Nar yaprakları ve dallarında bulunan doğal bileşiğin, sinir sistemi ve kalbi etkileyen transtiretin (TTR) amiloidozu ile ilişkili zararlı protein agregatlarını parçalayabileceği tespit edildi. Keşif, Kumamoto Üniversitesi bilim insanları tarafından yapılan araştırma sonucunda ortaya çıktı.
Araştırmanın sonuçları iScience dergisinde yayımlandı.
Transtiretin amiloidozunda dokularda anormal protein olan amiloid birikir. Bu süreç periferik sinir sistemine, kalbe, böbreklere ve diğer organlara zarar verir. Sonuç olarak fiziksel efor sırasında nefes darlığı, baş dönmesi, kalp yetmezliği ve kronik ağrılar ortaya çıkabilir.
Yeni bileşiklerin belirlenmesi amacıyla bilim insanları 1.500'den fazla bitki ekstraktını inceledi. En aktif madde, narın bileşiminde bulunan 1,2,3,4,6-penta-O-galloil-β-D-glükoz (PGG) oldu. Laboratuvar testlerinde PGG, diğer proteinleri etkilemeden hem mutant hem de normal transtiretinin amiloid liflerini parçalayabildi.
Nematodlar üzerinde yapılan deneylerde bu bileşik, protein birikintilerinin miktarını azalttı ve organizmanın ömrünü uzattı. Bunun yanı sıra PGG, kalıtsal transtiretin amiloidozu olan hastaların kalp dokusundan izole edilen amiloid liflerini de yok etti. Bu da maddenin potansiyel klinik önemini göstermektedir.
Araştırmacılar, PGG'nin etkinliğinin yapısal özellikleriyle bağlantılı olduğunu bildirdi. Ana moleküle bağlanan galloil grupları, bileşiğin tehlikeli proteinlere sıkıca bağlanmasına ve onları parçalamasına olanak sağlamaktadır.
Bilim insanları, PGG'nin insanlarda uygulanması için ek güvenlik ve etkinlik araştırmalarına ihtiyaç olduğunu vurgulamaktadır. Bununla birlikte, gelecekte bitki kökenli moleküller yeni nesil tedavilerin temelini oluşturabilir. Bu yaklaşım yalnızca proteinleri stabilize etmeyi değil, aynı zamanda patojen protein birikimlerini aktif şekilde yok etmeyi hedeflemektedir.
Oxu.Az