"Sağlıklı bireylerde metabolizma genellikle stabil bir seviyede olur ve bu süreci başlıca şeker hastalığı (diyabet) ve tiroid bezinin hiperaktivliği gibi patolojiler hızlandırabilir."
Bu konuda Bond Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi doçenti Hayley O'Neill, The Conversation yayınına yaptığı açıklamada bu bilgileri paylaştı.
Metabolizma, organizmanın solunum sürecinden hücrelerin yenilenmesine kadar yaşam faaliyetlerini destekleyen kimyasal reaksiyonlar bütünüdür. İnsanların dikkati genellikle metabolik hıza, yani vücudun besin maddelerini ve enerji rezervlerini ne kadar hızlı tükettiğine yönelir.
O'Neill'in ifadelerine göre, günlük enerji harcamalarının yaklaşık yüzde 60-75'i bazal metabolizmaya, yüzde 10-15'i besinlerin sindirilmesine, yüzde 20-30'u günlük olağan hareketlere, yüzde 10-50'si ise sportif faaliyetlere harcanır.
Hızlı metabolizma, dinlenme halinde enerji tüketiminin ortalama değerden en az yüzde 10 yüksek olması anlamına gelir. Bu durum esas olarak hipertiroidizm, şeker hastalığı ve belirli genetik faktörlerle ilişkilendirilir.
Bunun aksine, polikistik over sendromu ve hipotiroidizm metabolizmayı yavaşlatarak kilo artışına neden olabilir.
Uzmanın ifadelerine göre, sağlıklı bireylerde metabolizmayı genetik, vücut yapısı, fiziksel aktivite ve beslenme düzeni etkiler. Kas kütlesi yağ dokusuyla karşılaştırıldığında daha fazla kalori yaktığı için güç antrenmanları metabolik hızın artmasına yardımcı olur.
Oxu.Az