Saçlar daha sık ve daha fazla şekilde tarakların üstünde ve duş giderlerinde takılıp kaldığında birçok kişi panikmeye başlar ve güzel saçlarının bozulmasında suçlu olan ürünü veya prosedürü aramaya başlar.
Bu konuda Rusyalı dermatovenerolog ve trikolog Tatyana Gonçarova Gazeta.ru'ya röportajında konuştu.
Onun sözlerine göre, çoğu zaman sorun sadece saç derisi bakım ürünlerinde değil, günlük alışkanlıklardadır.
Tatyana Gonçarova, "Örneğin, eğer kişi cildinin yağlılığına uygun olmayan şampuanlar kullanıyorsa veya ağır içerikli (yağ) ürünler kullanıyorsa, bu durumda foliküller deri yağı (sebum) ile tıkanabilir. Bu da kendi içinde iltihaplanmaya neden olabilir ki, bu da saç dökülmesini artırır. Bu gibi durumlarda teşhisten sonra doktor destekleyici fizyoterapi prosedürleri önerebilir, örneğin, mikrosirkülasyonun iyileştirilmesi ve saç derisinin daha derin temizlenmesi için ultrason terapisi, ayrıca kozmetik prosedürler ve cilt bakım programları" diye belirtti.
Trikoloğun görüşüne göre, saçlara zarar veren ikinci alışkanlık sık ve agresif saç boyamasıdır.
O, "Bu tür prosedürler kelimenin tam anlamıyla saçın kimyasal yapısını tahrip eder. Saçlar kırılmaya başlar, cilt ise tahriş ve iltihaplanma ile tepki verir ki, bu da saçın kalınlığını etkiler" diye vurguladı.
Trikoloğun sözlerine göre, vejetaryenlik ve veganlık gibi beslenmede sert kısıtlamalar da saç için faydalı değildir. O açıkladı ki, saçlar özünde protein-yağ organıdır ve onun normal yapısı için günlük protein ve faydalı yağ alımı gereklidir. Zayıf beslenme sağlıklı saçların oluşumu için gereken enerjiyi ve malzemeyi sağlayamaz.
Birçoğunun değerlendirmediği bir diğer faktör ise uyku düzenidir. Gonçarova'nın sözlerine göre, geç uyumak büyüme hormonlarının eksikliğine (yetersizliğine) neden olur, bu hormonlar ise saç folikülünde hücre bölünmesini düzenler. Sonuç olarak büyüme yavaşlar, saçlar seyrelir ve saç dökülmesi artar.