Sürekli olarak sağlıklı yaşam tarzı sürdürme isteği psikolojik duruma zarar verebilir.
İdeal vücut yapısına ve mükemmel sağlığa ulaşma çabası çoğu zaman depresyon, kaygı, yeme bozukluğu ve kronik yorgunlukla sonuçlanır.
Bu konuda Rusyalı klinik psikolog Yelizaveta Kulikova, gazeta.ru'ya verdiği röportajda bilgi verdi.
Uzmanın sözlerine göre, günümüzde sağlıklı yaşam tarzı büyük bir trende dönüşmüş. Spor yapmak durumda ve kafeinsiz içecekler uzun ömür ve mutluluk sembolü olarak tanıtılmaktadır. Ancak psikolog, bunun çoğu durumda yalnızca bir pazarlama stratejisi olduğunu belirtmektedir. Normal uyku, dengeli beslenme ve düzenli egzersiz gibi faydalı alışkanlıklarda bile aşırıya kaçmak tehlikelidir. Sürekli "sağlık" peşinde koşmak insanlarda kaygı, depresyon, yeme bozukluğu ve tükenmişlik durumlarına yol açmaktadır.
Uzman, bu sorunun ortaya çıkmasının üç temel nedeni olduğunu vurgulamıştır: yaşam tarzına ani müdahalenin yarattığı stres, yanlış belirlenen diyet ve fiziksel yüklenme, ayrıca tüm dikkatin yalnızca sağlık fikirlerine odaklanması sonucunda ortaya çıkan bağımlılık riski.
Doktor, "Her şeyden önce, sağlıklı alışkanlıklara aniden geçiş yapmak organizma için büyük bir strestir. Belirli bir beslenme düzenine ve hareketsiz yaşama alışmış vücudun aniden ağır egzersizlere başlaması kardiyovasküler sistemi zorlar, hem fiziksel hem de psikolojik sarsıntı yaratır. İkinci faktör olarak, yanlışlıkla faydalı kabul edilen ağır diyetler ve aşırı egzersizler, sağlığa karşı kayıtsızlık kadar olumsuz sonuçlar doğurabilir. Üçüncü nokta ise, sağlıklı yaşama isteğinin bir tür bağımlılığa dönüşmesidir. Şöyle ki, kişinin tüm düşüncesi yalnızca glutensiz, ekolojik olarak temiz ve 'yeşil' ürünlerin arayışına yönelir" diye sözlerine ekledi.
Psikolojik dengeyi bozmadan fiziksel sağlığa özen göstermek için doğru motivasyonun belirlenmesi son derece önemlidir.
Oxu.Az