Kudüs'teki İbrani Üniversitesi'nin bilim insanları, pankreas kanserinin invaziv tümör oluşmadan çok önce bağışıklık sisteminden gizlenebildiğini tespit ettiler.
Araştırmanın sonuçları Gastroenterology dergisinde yayımlandı.
Araştırmacılar doku örneklerini inceleyerek tek hücreli RNA dizilemeyi mekansal transkriptomik ile birleştirdiler. Bu yöntem, her hücrede hangi genlerin aktif olduğunu ve bunların dokuda tam olarak nerede konumlandığını belirlemeye olanak sağlar. Sonuç olarak kanser öncesi değişikliklerin ayrıntılı "haritası" hazırlandı.
Değişime uğramış hücrelerin rastgele yayılmadığı ortaya çıkmıştır. Bunlar pankreas dokusunda küçük gruplar - bir tür mikro bölgeler - şeklinde toplanmaktadır. Bu bölgelerde benzer özelliklere sahip hücreler birbirine yakın konumlanır ve bağışıklık sistemi hücreleriyle aktif etkileşime girer.
Özellikle kanser öncesi odakların yakınında nötrofiller ve makrofajlar sıklıkla gözlemlenmiştir. Normalde bu bağışıklık hücreleri vücudu enfeksiyonlardan korur ve hasarlı hücreleri yok eder. Ancak bu durumda bunların faaliyeti bağışıklık yanıtının zayıflamasıyla birlikte gözlemlendi - yani savunma sistemi potansiyel tehlikeli hücreleri daha zayıf tanımış ve onlara yeterince etkili saldırı gerçekleştirememiştir.
Analiz, bu tür mikro bölgelerde bağışıklık tepkisini zayıflatabilecek genlerin aktifleştiğini gösterdi. Bu da gelecekteki tümörün kendisi için "koruyucu ortamı" görünür ve hızla büyüyen aşamaya geçmeden yıllar önce oluşturabildiği anlamına gelmektedir.
Bilim insanları benzer özellikleri insan dokularında da tespit etmişlerdir ki, bu da sonuçların önemini doğrulamaktadır. Yazarlara göre, bu erken süreçlerin derinlemesine anlaşılması, yüksek riskli alanların belirlenmesine ve kanserin agresif formunun gelişmesinden önce müdahale yöntemlerinin hazırlanmasına yardımcı olabilir.
Oxu.Az