenme hızı yavaşlar ve yeni anıların oluşumu zorlaşır."
Uzman, kronik uyku yetersizliğinin, özellikle obstrüktif apne sendromunun (uykuda nefes kesilmesi) bilişsel işlevleri ciddi şekilde etkilediğini sözlerine ekledi. Diğer yaygın sebep ise B12 vitamini ve demir eksikliğidir. Bu eksiklikler sinir sisteminin işleyişini yavaşlatır ve konsantrasyonu (dikkati toplamayı) bozar.
Nikita Guryanov, belirli tıbbi ilaçların etkisine de dikkat çekti. Onun sözlerine göre, bazı ilaçların uzun süre ve kontrolsüz kullanımı bilişsel işlevleri baskılayabilir. Bu da çoğu zaman yanlışlıkla yaşla ilgili değişiklik olarak kabul edilen kalıcı hafıza kaybına yol açar.
Uzman, geçici unutkanlıkla patolojik durumu ayırt etmenin önemli olduğunu vurguladı. Eğer sorunlar günlük hayatı etkilemeye başlıyorsa, dezoryantasyon (yön kaybı), apati veya kişilik değişiklikleri ile birlikte görülüyorsa, mutlaka doktora başvurulmalı.
Tanı, vitamin ve hormon düzeylerinin yanı sıra damarların durumunun analizi ile başlamalı. Uyku bozukluğu veya ilaç yüklemesi gibi faktörlerin ortadan kaldırılması, ciddi tedaviye gerek olmadan hafızayı önemli ölçüde iyileştirebilir.
Oxu.Az